“U tipi dönülürse ne âlâ”

Barış Soydan'dan Türkiye ve dünya ekonomisine dair öngörülerini dinledik.

08.02.2021 - 13:39 | Haluk Kasarcı

"U tipi dönülürse ne âlâ"

İkinci çeyrek itibarıyla toparlanma, yazın normalleşme beklentisinin fazlaca iyimser olduğu görüşünde Barış Soydan. Türkiye’yi ufak ufak da olsa bir büyüme yılı beklediğini ifade eden deneyimli gazeteci, V tipi dönüşlerin ise gerçekçi olmadığını düşünüyor.

Dünya Bankası gelişmekte olan pazarlar için yüzde 3’ün üzerinde bir büyüme beklentisi paylaştı yılın başında. Bu beklenti gerçekleşir mi?

Evet, çünkü Çin kendini her şeye rağmen pandeminin etkilerinden iyi sıyırdı gibi görünüyor. Tüm veriler hızlı bir toparlanmaya işaret ediyor orada. Hatta öyle ki, Çin ekonomisinin ABD ekonomisini geride bırakacağı tarih konusunda beklentiler erkene çekildi ve 2028 yılı işaret ediliyor. Dolayısıyla bu makul bir hedef.

ABD, Avrupa Birliği ve Çin’in yenilenebilir enerji konusuna üstelik -Paris Anlaşması’na yeniden dahil olan ABD ve Çin’in 14’üncü beş yıllık planını devreye almasıyla- aynı anda odaklanacağı bir yıl bekleniyor. Bu durum küresel ekonomiye, geleneksel enerji sektörüne neler söylüyor?

Dünyanın önümüzdeki 10 yılına damgasını vuracak olan esas hikâye bu. Fosil yakıtlardan vazgeçiş, yenilenebilir enerjinin yükselişi, elektrikli araçlar… Dünya karbon salımını azaltıyor ve bu konuda hiç şakası yok. Bugünden yarına değil fakat 10 yıllık bir vade içinde fosil yakıtlar bir kenara bırakılacak.

Türkiye şaşırtıcı bir şekilde bu işe hızlı bir uyum gösterdi. Yenilenebilir enerji konusunda çok büyük yatırımlar yapıldı. Rüzgâra çok yatırım yapıldı, henüz yolun başındaysa da yine güneş enerjisine ciddi bir yatırım yapıldı.

Nihayetinde bugün Elon Musk’ın dünyanın en zengin insanı olması, BMW’nun ve Mercedes’in küresel bazda satışlarının azalması ve pazar payı kaybetmesi, Tesla’nın ve Çin’deki elektrikli araç üreticilerinin satışlarının artması da tesadüf değil.

Küresel piyasalar için öncelik ve risk sekmelerinde ilk birkaç sütunda hep aynı başlıklar var. Covid-19’un kontrolü, aşı üretimi ve aşılama. Türkiye’deki manzarayı bu faktörler açısından nasıl görüyorsunuz?

Şu an tüm dünya aşılama kampanyaları sayesinde ikinci çeyrek itibarıyla ekonomilerin büyüyeceği varsayımı üzerinden ilerliyor. 3-5 aydır beklentiler bu yönde ve oldukça iyimser. Fakat bence birkaç önemli soru işareti var. Bir kere bu aşılama kampanyaları, Türkiye’de de dünyanın geri kalanında da çok hızlı gitmiyor. Dolayısıyla Dünya Bankası, Goldman Sachs gibi kuruluşların öngördüğü/planladığı gibi ilerlemiyor işler. Samimi olmak gerekirse, bütün bu verilerden hareketle, dünya ekonomisinin bu yaz itibarıyla yeniden ve tümüyle, eskiden olduğu gibi açılacağını beklemek aşırı bir iyimserlik. Dünya borsaları bu iyimserliğin etkisiyle bir ralli yaşıyor ki bu Borsa İstanbul için de son birkaç aydır geçerli. Fakat ben paranın bu iyimser ihtimale fazlaca yatırıldığını düşünüyorum.

Bu yılı daha aktif ve daha durağan geçirmelerini beklediğiniz sektörler hangileri Türkiye’de?

Bu yıl Türkiye ekonomisi ufak ufak da olsa büyüyecektir. Aşırı iyimser beklentiler gerçekçi değilse de iyiye gidiş patikasında olacağımızı söyleyebilirim. Fakat içinde bulunduğumuz yüksek faiz dönemi itibarıyla, faizin etkilediği sektörler geçen yazdaki canlılıklarını koruyamayacaktır. Gayrimenkul/emlak, otomotiv, beyaz eşya, mobilya… Bunlar bir ara çok canlıydı, Haziran’da başladı hatta Temmuz’da gayrimenkulde Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılıp, bir ay içinde 120 bin konut satıldı. Bu yıl böyle olmayacak. Ekonomideki ufak toparlanmaya bağlı olarak kendi yağında kavrulan olacaktır fakat bu sektörlerdeki borçlu şirketler için durum zor. İyi durumdaki şirketler de iç pazarda çok büyük ataklar yapamayacaklar. Fiziksel perakende de zorda. AVM’lerin durumu zaten malum. Fiyat elastikiyeti olan gıda ve sağlık gibi kategorilerin çok sarsılacağını düşünmüyorum fakat orada da birtakım alt kategorilerde problem var. Gıda takviyeleri çok canlı seyredecektir ama özel hastaneler sıkıntılı örneğin. Eğitim keza bu yılı da kaybedecek gibi görünüyor. 3-5 yıl içinde iflaslar göreceğimizi düşünüyorum.

Daha canlı olur dediğiniz sektörler hangileri?

Dünyadaki toparlanmaya bağlı olarak emtia fiyatlarında bir artış bekleniyor. Bu da demir-çelik sektörünü olumlu etkileyecektir. Son birkaç ayda çok ciddi fiyat artışları var zira. Buna bağlı olarak ciro ve kârlarda artış beklentisi var. Bir reklamveren değildir ama Erdemir Ereğli, Kardemir gibi firmalar için durum iyi. Bankalar kendi yağında kavrulmaya devam edecektir. Dijitalleşmeye bağlı olarak yeni ürünler lanse edilecek, onların tanıtımı sürecektir. Burada İş Bankası’ndaki yeni genel müdür atamasının önemli olduğunu düşünüyorum. Zira Türkiye’de ilk kez bir bankada internet bankacılığından sorumlu bir genel müdür yardımcısının genel müdürlüğe geldiğini gördük. Yine İş Bankası’nın bir ödeme kuruluşu Moka’yı satınalması da dijital ürün/hizmetler konusunda hareketli günler olacağına işaret eden gelişmelerden. Bitcoin’e de değinmek lazım. Şu sıra kripto para altın misali bir güvenli limana dönüşüyor. Alandaki firmaların bu dönemlerde hareketli olmasını bekleyebiliriz. E-ticareti söylemiyorum, o işin Türkiye’de daha da hızlı büyüyeceği ortada.

Genel olarak bir önceki yıl hayli kötü geçtiği için birçok sektörde trend olumluya dönecektir. Fakat müthiş bir patlama, V tipi dönüş gibi beklentiler, kârda-ciroda büyük artış hedefleri –e-ticaret gibi bir iki istisna dışında- pek mümkün değil. U tipi dönüş bulabilen öpsün başına koysun.

Enflasyon ve işsizliği 2021 boyunca konuşmaya devam edeceğiz gibi görünüyor. 2021’de bu alanlarda aşağı yönde hareket mümkün mü?

Türkiye’de reklam harcamalarının artışı buna bağlı. Bunun olması için tüketimin artması, onun için de orta sınıfın ete kemiğe bürünmesi lazım. Toplumun önemli bir oranını orta sınıfın oluşturması gerekiyor. Pandemi bunu geriletti. Türkiye’de bir ara TL’nin değer kazanmasına bağlı olarak orta sınıf oluşur gibiydi ama buradan geriye gittik. Pandemiden de önce hatta 2018’in Ağustos’unda başladı bu. İşsizlik problemimiz var ve çok büyük. Geniş tanımlı işsiz sayısı 9 milyon. Türkiye’nin üzerinde büyük bir ağırlık oluşturuyor bu.

Ben işsizliğin reklamverenlerin kafa yorması, fikir üretmesi ve politika önermesi gereken bir mesele olduğunu düşünüyorum. Türkiye’deki tüketim harcamalarının artması buna bağlı. Reklamverenler bu konulara hiç girmeyerek hatta görmezden gelerek kendi uzun vadeli çıkarlarına zarar veriyorlar.

Enflasyon konusuna gelince… Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal bu konuya odaklanacağını söyledi. İkinci yarıda enflasyonun gerilemesi bekleniyor. Olur mu? Bir-iki puan gerileyebilir fakat tek hane seviyelerine inmesi çok zor. Bu iş sadece faizle çözülebilecek bir mesele değil.

Tabii bu noktaya kadar söylediğimiz her sözün erken seçim olmaması durumunda geçerli olacağı notunu düşmek gerekli. Erken seçim olursa her şey değişir. Hükümet para musluklarını açar, faizler iner, otomotiv ve gayrimenkul satışları artar. Uzun vadede dengeler bozulabilir ama erken seçim kısa vadede ekonomiye bir canlılık getirebilir.

Türkiye’nin düşük işgücü maliyeti dışında yabancı sermayeye vaadi ne olabilir/olmalı?

Ne olmalı… Dünya kalitesinde, alanında çok iyi yetişmiş insan kaynağı. İyi kalitede ara eleman, tekniker. Dijital altyapı.

Ne yok peki? İstikrar. Hem ekonomik hem politik. İnsanlar geleceğe baktıklarında nereye gideceğini güvenli bir şekilde öngöremedikleri bir ülkeye niye yatırım yapsınlar? Türkiye’de hukuk normları sabahtan akşama değişiyor. Şirketlere el konuluyor. Kurla ilgili büyük bir istikrarsızlık var. Şirketler bu ortamda nasıl bütçe yapacaklar… Bunların hepsi Türkiye’ye yatırım açısından büyük soru işaretleri.

Türkiye’nin toplam politik istikrarsızlığı yabancı yatırımcıyı ülkeye çekmek konusunda bir engel. Zaten bunu ben söylemiyorum. Bunları hükümet de biliyor ki hukuk ve demokrasi reformundan bizzat sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan bahsediyor.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.