Başkası reset’lemeden siz kendinizi reset’leyin

“Çok hızlı Illustrator kullanırım” veya “Photoshop’ta elime kimse su dökemez” diyor ve CV’nizin en tepesine gururla “kullandığı yazılımlar” kısmını yerleştiriyorsanız, gelecek sizin için çok da parlak olmayabilir.
01.11.2022 - 14:03

Son dönemde, çalışan insanların ortak korkusu, mesleğinin yapay zekâ tarafından elinden alınma ihtimali. Muhasebecilerden doktorlara, illüstratörlerden grafik tasarımcılara kadar herkesin aklının bir köşesinde bu çekince var. Bir yanımız reddetme eğiliminde diğer yanımız çoktan kabul etti bile! Peki, en azından biz tasarımcılar için, nasıl ve ne zaman geleceğini bilmediğimiz ama çok da uzun sürmeyeceğine dair ürkütücü izlenimler edindiğimiz bu “dijital afet”ten az hasarla kurtulmanın ya da “kaçınılmaz son”u olabildiğince geciktirmenin bir yolu var mı?

Evet var. Kendini reset’lemek!

Geleceğiniz ne kadar parlak?

Yapay zekânın en şiddetli şekilde tehdit ettiği işler “uygulama” ağırlıklı olanlar. Eğer müşteriyle doğrudan diyalog kurmuyorsanız, işinizi yapmak için onların sıkıntılarını ve taleplerini öğrenmeye ihtiyaç duymuyorsanız, gününüzün büyük kısmını, başkalarının bulduğu fikirleri tasarım yazılımları aracılığıyla uygulayarak geçiriyorsanız, yapay zekâ ilk olarak sizin kapınızı çalacak demektir. “Çok hızlı Illustrator kullanırım” veya “Photoshop’ta elime kimse su dökemez” diyor ve CV’nizin en tepesine gururla “kullandığı yazılımlar” kısmını yerleştiriyorsanız, gelecek sizin için çok da parlak olmayabilir.

Bu yılki Brand Week Istanbul’un da temasını oluşturan “reset’leme zamanı” aslında tam da şu an sizin için…

Sorgulama zamanı

Üzerinde çalışmakta olduğunuz projeyi sorgulayarak başlayın mesela… “Neden bu küçücük broşürün üzerinde 20 ürün birden gösteriyoruz? Broşürleri dağıtacağımız insanlar kimler? Bu 20 ürünün 20’siyle de ilgilenecekler mi? Ya da bir dakika… 2022 yılında müşteri hâlâ basılı bir broşür mü istiyor? Neden? Dijital bir yöntem bulsak, onları masraftan, birkaç ağacı da kesilmekten kurtarabilir miyiz?”

Her proje için bunun gibi onlarca soru üretebilirsiniz. Müşteri bu soruların bir kısmını gayet geçerli yanıtlar vererek boşa çıkarabilir. Ama diğer kısmı, ya da tek bir soru, bütün projenin kaderini de değiştirebilir. İşte siz kariyerinizi, müşteriyi dinleyen, onların sorunlarını ve taleplerini gerçekten anlayan, onlara uygun stratejiler geliştirebilen, “uygulayıcı” değil “çözüm üreten” bir tasarımcı olma yönünde gözden geçirebilirsiniz. Bu “reset’lenme” süreci sizi heyecanlandıracak, “işinizin elinizden alınması” tehdidine karşı güçlendirecek ve mesleğinizin büyülü olan kısmını keşfetmenizi sağlayacak.

Tabii bunu söylerken “hemen bugün işinizi bırakın ve kendi stüdyonuzu kurun, hayallerinizin peşinden gidin” tadında bir süreçten söz etmiyorum. Bir matbaada çalışıyor da olsanız bir ajansta stajyer de art direktör de olsanız, bu “reset’lenme” sürecinden kendinize pay çıkarabilirsiniz. Mesele “vazgeçilmez” olmakta… İster matbaadaki müşterileriniz için ister çalıştığınız ajansın patronu için ister kendi stüdyonuzdaki müşterileriniz için… Yaptığınız işin nedenlerini sorgulayın, işi yaptığınız müşterinin derdini kendi derdinizmiş gibi anlayıp değerlendirme alışkanlığını edinin ve vazgeçilmez olun. Başka bir aday ya da bir yapay zekâ uygulaması sizi reset’lemeden, siz kendinizi reset’leyin. Eminim, verdiğiniz emeğe değecek.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.