Dünyayı, hayal etmek kurtaracak

Brand Week Istanbul, Zorlu PSM'deki ikinci gününde hedef kitleden topluma, iş dünyasından iç yolculuğa uzanan geniş bir yelpazedeki konu başlıklarıyla izleyicilere ilham dolu saatler yaşattı.

11.11.2021 - 19:33 | MediaCat

Dünyayı, hayal etmek kurtaracak

EMEA bölgesinin en büyük marka ve iş dünyası festivali Brand Week Istanbul, Zorlu PSM ve brandweekistanbul.com adresinden takip edilebilen dopdolu bir sabahın ardından odağına 21’inci yüzyıl insanını alan oturumlarla devam etti.

Para ve insan psikolojisi

İngiliz Yazar ve Sunucu Claudia Hammond, Brand Week Istanbul World Stage’de para ve insan psikolojisi arasındaki ilişkiyi masaya yatırdı. Mutluluğun yalnızca insanların ne kadar kazandıklarıyla değil, kazandıkları parayı nasıl harcadıklarıyla da ilgili olduğunu söyleyen Hammond, bunu tatile giderken önceden ödeme yapmanın daha iyi hissettirdiği bulgusuyla ilişkilendirdi.

Hammond, insan beyninin parayı her daim bir ödül olarak algıladığına ve imha edildiğini görmenin beyin dalgalarında olumsuz tepkimelere yol açtığına dikkat çekti. Parayla ödüllendirilen aktivitelerin insan psikolojisine etkisinin daha olumlu olduğunu ifade eden Hammond bunu şöyle örneklendirdi:

“İnsanların bir yapbozu para karşılığı yapmaları istendiğinde bunun süreçten aldıkları keyfi artırdığı nörolojik bulgularla destekleniyor. Fakat bu her zaman geçerli değil, örneğin çocuklarda işlemiyor. Beğenilmek ve onaylanmanın ön planda olduğu durumları göz ardı etmemek gerekiyor.”

“Dünyayı, hayal etmek kurtaracak!”

Inspiration Hall, öğle arasının ardından umut dolu bir konuşmaya ev sahipliği yaptı. Brand Week Istanbul konuklarına Glasgow’dan seslenen medya sanatçısı Refik Anadol, sanatın birleştirici yanının dünyayı kurtaracağına inanıyor. Glasgow’da genel tonun negatif olmasına rağmen herkesin ortak olarak sanattan zevk aldığını fark eden Anadol, bu durumun sebebini sanatın geleceğe dair umutları canlandıran ve bu sırada geçmişi de unutmayan, hayaller kurduran bir mecra olmasına bağlıyor ve sanatı ortak paydada kullanarak, yapay zekâ gibi unsurlarla birleştirerek bilindik politikalardan daha farklı çözümler üretmeyi öneriyor.

Eserlerinde veriye ve çoklu duyuya hitap etmeye önem veren Anadol’a göre sanatın ortak hayaller kurduran yanı, onun için hayattaki en büyük heyecanlardan biri. Anadol’un eserlerinin insanlar tarafından bu kadar büyüleyici bulunmasının ardındaki sebep, verileri sıkıcı bir rakamdan ziyade hatıra olarak yorumlaması. Anadol, bu sebepten ötürü yaptığı sanatın yıllar boyunca geleneksel sanat camiasından ziyade teknoloji şirketleri tarafından ilgi gördüğünü düşünüyor.

MoMA bünyesinde NFT’ler hazırlayacak ilk sanatçı olma gururunu Brand Week Istanbul izleyicileriyle paylaşan Anadol, Nike işbirliğinde Alkazar Sineması’nı ve Yeşilçam’ı yapay zekâ deneyimİYle yeniden canlandıracakları Alkazar Rüyası adlı enstalasyonu konusunda da bir hayli heyecanlı.

“İletim”den “İletişim”e

Refik Anadol’un konuşmasının ardından Levent Erden birey-kitle çatışmasını, bireyciliğin ve toplumculuğun nasıl yeniden tanımlanabileceğini “Birey Kitleye Karşı” konulu konuşmasında ele aldı. Erden’e göre artık yeni jenerasyon, makineleşmeye sürükleyen eski çalışma ortamlarına karşı çıkmaya başladı. Hız çağında olmamız, yıllarca çalışıp emeğin karşılığının ufacık alındığı o eski sistemlerin artık işler olmadığını net bir şekilde gösteriyor. Bu yüzden klasik piramit tipi hiyerarşik sistemler yerine daha yatay bir yapılanmaya ilerlenmesi şart. Bir başka deyişle, iletim seviyesinden çıkıp iletişim fırsatı yakalamak ve hayatı işteş bir hale getirmek gerek.

Erden, hayatın işteş hale getirilmesi için ise her bireyin toplum içindeki sesine kulak vermenin altını çiziyor. Erden’e göre günümüzde tıpkı ikili (binary) sistem gibi biz – öteki sistemi hâkim; herkes aynı şeyleri yapıyor ve diğerlerinden haberdar olmadan kendi kozalarına hapsolmuş durumda. Eskiden çan eğrisi görünümünde olan sosyal hareketlenmeler, artık 1’ler ve 0’lar için ayrı çan eğrisine dönüştü. Bu tekil veya ikili ayrımı sosyal ve çoğul bir kolektif zihniyete yeniden geri döndürmek için ise istatistikten uzaklaşıp veri analizine girmek, sapmaları aza indirmeye odaklanmak gerek.

Lovemarks 14 yaşında!

MediaCat ve Ipsos işbirliğinde Türkiye’nin en sevilen markalarını belirlemek için gerçekleştirilen Türkiye’nin Lovemark’ları araştırması bu yıl 14’üncü yaşını kutluyor. Araştırma kapsamında, bu yıl 12 kategoride belirlenen Türkiye en sevilen markaları Brand Week Istanbul’da düzenlenen törenle ödüllerine kavuştu.

MediaCat Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan’ın araştırmanın detaylarını paylaşmasının ardından Ipsos Marka Sağlığı İzleme ve Sosyal Dinleme Analizleri Lideri Özlem Bulut Sönmezyalçın marka temsilcilerine ödüllerini takdim etti.

Türkiye’nin Lovemark’ları 2021

  • Akaryakıt: OPET
  • Ambalajlı Su: Erikli
  • Atıştırmalık: Ülker
  • Banka: Ziraat Bankası
  • Bebek Bakım Kremi: Bepanthol
  • Beyaz Eşya: Arçelik
  • Bulaşık Makinesi Deterjanı: Fairy
  • El Hijyeni: Duru
  • E-ticaret: Trendyol
  • Ev Hijyeni: Domestos
  • Kahve: Nescafé
  • Online Market: Migros

Fırsat anlarını yakalamak

ABD merkezli finansal hizmetler firması Morningstar’ın davranış bilimi başkanı Stephen Wendel de Brand Week Istanbul’un bugünkü konuşmacıları arasındaydı. World Stage’e konuk olan Wendel, dijital ürünlerin bireylerin finansal varlıklarını yönetmesi konusundaki etkisini artırmaya yönelik ipuçları paylaştı. Yetişkin bireylerin yarısının yıl içerisinde herhangi bir tasarruf girişiminde bulunmadığını söyleyen Wendel, bunu düzeltmek için davranış bilimine, davranışsal tasarıma ve davranışsal pazarlamaya ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Bireylerin zihinlerinin daha açık oldukları fırsat anlarını yakalamak gerektiğini söyleyen Wendel, bu anları doğum günü, yılbaşı gibi dönemler ve meslek değişimi gibi radikal kararların alındığı süreçler olarak örneklendirdi. Bu zaman zarflarında insanların mesajlara daha açık olduğunu ve minik hatırlatıcıların büyük fark yaratabileceğini söyleyen Wendel, kişilerin dikkatini çektikten sonra en büyük farkı yaratan metriğin kitleye göre kişiselleştirilmiş tasarım olduğunun altını çizdi.

Hatay’a çağ atlatmak

Türkiye coğrafyasının belki de en bereketli mahsullerine ev sahipliği yapan medeniyet beşiği Hatay’ın dönüşümünü Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Başkan Yardımcısı İhsan Çakar, Teofarm Kurucusu Elif Ovalı, Prof. Dr.Sibel Hakverdi ve Dr. Öğretim Üyesi Esat Özata Brand Week Istanbul izleyicileriyle paylaştı.

EXPO 2021 Hatay ile birlikte Hatay’ın gerçek değerlerini uluslararası bir vitrinde sergilemeye hazırlandıklarını söyleyen Çakar, şehrin yıllık 13 milyar TL’lik yaş sebze meyve üretimi olduğuna ancak bu ürünlerin birkaç milyarlık kısmının doğru toplanamadığı ve nakliye edilemediği için telef olduğuna dikkat çekerek bu israfın önüne geçeceklerini belirtti.

Hatay’da 3 bini aşkın endemik ve yüzlerce tıbbi aromatik bitki olduğunu belirten Hakverdi ise, Türkiye coğrafyasının çok büyük vaatleri olduğunu, coğrafyanın sunduğu bereketli ürünleri son tüketiciyle buluşturma konusunda yol kat edilmesi gerektiğinin altını çizerek EXPO 2021 Hatay’da bunun için çaba harcadıklarını belirtti. 1 Nisan 2022’de gerçekleşecek EXPO 2021 Hatay’a herkes davetli.

Kafa Radyo sizi her yere götürür

Türkiye’de radyonun neredeyse başlangıcından bu yana pek çok zorluğa katlanarak radyoculuğa devam eden Güçlü Mete, Nihat Sırdar ve Candaş Tolga Işık, 13 Şubat 2019 Dünya Radyo Günü’nde kurdukları Kafa Radyo‘yu ve radyonun geleceğini konuşmak için Brand Week Istanbul sahnesindelerdi.

İlkokulda annesine “sizin çocuğunuz spiker olacak” denildiğini söyleyen Sırdar, her ne kadar bu hikâyeyi anlattığı için Tolga Işık’ın iğneli esprilerine maruz kaldıysa da, radyonun tarihinden bu yana yayını sürdürdüğünün altını çizdi. Daha önce karşılaştığı “Spotify var, radyo mu kaldı?” sorusuna cevaben bir hikâye paylaşan Tolga Işık, İzmir’de deprem olduğunda halkın sakinleşmesi için valinin rica etmesi üzerine altı saate yakın deprem yayını yaptıklarını, radyodan arama kurtarma faaliyeti yürüttüklerini anlattı. Spotify gibi mecralarda bu şekilde içerik üretiminin mümkün olmadığını belirten Candaş, “Radyo hiçbir zaman ölmez” diyerek İzmirli bir dinleyicinin sözünü paylaştı: “Spotify sizi A noktasından B noktasına götürebilir ama Kafa Radyo her yere götürür”

Pandemide evden çalışanların da etkisiyle podcast dinlenmelerinin arttığını ama yolda geçirilen sürenin azalmasıyla canlı radyoyu dinleyen kitlenin azaldığını söyleyen Sırdar, pandeminin bir yandan gelişimlerine katkıda bulunduğunu diğer yandan onları olumsuz etkilediğini belirtti. Güçlü Mete ise, “şimdiye kadarki belki de en zorlandığımız, nasıl içinden çıkacağız dediğimiz nokta biz kurulduktan hemen sonra gelen pandemiydi” diyor. Ekip, radyonun gelişiminin desteklenmesi için yerelin kendini geliştirmesi ve yerel radyolara markalı içerikler girilmesi, reklamlar verilmesi gerektiği görüşünde.

Quantum Pazarlaması: Mastercard

“Pazarlama hiçbir zaman statik bir alan olmadı” diyen Mastercard CMO’su Raja Rajamannar, pazarlamayı her defasında yeni bir dönüşüm geçirerek tüketicilerin karşısına çıkan bir disiplin olarak tanımlıyor. Brand Week Istanbul sahnesine online bağlanan Rajamannar, teknoloji ve veri kullanımıyla Pazarlama 4.0’a geçiş yapıldığını belirterek şöyle ekledi: “Reklamcılık öldü, bugün yaptığımız reklamcılık sürdürülebilir değil.”

Metaverse, verinin kullanımı ve yapay zekâyla birlikte “Quantum Pazarlaması” döneminin açıldığını belirten Rajamannar, pazarlamacıların tüketicileriyle etkileşim kurabilmek için beş ana duyuya odaklanmaları gerektiğinin ancak şu an sadece hikâyelerin anlatılıp dinlendiği iki duyuya odaklanıldığının altını çizdi: “Bir tüketici her gün 3 ila 5 bin mesaj tüketiyor. Bu yüzden bugün tüketicilerin dikkat aralığı 8 saniyeyle sınırlı.”

Dâhi kime nedir?

World Stage’in son konuşmacısı Profesör Craig Wright, deha kavramını ve kişilerin dahi olarak tanımlanabilmeleri için sahip olmaları gereken özellikleri tartışmaya açtı. Kendi dahi tanımını “Sıradışı zihinsel güçleriyle, orijinal eser ve içgörüleriyle toplumu değiştirme gücüne sahip kişiler” olarak yapan Wright, şöhretin çoğu zaman tesadüfi olduğunu ifade etti. Başarı, şöhret ve dehanın farklı şeyler olduğuna parmak basan Wright, durumu Britney Spears ve Lady Gaga’yı kıyaslayarak somutlaştırdı.

Britney Spears’ın başarıya ve şöhrete sahip olduğunu fakat bu kıyaslamadaki dâhinin kendi bestelerini yapması ve oyunculuk yeteneği hasebiyle Lady Gaga olduğunu söyledi. Dehanın tutkuyla yakından ilişkili olduğunu ifade eden Wright’in bir diğer önemli tespiti de, gerçek dâhilerin yaptıkları işe duydukları tutku sebebiyle hiçbir zaman emekli olma gereksinimi hissetmemesiydi.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.