Bir 2021 hikâyesi: Protesto

2021, büyük protestoların yaşandığı, huzursuzluğun had safhada hissedildiği bir yıldı. Peki neden? Ortak bir sorunumuz var: Demokrasinin yıkımı.

10.01.2022 - 16:29 | Sultan Öncü Arslanoğlu

Geçtiğimiz yıl dünya çapında gerçekleşen protestolar, ağırlıklı bir siyasi sistem veya temsil başarısızlığından kaynaklanıyordu. Diğer sorunlar ise eşitsizlik, yolsuzluk ve iklim değişikliği konusunda eyleme geçmeme olarak sıralanıyor.

Demokrasinin yıkımı

Demokrasinin ve demokratik yönetim anlayışının giderek içinin boşaltılmasına ilişkin endişeler, dünyanın dört bir yanındaki insanları harekete geçmeye veya sokaklara çıkmaya yöneltti. 6 Ocak 2021’de Donald Trump’ın ülkenin oylama sistemine yönelik saldırıları doruğa ulaştı. Kasım ayında yapılan başkanlık seçimi sonuçlarının onaylanacağı Kongre’deki oturum sırasında Trump destekçileri, Kongre’nin bulunduğu Capitol binasına hücum ederek içeriye girmeyi başardı. 6 Ocak 2021, yalnızca ABD siyasi tarihinde değil, dünya siyasi tarihinde de unutulmayacak bir kara gün olarak akıllara kazındı.

Donald Trump destekçileri 6 Ocak 2021’de başkanlık seçim sonuçlarının onaylanacağı Amerikan Kongre Binası’nı bastı.

Ağustos 2020’de, yolculuğu sırasında bir sinir gazıyla zehirlendikten sonra tedavisi için Berlin’e sevk edilen Rus muhalefet lideri Alexei Navalny’nin 17 Ocak 2021’de Rusya’ya dönmesiyle gözaltına alınması, Vladimir Putin’in 2011-13’te yeniden seçilmesinden bu yana ülkedeki en büyük protestoyu tetikledi.

Myanmar ordusu 1 Şubat’ta yönetimi ele geçirdi ve ülkenin siyasi lideri Aung San Suu Kyi’yi gözaltına aldı. 2007’deki Safran Devrimi’nden bu yana ülkedeki en büyük protestolardan birini başlatan bu eyleme tepki olarak, Myanmar’da yüz binlerce kişi şehirleri durmaya zorlayan genel greve katıldı. Pek çok kişi ülkeden kaçarken bazı demokrasi yanlısı eylemciler de “öz savunma” birimleri kurdu.

Hak arayışları

Covid-19 salgını, 2020’de olduğu gibi 2021’de de manşetlere hükmetmeye devam etti. Süregelen eşitsizlik sorununun önemli bir ayağı olan insan hakları meselesinde sesler hiç olmadığı kadar yükseldi. Salgının toplum üzerindeki baskıyı artırmak için bir fırsat olarak görülmesi bir yana, din ve cinsiyet ayrımcılığının yarattığı gerilimler ve yaşatılan zulümler de 2021’in sıcak gündem maddelerindendi.

Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesini takiben ülkede yıl boyunca geniş çaplı hükümet karşıtı protestolar düzenlendi. Afgan kadınların kısıtlanan eğitim ve çalışma haklarını geri almak için gerçekleştirdikleri protestolar ise dünya çapında yankı buldu.

Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesinin ardından kadınlar eğitim ve çalışma haklarını geri almak için protestolar düzenledi.

Geçtiğimiz yılın en çok katılım yaşanan protestosu, İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarına karşı oldu. İsrail’in Filistinlilere yönelik 10 Mayıs’ta başlayan saldırıları başta Türkiye olmak üzere Pakistan, İngiltere, İspanya, Hollanda gibi dünyanın farklı bölgelerinde geniş bir protesto hareketi başlattı.

Polonya’da hükümetin uyguladığı sıkı kürtaj yasağına karşı 2020’de başlayan protestolar geçtiğimiz yıl katlanarak arttı. Kürtaj yasası taslağının 28 Ocak 2021’de yürürlüğe alındığı ülkede, Eylül ayında 30 yaşındaki hamile bir kadının kürtaj yasağı sebebiyle vefat etmesi tansiyonun yeniden yükselmesine sebep oldu.

İklim krizi için acil eylem çağrısı

İklim aktivistleri İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenen 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP26) tepki göstermek ve uluslararası camianın küresel ısınma konusunda daha cesur adımlar atmasını sağlamak amacıyla konferans binasının önünde eylem yaptı. Oxfam üyeleri tarafından düzenlenen protestoda aktivistler, dünya liderlerinin maskelerini takarak, onların harekete geçmeyerek sadece konuştuklarını ima eden bir “Sıcak Hava Bandosu” oluşturdu. Aktivistlerin liderlere mesajı çok netti: “Konuşmayın, eyleme geçin.” Protestolar, kasvetli İskoçya sokaklarının yanı sıra aralarında Londra, Paris, Dublin, Kopenhag, Zürih ve İstanbul’un da bulunduğu Avrupa’nın birçok kentinde konferans boyunca devam etti.

İklim aktivistleri, Glasgow’da düzenlenen 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nı konferans binası önünde “Sıcak Hava Bandosu” ile protesto etti.

Ekonomik talepler

Pandemi gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde yıkıcı etki yarattı. Düşen alım gücü ve artan yoksulluk dünya çapında protestolara neden oldu. Küba’da Temmuz ayında, ülkenin 1990’lardan bu yana tanıklık ettiği en büyük direniş yaşandı. Artan yoksulluğun yanı sıra koronavirüs aşısına, ilaçlara ve elektriğe olan sınırlı erişim öfkeli kalabalıkların sebebiydi. Ekim ayına gelindiğinde, baskının boyutu daha da arttı ve yüzlerce Kübalı gözaltına alındı.

Temmuz ayının hareketli geçtiği yerlerden biri de Güney Afrika’ydı. Yönetimi döneminde Güney Afrika’nın talan edildiği ileri sürülen eski cumhurbaşkanı Jacob Zuma’nın yolsuzluk soruşturmasıyla ilgili olarak tutuklanmasına tepki olarak başlayan protestoların şiddeti giderek artarak ülkeyi felce uğrattı. Uzmanlar bu eylemleri hırsızlık, yaygın işsizlik ve ekonomik eşitsizlik sorunlarına bir tepki olarak yorumladı.

Ekonomik talepler ekseninde yıla damga vuran eylemlerden bir diğeri Hindistan’da yaşandı. Çiftçilerin, 2020 yılında Başbakan Narendra Modi’nin tarım sektörünü serbestleştirme çabalarına karşı başlattığı protestolar, 2021 yılına kadar devam etti. Hükümet yasaları ısrarla savunurken ülkenin iç işleri bakanının oğlunun aracını protestocuların üstüne sürmesi bir yana kış soğukları, yaz sıcakları ve Covid-19 dalgası nedeniyle onlarca çiftçi hayatını kaybetti. Geçtiğimiz aylarda ise beklenmedik bir durum yaşandı. Hükümetin üç tarım yasasını geri çekmesiyle birlikte çiftçiler protestolarını sonlandırdı. Çiftçiler Sendikası Başkanı Anil Ghanwat ise Modi’nin yasadan vazgeçişini “siyasi çıkarlarla verilmiş talihsiz bir karar” olarak yorumladı.

2020’de Hindistan’da çiftçilerin, tarım sektörünün serbestleştirilmesi çabalarına karşı başlattığı protestolar 2021’de de sürdü.

Covid-19 etkisi

Geçtiğimiz iki yılda insanlık tarihinde derin izler bırakan Covid-19 pandemisinin etkileri dalgalar hâlinde yayıldı. Avrupa’nın birçok şehrinde pandeminin yarattığı türlü sorunlar ve alınan kararlar geniş kitlelerce protesto edildi.

Fransa’da geçtiğimiz yıl başlayan Covid-19 aşısı ve sağlık ruhsatı karşıtı protestolar yılın en ses getiren protestolarındandı. Protestocular bazı mesleklere getirilen aşı zorunluluğu ve sağlık ruhsatı uygulamasının kaldırılmasını talep ederken geçtiğimiz Noel gününde Noel Baba’nın “İyi krizler” dileyerek resmedildiği pankart dikkat çekti. Pandemi sebebiyle hükümetin getirdiği kısıtlamalar da tepki çeken gelişmelerdendi. Aralarında Belçika, Almanya ve Avusturya’nın da olduğu birçok Avrupa kentinde sokaklarda “Özgürlük kod okuyucuda taranamaz”, “Covid-19 Belgesi benim tercihim değil”, hibrit eğitim sebebiyle “çocuklara dokunmayın” yazılı pankartlar açıldı.

Türkiye’de neler yaşandı?

  • İstanbul Sözleşmesi’nin feshi: Türkiye, ülkede kadına yönelik şiddetin artmasına karşılık, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi amaçlayan İstanbul Sözleşmesi’nden 20 Mart 2021’de ayrıldı. Karar, ülke ve dünya çapında geniş yankı uyandırdı.
  • Boğaziçi Üniversitesi eylemleri: 2021 yılının ilk günlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Prof. Dr. Melih Bulu’yu Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak ataması üniversite öğrencileri ve akademisyenler tarafından tepkiyle karşılandı. Twitter’da #BoğaziçiAblukada ve #AşağıBakmayacağız etiketleri gündem olurken farklı şehirlere de yayılan protestolarda Bulu’nun istifa etmesi istendi. Temmuz ayında Bulu’nun yerine Prof. Dr. Naci İnci atandı. Boğaziçi hâlâ direnişlerine devam ediyor.
  • Barınamıyoruz!: 2021-2022 eğitim-öğretim yılının başlaması itibarıyla öğrenciler, eğitim gördükleri şehirlerdeki kiraların pahalılığından ve yurt yetersizliğinden dolayı “Barınamıyoruz” sloganlarıyla sorunlarını dile getirdi, çözüm talep etti. Süreç boyunca parklarda sabahlayan öğrencilerin görüntüleri medyada kendine genişçe yer buldu.
  • Onur Yürüyüşü: Her yıl türlü müdahalelere sahne olan LGBTİ+ Onur Haftası’nda gerçekleştirilen yürüyüş bu kez farklı bir gelişmeyle medyaya yansıdı. Alman Sanatçı Liana Georgi’nin Türkiye’de bulunduğu sırada yürüyüşe katılması sosyal medyada gündem oldu.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.