İnsanlık yol ayrımında

Sosyal medya, ekonomi ve insan ilişkileri konusundaki çalışmalarıyla dünyanın alandaki en saygın bilim insanlarından Sinan Aral'a kulak verin.

07.07.2020 - 11:51 | Haluk Kasarcı

Hakikat-sonrası dönemin en gözde bilim insanlarından biri Sinan Aral. Doktorasını tamamladığı MIT’de David Austin Professor of Management unvanıyla çalışmalarını sürdüren, aynı zamanda kurumun dijital ekonomi inisiyatifinin eş liderlerinden biri olan Aral’ın sosyal medyaya olan akademik merakı aslen bundan 20 yıl öncesine dayanıyor. 2000 yılında doktora çalışmasını sürdürürken -ki bu tarihte henüz Facebook’un dahi ortada olmadığını eklemekte yarar var- sosyal medyanın ve ardındaki teknolojinin insan hayatını benzeri görülmemiş biçimde dönüştürebileceğini fark ettiğini söyleyen Aral, o tarihten bu yana “aynı anda büyük bir fırsat ve tehdit olabilen” fenomenin işleyişine ilişkin çalışmalarına başlamış.

Eylül ayında çıkacak Hype Machine’de 20 yıla yayılan bu çalışmalarının meyvelerini bütünsel bir çerçeve içinde okurlarına sunmaya hazırlanan Aral, geçtiğimiz ay katıldığı iki ayrı online seminerle (Nudgestock 2020, Techonomy Media Roundtable Series) hype makinesinin meraklılarına seslendi. Aral’ın daha önceki tüm çalışmaları sosyal medyanın anlamlandırılma biçimi üzerinde uluslararası bir etkiye sahip. Sosyal medyanın demokrasi, ekonomi ve sağlık üzerindeki etkilerini ortaya koyup, bu konuda nasıl bir adaptasyon süreci geçirmemiz gerektiğini anlatan çalışmasına kulak kesilme fırsatı da geri çevrilemezdi.

Demokrasi, ekonomi ve sağlık tehdidi

Tarihindeki en kritik seçimlerden birine altı aydan geri sayan, küresel bir salgınla mücadele halinde olan ve tüm şehirleri Black Lives Matter protestolarıyla çalkalanan ABD’de yaşayan Aral’ın, demokrasi ve sosyal medya arasındaki netameli ilişkiye dair söyleyecekleri bu bağlamda düşünüldüğünde çok daha anlamlı. Üstelik Donald Trump’ın 45’inci ABD Başkanı olmasıyla tamamlanan 2016 seçimlerindeki sosyal medya vukuatları bu denli ayyuka çıkmışken… Aral, 2020 itibarıyla problemin çok daha kompleks hale geldiğini düşünüyor. Aral’a göre Rusya’nın yanına eklenen Çin ve İran gibi güçlerin, 2020 seçiminde daha sofistike saldırılarla ABD’nin seçim kararına tesir etme ihtimali pek de uzak değil.

Ancak tehdit yalnızca demokrasiyle sınırlı değil. 2013 yılında AP’nin Twitter hesabının Suriyeli hacker’lar tarafından ele geçirilmesinin ardından atılan ve Beyaz Saray’da iki patlama olduğunu, dönemin başkanı Obama’nın yaralandığı bilgisini geçen tweet’i hatırlatıyor Aral.

“Sorun şu: Sosyal medya platformlarındaki duygu durumunu hisseden ve kurumsal yatırımcılara bu duruma uygun biçimde alım/satım tavsiyeleri bulunan algoritmalarımız var. Beş dakika içinde 4 bin kez retweet edilen ve viral olan bu tweet, tetiklediği algoritmaların bu duygu durumuna uygun tavsiyeleriyle gerçekleşen işlemlerle toplamda 140 milyar dolarlık öz sermaye değeri kaybına yol açtı. Bu, ABD’de yaşanan bir olay ve bir tweet. Her an, dünyanın herhangi bir yerinde, milyarlarca tweet atıldığını bir düşünün ve bunun dünya ekonomisi ve iş dünyası üzerindeki olası etkilerini değerlendirin.”

Sağlık da tehdit altında

Aral’a göre hype makinesinin zemin oluşturduğu problemler demokrasi ve ekonomiyle sınırlı değil. Sağlık da çok ciddi bir tehdit altında. COVID-19 döneminde yaşanan ve infodemi olarak literatüre giren yanlış bilgi salgını tüm güncelliği ve çarpıcı etkisiyle orada duruyor. Fakat yaşanan durum tam anlamıyla yeni sayılmaz. Örnek mi? Geçen yıl ABD gündeminde sıkı bir yer tutan ve yoğun biçimde tartışılmaya devam eden aşı karşıtlığı.

2000 yılı itibarıyla ABD’de tamamen yok edildiği düşünülen kızamık hastalığının 2010’da 63, 2019’un ilk altı ayında ise bin 250 vakayla geri dönmüş olması bir tesadüf değil. Washington’a bağlı Clark County ve New York’a bağlı Rockland County’nin Facebook üzerinden şimdiye dek birçoğunun hatalı olduğu ifşa edilen aşı karşıtlığını besleyen makalelerle hedef alındığını belirten Aral, platformların yalnızlık, depresyon ve benzeri akıl sağlığını da etkileyebilecek pek çok kritik konuda tehdit oluşturabildiğini belirtiyor.

Fırsatları yok saymak yersiz

Sosyal medyanın beraberinde getirdiği tehditler kadar, yarattığı pozitif toplumsal ve ekonomik değişimler de var elbette. Nepal’de 2015 yılında gerçekleşen 8,2 büyüklüğündeki depremin ardından Avrupa’dan 3 milyon, ABD’den 10 milyon dolar yardım gelmişti. Facebook’un hemen devreye aldığı “bağışta bulun” butonu üzerinden ise 175 ülkeden 770 bin kişi aracılığıyla 15,5 milyon dolar bağış sağlanmıştı. Veya yalnızca sekiz hafta içinde ALS hastalığı için 250 milyon dolar bağış toplanmasını sağlayan bir hareket doğmuştu.

Aral, Facebook’un yalnızca ABD’de bir yıl içinde 370 milyar dolarlık tüketici rantı (consumer surplus) yarattığına işaret ederken bunun tüm dünya için ne ifade edeceğini tahmin etmek dahi güçleşiyor. Platformun küçük ve orta büyüklükteki işletmelere hayat verdiği de malum. Her fırsatta platformların yarattığı tehdidi ön planda tuttuğunu, hatta gerekli önlemler alınmayıp düzenlemeler hayata geçirilmezse buzdağına doğru giden Titanic’te yer aldığımızı söyleyen Aral, yine de yaratılan fırsatları yok saymanın mümkün olmadığına inananlardan.

Tehditleri nasıl ortadan kaldırmalı?

“İnsan davranışı ve makine zekâsı arasındaki dinamik ilişki” olarak tanımladığı “hype loop”un sosyal medyanın toplum üzerindeki etkisini belirleyen kavram olduğunu ifade eden Aral’a göre insanlık çok kritik bir yol ayrımına gelmiş durumda. Bir yolun devamı mahremiyet, ifade özgürlüğü, hakikat, demokrasi ve bağlantılı olmaya; diğerinin devamı ise güvensizlik, nefret söylemi, sahteliğe, otoriter rejimlere ve kutuplaşmaya gidiyor.

Sosyal medyanın tehditlerini yenip, fırsatlarını sonuna kadar kullanmanın mümkün olduğuna inanan, Hype Machine’in tüm derdinin de bunun yollarını anlatmak olduğunu ifade eden Profesör Aral’a göre önümüzdeki 18-24 ayda alınacak kararlar, insanlığın geleceğini fazlasıyla etkileyecek.

Platformları kontrol edebilmek ve insanlık üzerindeki tehditlerini ortadan kaldırmak için ne mi yapmalı? Aral’a göre şu dört başlıkta atılacak düzenleyici adımlar iyi bir çıkış noktası: Para (platformlardaki modelleri çalıştıran teşvikler), Kod (platformların ve onları oluşturan kodların tasarımı), Normlar (sosyal medyada uyguladığımız ve kabul edilebilir saydığımız davranış biçimleri) ve Yasalar (sosyal medyanın yasal regülasyonu).

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.