Cannes Lions günlükleri: İkinci gün

Festivalin ikinci gününden iz bırakanlar burada.

19.06.2019 - 10:10 | MediaCat

Cannes Lions’ta ikinci gün geride kaldı. Festivalin ve sektörün kıdemli isimleri David Droga ve Sir John Hegarty’nin sahne aldıkları günde –çiçeği burnunda Accenture ve Droga5 birlikteliğinin de etkisiyle- ajans modelleri, ajans – marka ilişkisinin geleceği en çok tartışılan konular oldu. Katılımcılar ikinci günde yapay zekâ, nörobilim ve mahremiyet konularının da sektör üzerindeki tesirinden nasibini aldı.

Kafayı teknolojiye biraz fazla mı taktık?

Forrester Research’ün kıdemli analistlerinden Jay Pattisall’ın günün erken saatlerinde sorduğu bu soru, o saate kadar uyanmakta güçlük çeken katılımcılar için oldukça çarpıcı bir uyandırma servisi mahiyetindeydi.

Kategori fark etmeksizin sayısız markanın aynı teknolojiyi kullanarak birbirinin kopyası deneyimler tasarlama hatasına düştüğünü ifade eden Pattisall, odağında yaratıcılık yerine teknoloji olan kullanıcı deneyimlerinin peşinde olan CMO’ları bu bakış açısını değiştirmeye davet etti. Kullanıcı deneyimi özelinde “dijital aynılaşmanın” özellikle güzellik, seyahat, hızlı servis restoranları ve moda alanında çok belirgin bir şekilde yaşandığını ifade eden Pattisall’ın mesajı netti: “içbirinize teknoloji yatırımlarınızı durdurmanızı söylemem. Ama yatırımlarınızda yaratıcılığa ayırdığınız payı artırmakla sağlayacağınız büyüme potansiyelini göz ardı etmemelisiniz.” Prattfall’un -Forrester’ın The Cost Losing Creativity raporundan hareketle- büyüme potansiyeli diyerek işaret ettiği rakamın ABD’deki ajanslar için 10 milyar dolar olduğunu ifade etmesi, mesajının kuvvetini katladı.

Ne seninle ne sensiz: Mahremiyet

Palais des Festivals’den Cannes sahiline taşan oturumlardan birinde New York Times’ın teknoloji yazarları Farhad Manjoo, Sarah Jeong ve Kevin Roose iProspect Global Başkanı Ruth Stubbs’la buluştu.

Sigorta şirketlerinin kişisel verileri nasıl kullandığı üzerine yakın dönemde gerçekleştirdiği çalışmaları katılımcılarla paylaşan Jeong’un dikkat çektiği temel sorun, bireyler ve kurumlar arasında veri yönetiminin mevcut kuralsızlık ortamında ilerlemesi halinde mahremiyetin bir lükse dönüşecek olmasıydı. Yüz tanıma sistemleri ve kameraların kullanımının mahremiyet üzerindeki etkisini araştıran Manjoo ise, isteğimizden bağımsız olarak hayatımızın her saniyesine tanıklık edecek kameraların mutlak bir gözetim toplumu için gerekli şartları oluşturmasından yakındı.

Manjoo, veri yönetimi konusunda bugüne kadar yaşandığını gördüğümüz “önce sorun, sonra çözüm ve düzenleme” döngüsünün yüz tanıma konusunda yaşanmaması gerektiğine; özel sektör veya kamunun bu konuda ciddi sorunlar yaşanmadan evvel bazı yasal düzenlemelere gitmeleri gerektiğine inandığını belirtti. Roose ise veri işleyen algoritmaların sebep oldukları en büyük sorunlardan birinin “beyin yıkama” olduğuna dikkat çekti. Ross, Caleb Cain isimli bir gencin YouTube algoritmasının kendisine tavsiye ettiği içeriklerle radikalleşme sürecini anlatan The Making Of A YouTube Radical makalesini beyin yıkama konusunda endişe duyan herkese önerdi.

Tasarımı hissetmek

“Bir Google cihazı elinize aldığınızda ne hissetmelisiniz?” Google Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Ivy Ross, bir süredir ekibiyle birlikte bu soruya odaklandığını söylüyor. Teknoloji devinin tasarım dilinde öne çıkan detayları Lumière sahnesinde Cannes Lions katılımcılarıyla paylaşan Ross’a göre teknolojinin ve Google’ın hissettirmesi gereken üç temel değer var: Basitlikten gelen insani bir tavır, bir tebessüme sebep olacak optimizm ve beklenmeyeni yapma cesareti.

Kendisini, birbirinin farklılıklarından beslenerek kusursuz bir ahenk içinde çalışan bir ekibin orkestra şefi olarak hissettiğini belirten Ross, Google’a son bir buçuk yılda sayısız tasarım ödülü getirenin de bu “gizli sos” olduğunu belirtti.

Geçtiğimiz 10 yılda popüler olan “Design Thinking”in yerini “Design Feeling”in alması gerektiğini öneren Ross bu yeni kavramı şöyle tanımlıyor: “Tasarım temelde gözlem, bilgi edinme ve bu bilgiler ışığında bir kullanıcı sorununa çözüm bulmak demek. Design Feeling bu sürecin tamamında duygulara da yer vermek demek. Ürünlerin nöroestetik detayları konusunda bilinçli olmayı, her bir ürünün görünüşünden onunla kurduğunuz etkileşime kadar hangi duyguları uyandırdığını ve size kendinizi nasıl hissettirdiğini bilerek tasarladığınızda Design Feeling konusunda başarılı oldunuz demektir.”

Reklamverenler, sorumluluğunuzun farkında mısınız?

Cannes Lions’ta bu yıl itibarıyla devreye giren Gizli Konuşmacı oturumunun ikinci günkü konuğu, reklamverenlerin reklamlar aracılığıyla nasıl nefret söylemi yayan platformları desteklediklerini ortaya çıkaran Sleeping Giants’in kurucusu Matt Rivitz’di.

Facebook ve Google gibi teknoloji şirketleri, markaların reklamlarının yayınlandığı platformları seçme gücünü elinden alıyor. Rivitz’in isi ise bu durumu ifşa etmek. Rivitz, Breitbart gibi nefret söylemi yayan platformların en büyük destekçisinin reklam gelirleri olduğunun altını çizdi ve 600 milyar dolarlık global reklam endüstrisinin bu tarz platformlar karşısında bir sorumluluğunun olduğunu vurguladı.

İki dünya çarpıştığında…

Yaratıcı endüstrideki birleşmelerde son iki yılda büyük bir artış olduğu aşikâr. Sektör profesyonelleri geçtiğimiz yıldan bu yana bu birleşmelerin sayısının daha da artacağını konuşuyor. Yakın zamanda gerçekleşen bir birleşme de Accenture Interactive’in Droga5’ı satın alması olmuştu. Accenture Interactive CEO’su Brian Whipple ve Droga5’ın kurucusu David Droga, bu birleşmenin detaylarına ve yakın gelecekte yaratıcı sektöre nasıl etki edeceğine açıklık getirmek üzere gerçekleşen When Worlds Collide isimli oturumla Cannes Lions sahnesindeydi.

Droga5’ı satmak için kurmadığını söyleyen David Droga, Star Wars göndermesi yaparak ve endüstrinin giderek küçüldüğünü belirterek, “Bu, karanlık taraf ile aydınlık taraf arasında yer değiştirmek ya da bir taraf tutmakla ilgili değil. Tüm endüstri artık değişti ve birlikte çalışarak daha iyi işlere imza atabiliriz.” dedi. Droga, değişen endüstri dinamiklerinde işinin yaratıcılığın güncelliğini korumasını sağlamak olduğunu da ekledi. Whipple’ın belirttiğine göre, David Droga ve ekibinin sonsuz yaratıcılığı, Accenture’ın sektöre sunduğu hizmetle birleşince ortaya sektör adına çok verimli bir birliktelik çıkacak.

Zamana yenik düşmeyin!

Cannes sahnelerinde sıklıkla konuşulan konulardan biri de “güven”oldu. Edelman CEO’su Richard Edelman, insanların üçte ikisinin robotların yakın zamanda onların mesleklerini icra edeceklerini düşündüğünü ve bireylerin satınalma tercihlerinde markaların itibarının payının yüzde 80 olduğunu belirtti. Ancak bu yüzde 80’lik kitlenin yalnızca yüzde 32’sinin herhangi bir markaya karşı bir güven beslediğini söyleyen Edelman’a göre, bundan böyle ancak ve ancak dünyaya bir katkı sağlayan markalar tüketiciler tarafından ilgi görecek ve devamlılıklarını sağlayabilecek. Sürekli olarak tüketicilerinin güvenini tazelemeyen markalar ise zamana yenik düşerek yok olacak.

The Roma Effect

Wieden+Kennedy CCO’su ve EşBaşkanı Collen DeCourcy’nin moderatörlüğünü yaptığı Defining Art + Activism başlıklı oturum, Participant Media CEO’su David Linde, Domestic Workers Alliance Yönetici Direktörü Ai-jen Poo ve bu yıl üç dalda Oscar kazanan Roma filminin yönetmeni Alfonso Cuaron’u Cannes Lions sahnesinde buluşturdu.

Roma filminin altında yatan aktivizmi konu alan oturumda Cuaron, Roma’nın yapım aşamasında “yaptığımız her şeyde sosyal bir faydaya dokunmaya odaklandık. Ancak bunu asla ve asla filmi satabilmek için bir araç olarak ya da kâr amacı güderek yapmadık” diyerek, filmin nasıl yaklaşık 2 milyon ev işçisinin (domestic workers) sosyal haklar kazanmasında rol oynadığına dikkat çekti.

“İnsanlar her şeyin kokusunu alır. Samimi ve içten değilseniz anlarlar. Bu tarz ilişkiler dürüstlük üzerine kurulu olur. Dünyada gerçekliğe ulaşmanın çok zor olduğu zamanlardan geçiyoruz ve birbirimize karşı dürüst olmalıyız” diyen Cuaron, Roma filminin ilk dalga etkisinin ardından da milyonların hayatını değiştirmeye ve özellikle yabancı uyruklu ev işçilerinin hak ettiği sosyal hakları elde etmesinde büyük rol oynamaya devam edeceğini belirtti.