Egemen sistemin kapitalizm olduğu çağımızda, ekonomik büyümenin yavaşladığı bir dönemden geçiyoruz. Servetin küçük bir azınlığın ellerinde olduğu, doğal kaynakların kısa vadeli kâr uğruna hor kullanıldığı ise kimsenin inkâr edemeyeceği yalın gerçekler. Hem gelişkin Batılı ekonomiler hem de gelişmekte olan ülkeler yoksulluk, yaygınlaşan otomasyon karşısında düşen istihdam, ağır bütçe açıkları ve çevresel maliyetler gibi sorunlarla boğuşuyor.