İklim krizi

Bugünlerde bazı kamusal figürler, “Müsilajdan yangına ve sele krizin sorumlusu sensin” diyerek toplumsal farkındalık yaratmaya çalışıyorlar. Etik olarak hatalı bulmanın ötesinde doğru da olmadığını düşünüyorum. Öncelikle payları bireyler bazında değil, organizasyonlar bazında dağıtmak gerekir.
01.09.2021 - 16:46

Doğru ismi, doğru tanımlamayı bulmak çoğunlukla sonrasında yapacağınız her şeyden daha önemli olabiliyor. İsim deyip geçmemek gerektiğini en iyi bizim sektörümüz bilir sanırım. Yale Üniversitesi’nin “iklim değişimi” ve “küresel ısınma” tanımlamalarının toplumda nasıl algılandığı üzerine yaptığı bir çalışma bu konuda çok net sonuçlar ortaya koyuyor: Araştırmacılar “küresel ısınma” teriminin “iklim değişikliği” teriminden daha fazla toplumsal farkındalık, duygusal katılım ve kişisel ve kamusal eylem için destekle ilişkili olduğunu buluyorlar. Küresel ısınma dendiğinde aklınıza yanan ormanlar, eriyen buzullar, aç kalmış kutup ayıları ve dahası gelirken iklim değişikliği çok daha nötr, çok daha kabul edilebilir ve belki de en önemlisi, çok daha kendiliğinden bir anlam dünyası çağrıştırıyor. Aynı araştırmaya göre -ki Google verilerinden yola çıkıldığı için siz de trend raporlarından bakabilirsiniz- küresel ısınma tepe noktasına 2007 yılında ulaşmış. Sonrasında “iklim değişikliği” arayı kapatıyor ve öne geçiyor.

Madem ki küresel ısınma iklim değişikliğinden çok daha etkili bir tanımlama, neden gelişim tam ters yönde olmuş acaba?

Clair C. Patterson’ın hikâyesi

Ünlü bilim insanı Carl Sagan’ın anısına yıllar sonra Neil deGrasse Tyson sunuculuğunda tekrar izleyicileriyle buluşan efsane belgesel dizisi Cosmos’un birinci sezon yedinci bölümünde, Dünya’nın yaşını hesaplamak için yıllarca çalışan ve başaran ama bu süreçte dünyanın hızla kurşun zehirlenmesine sürüklendiğini gören Clair Cameron Patterson’ın hikâyesi anlatılır. Patterson’ın çalışmalarıyla başlayan mücadele 20 yıldan fazla sürer. Bugün bakıldığında çok açık ve net olan bu zehirlenme toplumda ve karar organlarında hızlı bir karşılık görmez. Petrokimya endüstrisinin çıkarlarına aykırı olduğu için bilim insanları, reklamcılar, lobi ve halkla ilişkiler şirketleri tarafından bulanıklaştırılır, karşı çıkılır ve süreç mümkün olduğu kadar uzatılır.

ABD’li Jeokimyager Clair C. Patterson.
Fotoğraf: Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü dijital arşivleri

Benzer bir süreç de küresel ısınma konusunda yaşandı, yaşanıyor. Küresel ısınma verilerine 1960’lardan beri sahip olan endüstri, küresel çapta milyarlarca doları aynı kurşun konusunda olduğu gibi bulanıklaştırma, şüphe yaratma, gözden düşürme çabalarına harcadı. İklim değişikliği tanımlaması küresel ısınmaya karşı, işte tam Yale araştırmasında anlatılan nedenlerle tercih edildi. Özellikle son 2-3 yılda Greta Thunberg gibi aktivistler ve Guardian gibi medya kuruluşları sayesinde isimlendirme yarışında yeni bir safhaya geçildi: “iklim krizi”.

Çok daha uyarıcı, alarm verici ve acele ettirici. Evet bu bir kriz ve geçtiğimiz 20-30 yılda yapmadıklarımız, yaptırmadıklarımız sebebiyle bu krizdeyiz.

Çözüm için taraflara düşen pay

Bugünlerde bazı kamusal figürler, “Müsilajdan yangına ve sele krizin sorumlusu sensin” diyerek toplumsal farkındalık yaratmaya çalışıyorlar. Etik olarak hatalı bulmanın ötesinde doğru da olmadığını düşünüyorum. Öncelikle payları bireyler bazında değil organizasyonlar bazında dağıtmak gerekir. Bunu yaptığınızda sokaktaki sıradan insana düşen pay ile mesela bizim sektöre düşen pay arasında ciddi bir fark olduğunu görürsünüz. Bugün hem kendimizi hem de hizmet verdiğimiz sektörleri daha fazla çaba göstermeye zorlamak, bu manada bizler için bir borçtur diye düşünüyorum.

Yukarıda bahsettiğim Cosmos bölümünde Neil deGrasse Tyson, kurşunu yoğun kullanan Roma İmparatorluğu’nun, zehirli olduğunu bilmesine rağmen kullanım kolaylığı, kısa vadeli etkilerin sadece köleler tarafından yaşanması, kurşundan vazgeçmenin büyük konfor problemleri yaratacağı gibi sebeplerle kurşun kullanımına devam ettiğini ve imparatorluğun çöküş nedenlerinden birinin, belki de en önemlisinin bu olduğunu anlatır. Benzer bir sona sahip olmamak için şu âna kadar yaptıklarımızın ötesinde çaba göstermemiz şart.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.