Yaratıcılık FTW

Son beş senede reklam endüstrisinde yaratıcı unvanlara sahip insanların oranında yüzde 17 azalış var. Yaratıcılığın sektörde kapladığı alanın azalmasını istediğimizden emin miyiz? Sektörü özel ve ilgiye değer kılan temeli kaybediyor gibi gözüküyoruz.
04.07.2022 - 09:00

Kill Your Darlings’i izlediniz mi?

Burnout noktasına gelmiş, mesleği ve sektörü sorgulayan kadın bir yaratıcının gözünden endüstrinin sahip olduğu hemen tüm sorunlara dokunan bir film çekmişler. Her ne kadar karanlık teması ve sıkıştıran hisleriyle duygudan duyguya sürüklese de bittiğinde gerçekten çok etkilendim. Türk reklam sektöründe kemikleşmiş birçok sorunun tam olarak aynı şekilde başka ülkelerde başka kişiler tarafından da yaşanıyor olması ilginç bir şekilde birazcık iç ferahlatmış olabilir. Reklamın cazibesini kaybediyor olması, bitmeyen mesailer, savaşa gider gibi yapılan sunumlar derken pandemiyle iyice zorlaşan çalışma koşullarının yeteneği nasıl uzaklaştırdığının iyi bir sunumunu izlemiş olduk.

Linkedln CEO’su Ryan Roslansky “The Fight for Great Talent” isimli oturumunda reklam endüstrisinin net yetenek akışının yıllık -%5 olduğunu açıkladı. LinkedIn verilerine göre dünya çapındaki bu düşüşün büyük kısmının teknoloji şirketlerine doğru olduğundan bahsetti. Bir başka çok çarpıcı veri ise son beş senede reklam endüstrisinde yaratıcı unvanlara sahip (yazar, sanat yönetmeni vb.) insanların oranındaki yüzde 17 azalış. Yaratıcılığıyla daha fazla öne çıkan ajanslarda ise bu rakam yüzde 32’lere çıkıyor. Yaratıcılığın sektörde kapladığı alanın azalmasını istediğimizden emin miyiz? Sektörü özel ve ilgiye değer kılan temeli kaybediyor gibi gözüküyoruz.

Etki karnesi: Zayıf

Bu sene en iyi oturumlardan bir tanesi WARC’un Triple Jeopardy of Attention seansıydı. Dijital platformlarda reklamın akılda kalmasının çok daha zor olduğu ve ileteceğiniz mesajın platformunun en az ileteceğiniz mesaj kadar önemli olduğunun altı çizildi. Dijital kampanyalar artık eskisi gibi etki yaratmıyor. Son üç yılın kampanya verilerine baktığımızda hedefe göre kampanya etkinliğinde önemli düşüş görüyoruz. WARC bu seansta neredeyse 2008’den bu yana bu verinin düzenli olarak düştüğünü açıkladı. Performans reklamları ve kısa süreli tek hedefe yönelik performans iletişiminin anlık ve günlük hedefleri çözse de markaya dair bir farkındalık yaratmadığı konuşuldu. Marka iletişiminin, reklamın ilk amacı “mental availability” için tek yol oluşu ve onun da gün geçtikçe etkinliğinin azalıyor olması ve daha da zorlaşıyor olması, üzerine düşünmemiz gereken bir konu.

Diversity ve inclusivity (kapsamlı ve çeşitli olma) konuları bu sene Cannes’da önemli yer kapladı. Bol bol -mış gibi yapan kampanyalardan ve markalardan şikâyet eden konuşmacı dinledik. Sürdürülebilirlik konusu altında her sene daha iyi işler ve daha net aksiyonlar görmek ise sevindirici. Bu sene ödül alan işlerin hemen hepsinde sadelik öne çıkıyor. Fazlasıyla örülmüş, onu da yaptık bunu da ördük fikirlerinden ziyade iyi bir fikrin sade uygulamalarıyla karşılaştık. Öyle ki case’lerin bile daha kısa olduğunu söyleyebilirim.

En iyiler ve dertlerim

Bu iş nasıl ödül aldı, bu işe niye vermediler diye başladığımız ödül törenleri son iki günde biraz daha toparladı diye düşünüyorum. Bazı kategorilerde gerçekten şaşırtıcı ödüller çıktı.

Entertainment, Outdoor, Entertainment For Sports ve Print kategorilerinin kazananlarına ve büyük ödüllerine mutlaka bakın derim. Outdoor ve spor kategorilerinin büyük ödülleriyle ilgili dertlerim var. NikeSync’in Büyük Ödül, Ajax kupa eritme işinin ise ödül bile alamadığını kabul etmekte güçlük çekiyorum. Engagement, Media, PR, Social gibi kategorilerde ise arka arkaya güzel işler ve iyi büyük ödüller vardı.

Harika oturumlar, iyi işler, Croisette, güneş, deniz, bitmeyen partiler ve Greenpeace gösterileriyle reklamcılık, senelik buluşmasını bir kez daha Cannes’da gerçekleştirdi. Bu sene Türkiye olarak ödül konusunda zayıf kaldığımızı söyleyebilirim. Her sene düşen Cannes başvuru sayımızla -ekonomik ve toplumsal durumları düşündüğümüzde- önümüzdeki seneden daha büyük bir beklentiye sahip olmalı mıyım bilemiyorum. Sonra “ama yaratıcılık tam da böyle noktalarda devreye girer, toplumsal tansiyon arttıkça yaratıcılığın çözeceği sorun sayısı da artıyor” diyerek umutlanıyorum. Önümüzdeki sene için cesur işler, avuçlarımız patlayana kadar alkışlar dileklerimle…

İncelemeye değer case önerilerim:

Non Fungible Animals
Portuguese (Re)constitution
Rio Carnaval logo design
The Foamy Haircut
Gender Swap
Coinbase QR
Data Tienda
Plastic Fishing Tournament
Save Ralph
The Lost Class
The Unfiltered History Tour
Dyslexic Thinking
Long Live the Prince
Detectives
Convergence Station
Super.Human

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.