Greta’dan sonra Dünya

16 yaşındaki iklim aktivisti Greta Thunberg'in yarattığı kolektif bilincin kalbinde şu sözler yatıyor: "Umutlu olmanızı istemiyorum. Paniklemenizi istiyorum. Benim her gün hissettiğim korkuyu sizin de hissetmenizi ve ardından harekete geçmenizi istiyorum."

02.12.2019 - 17:07 | Tuğba Dülger Özöğretmen

20 Ağustos 2018. 15 yaşındaki Greta Thunberg o cuma günü okula gitmedi. Üzerinde “İklim için okul grevi” yazan bir pankartla, İsveç Parlamento binasının önünde altı buçuk saat bekledi. Bir sonraki gün çevresi kalabalıklaşmaya başlamıştı. Yaklaşık bir yıl sonra, tarihler 20 Eylül’ü gösterdiğinde Küresel İklim Grevi’nde, 161 ülkede sesini yükselten 4 milyon insan sokağa döküldü.

Gerçeklerle yüzleşme

Greta’nın ikilemi matematik derslerini kaçırmaya karşı dünyayı kurtarmaktan fazlası. İlk kez sekiz yaşındayken, öğretmeninin, okyanusta yüzen plastiklerin ve açlıktan ölmek üzere olan kutup ayılarının fotoğraflarını göstermesiyle hayatına giriyor “iklim krizi”. Asperger Sendromu olan Greta, kendi deyimiyle yaşamdaki siyah ve beyazlara odaklanıyor, yani duyguları da düşünceleri de uçlara kayıyor. Bu duygu yoğunluğunun da etkisiyle 11 yaşında depresyona girdiğini söylüyor. Aklında “Bir geleceğim olacak mı?” sorusuyla o dönem hiçbir şey yiyemiyor ve konuşamıyor. Değişimin ve harekete geçmenin gerekliliğini bu süreçte anlayan 16 yaşındaki iklim aktivistinin, zehirli gaz salımlarının ve emisyonlarının azaltılmasına yönelik çağrısının kuvvetini anlamak için, Kasım 2018’de TED İsveç’te yaptığı konuşmaya bakmak gerek:

“Bazı insanlar okulda olmam gerektiğini söyledi. Bazıları da çalışıp iklim bilimci olmam gerektiğini… Böylece ‘iklim krizi’ni çözebilirmişim. Fakat iklim krizi çoktan çözüldü. Elimizde gereken tüm veriler ve çözümler var. Tek yapmamız gereken uykudan uyanıp değişmek. Niye yakında var olmayacak bir gelecek için çalışayım? Hem de hiç kimse bu geleceği kurtarmak için bir şey yapmıyorken… Hem aynı eğitim sisteminde yetişen en iyi bilim insanlarının konuyla alakalı verdikleri en önemli veriler, politikacılar ve toplumumuz tarafından dikkate alınmıyorsa, o eğitim sisteminde bir şeyler öğrenmenin ne anlamı var ki?”

Bu yüzden Greta, 18 Eylül 2018’de Washington’da Dış İlişkiler Komitesi’nin iklim krizi konusunda düzenlenen toplantısında, “Beni dinlemenizi istemiyorum. Bilim insanlarını dinlemenizi istiyorum” diyerek, kendisine ayrılan sürede 2018 Birleşmiş Milletler Raporu’nun detaylarını paylaştı.

Kolektif bir hareket

Greta’nın çağrısı net. Eğer şimdi bir şeyler yapılmazsa, Dünya 2030’dan sonra, insan kontrolünden çıkan ve geri döndürülemez bir felaketler zincirine maruz kalacak. Yapılacak şey ise hükümetlerin, Paris Sözleşmesi’nin destekçisi olmaları. Greta’nın bu çağrısı, dünyada, geleceği için endişelenmeye başlayan milyonlarca genci harekete geçirdi. Fridays for Future oluşumu, Belçika, İngiltere ve Fransa başta olmak üzere, dünyada en az 100 ülkede destekçi buldu kendisine. Platformun organizatörleri Mart 2018’de Avrupa Parlamentosu’na davet edildi, ancak işler beklenildiği kadar kolay gitmedi. Çünkü politikacıların, birbirlerini dahi dinlemeleri bu denli güçken kendilerinden 40-50 yaş küçük insanlara kulak kabartmalarının kolay olması beklenemezdi.

Toplantının sonunda “İklim adaleti istiyoruz” diye bağıran gençlere bir politikacı, “Okulunuza geri dönün, burada sizlik bir şey yok” diye bağırdı. Yalnızca üç gün sonra 15 Mart 2018’de gerçekleştirilen Küresel Okul Grevi’ne tüm dünyada 125 ülkede 2 binden fazla şehirde öğrenciler okula gitmeyerek destek verdi ve yasa yapıcılardan harekete geçmelerini istedi.

“Nasıl cüret edersiniz?”

Greta, iklim değişimine yönelik çarelerin, bireysel boyutta değil, hükümetler ve devletler ölçeğinde gerçekleşmesi gerektiğini dile getiriyor. Ancak bu kişisel yaşantısına gerekli müdahaleleri yapmadığı anlamına gelmiyor. Bir vegan olan Greta’nın annesi uçakla seyahat etmediği gibi babası da bir vejetaryen. Greta da seyahatlerini genelde trenle gerçekleştiriyor. Bu yüzden 23 Eylül 2019’da New York’ta katıldığı 2019 UN Climate Action Summit’te giderken okyanusu, sıfır karbon salınımlı ve iletişim/aydınlatma için gerekli enerjiyi güneş panelleriyle sağlayan bir yelkenliyle 10 günde geçti.

Greta’nın en sıkı konuşmalarından biri ABD’deki bu toplantıda oldu. Greta dünya liderlerine, “Boş sözlerinizle hayallerimi ve çocukluğumu çaldınız. İnsanlar acı çekiyor, insanlar ölüyor, tüm ekosistem çöküyor. Kitlesel bir yok oluşun başlangıcındayız ve sizlerin konuştuğu tek şey para ve sonsuz ekonomik büyüme masalları. Buna nasıl cüret edersiniz?” diyerek seslendi.

Değişen ne var?

Bu yılın şubat ayında 224 akademisyen bir araya gelerek Thunberg’in kendileri için bir ilham kaynağı olduğunu ve seslerini duyurmak isteyen öğrencilerin okul grevlerine destek verdiklerini duyuran bir mektup yayınladılar. “Greta etkisi” olarak anılan hareket zinciri dünyanın her yerinde hissedildi. Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, 2021-2027 dönemindeki finans döneminde, Avrupa Birliği bütçesine giren her 4 Euro’nun 1’inin iklim değişimini azaltmaya yönelik projelere aktarılacağını duyurdu. Mayıs ayında gerçekleşen Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ise Yeşil partiler en yüksek oy oranlarına erişerek, üye oranlarını 52’den 72’ye yükselttiler. Greta aynı zamanda Norveçli parlamenterler tarafından bir sonraki Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi.

Greta her ne kadar “Ben bir celebrity değilim” dese de eleştiri oklarından kurtulamadığı durumlar da oldu. İsmini “yeşil kapitalizmin kullandığı” yönündeki iddialar, We Don’t Have Time isimli iklim platformunun kurucusu Ingmar Rentzhog’u işaret ediyordu. İddialara göre Rentzhog, Greta’nın okul grevini sosyal medyada paylaşarak yayılmasını sağlayan ilk kişiydi. Bu aşamadan sonraki söylentiler, Greta’nın, bu platformun yüzü olma karşılığında para aldığına dek vardı. Ancak iki taraf da bu iddiaları reddetti.