Tasarımcının gizli güçleri

Tasarımcılar, müşteriden bağımsız olarak çevreyi korumak ve döngüsel ekonomiye katkı sağlamak için somut adımlar atabilirler mi? Düşünelim.
01.09.2022 - 17:24

Yıllar önce üniversitede okurken ambalaj tasarımı dersimize usta tasarımcı İlhan Bilge giriyordu. Bir gün bir projeyi incelerken, broşürde gereğinden fazla boş alan olduğunu hatta sadece estetik kaygıyla bazı sayfaların tamamen boş bırakıldığını fark etti. Broşürü yavaşça masaya koydu, başını kaldırıp bize döndü ve her zamanki nezaketiyle şunları söyledi: “Bir broşürü 16 sayfa yerine 20 sayfa olarak tasarladığınızda, o dört sayfa binlerce kez basılıyor, daha fazla ağaç kesiliyor, daha fazla mürekkep sarf ediliyor. Sebep olduğunuz ek ağırlığı insanlar ve araçlar taşıyor ve o araçlar yakıt tüketiyor. Bu döngü, kariyeriniz boyunca defalarca tekrarlanıyor. Tasarım yaparken sadece görsel tatmini değil, tasarımınızın hayat yolculuğunu ve doğaya yaptıklarını da düşünmelisiniz.” Bu, bir proje eleştirisinin çok ötesinde, bir meslek tanımıydı aslında…

Süsleme değil çözüm üretme

Tasarım bir “süsleme” işi değil, bir “çözüm üretme” işiydi. Ortada tüm gezegeni ilgilendiren bir çevre sorunu varsa, ona en akılcı ve özgün çözümleri üretmek de elbette tasarımcının sorumluluk alanında olacaktı.

Bu bilinçten ilham alan What Design Can Do (Tasarımın Yapabilecekleri) platformu, yaratıcı sektörlerde çalışan kişilerin, bu sorunlara çözüm üretmeleri amacıyla kuruldu. Katılımcılardan biri, nesli tükenmekte olan bir mısır türünün kabuklarıyla kaplama malzemesi ve lamba, vazo gibi mobilya ürünleri imal edilmesini mümkün kıldı. Meksika’da, bu mısırı üreten ve işlerini kaybetme tehdidiyle karşı karşıya kalan yerli halka da istihdam sağlamış oldu. Bir başkası, bira atıklarından ambalaj malzemesi üretti; bir diğeri kirli bebek bezlerini ucuz yakıta dönüştürdü. Kıyafet Döngüsü adlı bir grup, mahalle içinde kıyafet takası üzerine bir proje tasarladı… Mesleği “çözüm üretmek” olan yaratıcılar, bu oluşumla bir kez daha döngüsel ekonominin yaygınlaşması için ne denli büyük bir öneme sahip olduklarının altını çizdiler.

Bir süper güç: Algı yönetimi

Tabii tasarımın gücünü kullanmak için mutlaka böyle büyük ölçekli projeler üretmek de gerekmiyor. Tasarımcının en büyük avantajlarından biri “algı yönetme” yeteneği… İyi tasarlanmış bir afiş, döngüsel ekonomiyle ilgili 1,5 saatlik bir seminerden çok daha etkili ve çarpıcı olabilir. Etkileşimli bir veri görselleştirmesi, yüzlerce sayfalık bir kitaba oranla çok daha fazla kişiye, çok daha kısa sürede ulaşabilir. Tasarımcı bu ayrıcalığıyla en karmaşık sorunları basitleştirebilir, herkesin anlayabileceği biçimde sunarak toplumların olumlu yönde dönüştürülmesine katkı sağlayabilir.

Tasarımcının gizli güçleri

2006 yılında, üniversitenin bitirme ödevi için ürettiğim “Dünya Su Forumu Türkiye’de” projesinden bir afiş.

Ve elbette, çalışma ortamında yapılabilecek değişiklikleri de unutmamak gerekir… Basılı yerine dijital maket üretmek, düşük mürekkep kullanımı gerektirecek tasarımlara yönelmek, doğa dostu kâğıtlar kullanmak, gerçekten ihtiyaç olmayan durumlarda basılı ürünleri dijitalleriyle değiştirmek, plastikten uzak durmaya çalışmak, müşterilere alternatif malzemeler önermek, kullanmadığımız elektronik cihazları geri dönüştürmek gibi birçok adımı da kolaylıkla atabiliriz.

İlhan Bilge’nin o derste dolaylı olarak tarif ettiği “ideal tasarımcı”, yaratma yeteneğini insanlığın iyiliği için kullanabilme fırsatına sahip, güçlü bir bireydi. Her tasarımcı, bu gücün farkında olmalı ve bu sorumluluğu taşımalı. Daha iyi bir gelecek için…

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.