Futbolda tasarım kültürü

Dünya futbolunun en önde gelen beş liginin ortak özelliklerinden biri, hepsinin profesyonel bir tasarım dilinin olması. Ve unutmayalım ki, gelişmek isteyen toplumlar için tasarım kültürü bir lüks değil, bir zorunluluktur.
01.09.2021 - 17:39

Nielsen’in verilerine göre ülkemiz, dünyada futbola en çok ilgi duyan üçüncü ülke. En korkunç siyasi gelişmeler ya da en acı doğa olayları bile bir derbiyle kolayca unutuluyor, kanlı bıçaklı insanlar bir milli maçla el ele tutuşuyor. Bir yanıyla tuhaf ve düşündürücü, diğer yanıyla sektörün büyüklüğü ve ekonomik hareketlilik bakımından olumlu.

Pandemi öncesindeki son sezonda, dört büyük takımımız, sadece maç günlerinde tam 426,5 milyon TL gelir elde etti. Sponsorluk kazancı 535 milyon TL oldu. Her birinin maliyeti 1 milyar TL’yi geçen stadyumlar, 500 milyon dolara satılan yayın ihalesi, oyuncu transferleri, maaşlar ve dahası…

Şimdi gelelim sorumuza. Elde halihazırda bu denli güçlü bir malzeme ve böylesine büyük bir potansiyel varken, bunu neden pazarlayamıyoruz?

Pazarlama çıkmazı

Dünya futbolunun en önde gelen beş liginin ortak özelliklerinden biri, hepsinin profesyonel bir tasarım dilinin olması. İngiltere’nin Premier League’i, bu konuda başı çekiyor. İngilizler, geçtiğimiz yıllarda liglerinin kurumsal kimliğini yenilediler. Profesyonel bir tasarım ajansı tutuldu, logo güncellendi, özgün ve kullanışlı bir yazı tipi tasarlandı, yayın grafikleri ve web sitesi bütünüyle yenilendi. Çağı yakalayan, İngiliz futbolseverde heyecan uyandıran, dünya futbolunu İngiltere sınırları dışında takip edenleri de kıskandıran bir kimlik üretildi. Premier League, bu müthiş imaj güçlendirme çalışmasıyla markasının değerine değer kattı.

Manchester City, Nantes, Juventus gibi kulüpler, takımlarının eskiyen amblemlerini radikal bir biçimde değiştirerek fark yarattılar. Atletico Madrid ve Everton gibi kulüpler, ufak tefek dokunuşlarla çağı yakaladılar. PSV’den Lazio’ya, Roma’dan Arsenal’e, Real Madrid’den Torino’ya kadar, irili ufaklı birçok futbol kulübü, forma arkası yazıları için, kendi karakterlerine uygun, orijinal yazı tipleri tasarlattılar.

Ve Türkiye…

  • Ülkemizde, futbolun patronu olan Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) web sitesi, tam 14 yıl önce ilk tasarlandığı haliyle duruyor. Dünyanın beş büyük liginin aksine, Süper Lig’in bir web sitesi yok.
  • Son yıllarda sezonlara, Türk futboluna katkı sağlamış kişilerin adları veriliyor. Bu, güzel bir uygulama. Ancak üretilen logo tasarımı, en hafif tabiriyle içler acısı…
  • Futbolun bir diğer önemli bileşeni Kulüpler Birliği. Toplam piyasa değeri 826 milyar Euro’yu bulan takımların patronları, bu kurumda futbolun sorunlarını tartışıyor, çözüm önerileri sunuyor. Bu birliğin görsel kimliğinde de akıl almaz bir amatörlük söz konusu.
  • Avrupa kulüpleri, özgün yazı tipleri tasarlatırken, TFF, Türk takımlarının formalarında, hiçbir profesyonel tasarımcının kullanmadığı Arial yazı tipinden başkasına izin vermiyor.
  • Başta, piyasa değeri 400 milyon TL’nin üzerinde olan Alanyaspor olmak üzere, çok sayıda Süper Lig ve alt lig kulüplerinin amblemlerinde, gözleri kanatan tasarım hataları ve amatörlükler söz konusu…

Bütün bunları çözmek çok ama çok kolay. Zor olan, yöneticilere vizyon kazandırmak veya vizyonlu yöneticileri göreve getirmek… Unutmayalım ki, gelişmek isteyen toplumlar için tasarım kültürü bir lüks değil, bir zorunluluktur.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.