Oyun üzerinde oyunlar

Hep burun kıvrılmıştır, "Oyun mu oynuyorsun?" diye. Çok uzun zamandır koca bir endüstri. Kendi oyuncularını, organizmasını oluşturan bir sektör. Ve bu alan çok yakında büyük bir değişime uğrayabilir.
09.04.2019 - 16:26

Okey, Candy Crush, FIFA, Call of Duty, Fortnite, Hadi, Oyna Kazan. Öyle ya da böyle herkesin yolu hayatının bir yerinde dijital oyunlarla kesişmiştir. Bazen telefonda vakit geçirmek için, bazen hayatının bir evresinin başköşesine koymak için. Teknoloji, oyun araçları, oyuna ulaşma imkânları da geliştikçe çeşitlilik de oranlar da artıyor.

Global Web Index 2019 Oyun Trendleri raporuna göre Türkiye yüzde 90’lık oranla dünyada en çok oyun oynanan sekizinci ülke.

Global Web Index’in 2019 Oyun Trendleri raporuna göre, Türkiye yüzde 90’lık oranla dünyada en çok oyun oynanan sekizinci ülke. (Üzerimizde yer alan ülkeler hangileri diye merak ediyorsanız; sırasıyla Filipinler, Vietnam, Mısır, Endonezya, Tayland, Hindistan ve Meksika). Kitap okumayı pek sevmeyen bir ülke olduğumuz muhakkak. Özellikle trafikte geçen saatlerimiz için en büyük tesellimiz mobil oyunlar. Öte yandan PC ve konsol oyunlarında da fazlasıyla yüksek tüketimler görebiliyoruz.

Oyun üzerinde oyunlar

Oyun dünyasına daha yüksek bir pencereden baktığımızda da oldukça yüksek rakamlar görüyoruz. İnternet kullanıcılarının yüzde 86’sı önceki bir ay içinde en az bir cihazdan oyun oynadığını itiraf ediyor. Mobil ve PC’nin yükselttiği bu oran içerisinde konsolların payı da pek azımsanacak gibi değil. Özellikle zaman ortalamasında yaklaşık bir saat ile oldukça etkileyici bir rakam ortaya çıkıyor. Ayrıca özellikle konsol merkezli oyunseverlerin ve oyun fenomenlerinin yarattıklarıı müthiş bir içerik havuzu da var. Bu işin ticari yönünde de var olan e-sporcular, onların videolarını izleyen milyonlarca takipçi, bu alana ilgiyi çekiyor ve yatırımı artırıyor.

Bütün bu hareketlenmeler yaşanırken, üst taraflarda da ciddi değişimler görüyoruz. Fortnite, PUBG gibi farklı bir modelle piyasaya giriş yapan oyuncuların bu sektörü zorladığından daha önce bahsetmiştim. Activision, EA, Ubisoft gibi köşeleri çok daha önceden tutmuş olan firmaların, bu hamle karşısında zorlandığını söylemeliyiz. Hâlâ oyunlarını yüksek bedellerle satmaya çalışan bu geleneksel video oyunları için önümüzdeki dönem biraz karmaşıklaşacak gibi duruyor. Başta belirttiğimiz oyunlar için herhangi bir giriş bedeli bulunmuyor. Bu yüzden oyuncular istedikleri platformdan oyuna başlayabiliyorlar. Ancak ilerledikçe bazı ek özellikler için ödeme yapmaları gerekebiliyor. Yine de örneğin Call of Duty’nin son oyununun piyasaya çıkış fiyatının 500 TL’nin üzerinde olduğunu hatırlatırsak aradaki farkı çok daha iyi anlayabiliriz.

Google’ın bulut oyun hamlesi

Konsolun sağlayıcı tarafındaki rekabet özellikle Avrupa pazarında Sony Playstation lehine gibi görünüyor. Xbox bazı ülkelerde iyi rakamlara ulaşsa da Nintendo’nun istediği yerlere gelemediğini söyleyebiliriz. Zaten yazımızın esas konusu olan oyun dünyasındaki büyük değişim de bu oyuncuları ilgilendiriyor.

Geçtiğimiz günlerde Google’ın lanse ettiği Stadia projesi müthiş bir ilgi uyandırdı. Aylarca süren dedikoduların ardından artık net olarak Google’ın bir bulut oyun projesi üzerinde çalıştığını ve bu proje için yazılım geliştiricileri sürece davet ettiğini öğrendik.

Elbette hâlâ bilinmeyen çok şey var ama temel olarak ne anlamamız gerektiğini şöyle özetleyebiliriz: Google yeni projesiyle bugüne kadar fiziksel olarak sahip olmamız gereken konsol ve bu sayede ulaştığımız oyun dünyasını kökten değiştirmeyi hedefliyor. Çünkü hepimiz hatırlıyoruz ki, son model oyunları oynayabilmek için ya elimizde bir miktar yatırım yapmamız gereken Playstation/XBOX’ımız olmalı ya da bilgisayarımız oyun oynamaya uygun özelliklerle kurulmalı. Bunun için de ciddi bir yatırım ve düzenli olarak geliştirilmesi gereken donanım özellikleri son 20 yılımızın gerçeği olarak görülebilir.

Google, Stadia projesiyle bütün oyun dünyasını buluta taşıyacağını müjdeliyor. Bu da demek oluyor ki, internete bağlı televizyonunuzla, bilgisayarınızla ya da mobil cihazınızla hiçbir donanım ön gereksinimi fark etmeksizin son çıkan oyunları oynayabilecek ve farklı cihazlar arasında oyunu sürdürebilecek modüller de geliştirilebilecek. Google ayrıca bu tanıtımla birlikte bir oyun kumandası da tanıttı. Var olan klavyeniz ve farenizle oyun mümkün olsa da bu cihazla işimizin kolaylaşacağı muhakkak.

Tabii ki bazı soru işaretleri var. Artık neredeyse tüm oyunların çoklu kişiyle oynandığı ve müthiş grafik detaylar içerdiği günümüzde, gecikmelerin yaşanması, sunucuların yükü taşıyamaması gibi şüpheler var. Google bu konularda kendinden emin görünüyor ve altyapı olarak doğru zamanın geldiğine inanıyor. Artık oyun dünyasının da bir Netflix’i olmasının zamanı gelmiş gibi görünüyor.

Bazı detaylar konusunda biraz daha beklememiz gerekebilir. Cihazların Google Chromecast’a ihtiyaç duyup duymayacağı, YouTube bağlantısının nasıl kurgulanacağı, fiyatlamanın nasıl gerçekleşeceği henüz bilinmiyor. Ancak yakın bir dönemde bu konuda daha çok şey duyacağımızı da biliyoruz. Çünkü rakipler de boş durmuyor. Bu alanda Microsoft’un da süregelen çabaları olduğunu biliyorsak da asıl hamle Amazon ve Apple’dan bekleniyor.

İş işten geçmeden…

Apple Arcade adındaki platformunu da mart ayı içinde tanıttı. Bu platformun da üyelikle çalışan ve sistem içindeki oyunlara sabit bir aylık bedelle erişmeyi sağlayan bir yapı olması bekleniyor. Amazon ise özellikle Twitch üzerinden hâkim olduğu oyun dünyasını kullanarak, donanım ve yazılım yatırımlarıyla benzer bir ürün ortaya çıkarabilir.

En büyük darbeyi kimin alacağını sanırım tahmin etmişsinizdir. Bu alanda henüz somut bir adımını göremediğimiz Sony’nin kaybeden olmasını bekleyebiliriz. Diğer öncü olduğu alanlarda zaman içinde benzer sıkıntılar yaşayan Sony’nin aslında yeni bir kayba tahammülü yok. Ancak burada da geride kaldıklarını fark edememiş görünüyorlar. İş işten geçmeden bir şeyler yapıp yapamayacaklarını merak ediyoruz.

Bu değişimler henüz kesin yanıtları beraberinde getirmiş değil. Önümüzdeki dönem yeni bilgilere ve hareketlere gebe olacak. Şimdilik favori oyununuzu oynamaya devam edebilirsiniz ama kulağınızı da açık tutmanızda fayda var. En azından etrafınızdaki genç oyunseverlerin neler sevdiğine bir göz atabilirsiniz.