Çok boyutlu bir sürdürülebilirlik vizyonu

Sürdürülebilirlikten kültür-sanata, tarımdan biyoçeşitliliğe… Anadolu Efes’in sosyal etki projelerini Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi’den dinledik.

Anadolu Efes, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir gündem başlığı olarak değil; tarımdan kültür-sanata, biyoçeşitlilikten kadınların ve gençlerin güçlenmesine uzanan bütüncül bir değer yaratma stratejisi olarak konumlandırıyor. 28 Ocak’ta düzenlenen basın buluşmasında şirketin bu vizyonu ve hayata geçirilen projeler paylaşıldı.

Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı çevre, sosyal etki ve fırsat eşitliği ekseninde ele alındı.

Markanın faaliyet gösterdiği coğrafyalarda kalıcı ve anlamlı değer üretmeyi hedeflediğini söyleyen saatçi, bu yaklaşımı yalnızca çevresel sorumluluk olarak değil, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın bir parçası olarak görüyoruz” dedi.

Tarımda sürdürülebilirlik ve yerel kalkınma

Tarım, iklim krizinin hem nedeni hem de en kırılgan sonuç alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Küresel veriler, artan emisyonlar ve toprak kaybı karşısında üretimin sürdürülebilirliğinin kritik hale geldiğini gösteriyor. Tarımı stratejik bir öncelik olarak ele aldıklarını söyleyen Saatçi, şirketin, 2025 yılında Türkiye’nin tarımsal ekonomisine yaklaşık 1,7 milyar TL katkı sunduğunu; 24 ilden yapılan arpa alımlarıyla doğrudan ya da dolaylı olarak yaklaşık 13 bin kişiye geçim kaynağı sağlandığını belirtiyor. 333 bin dekarlık üretim alanından gerçekleştirilen tedarik, bir önceki yıla göre yüzde 21 artışa işaret ediyor.

Saatçi, 1982’de kurulan Tarımsal Ürün Geliştirme Departmanı bünyesinde 17 tescilli arpa ve 7 şerbetçi otu çeşidi geliştirildiğini söylüyor. Saatçi “2025 yılında devreye alınan 158,5 milyon TL’lik Çiftçi Teşvik Paketi ile üreticilere finansal destek sağlanırken, 2024’te başlatılan Tarladan Şişeye Onarım programı kapsamında Adıyaman, Şanlıurfa ve Konya’da onarıcı tarım uygulamalarına yönelik pilot çalışmalar yürütülüyor. Gençlere yönelik eğitim programları ve fikir maratonlarıyla sürdürülebilir tarım alanında farkındalık ve yenilikçi çözüm geliştirme süreçlerinin de desteklendiğini söyleyen Saatçi, Sürdürülebilir Tarım ve Etki Girişimciliği eğitim programıyla ücretsiz ve online eğitimler vererek üniversite öğrencilerine ve Anadolu Efes’in paydaşı çiftçilerin ailelerine sürdürülebilir tarım konusunda bilgi, farkındalık ve yetkinlik kazandırılması hedeflendiğini, 4 bin 500’ün üzerinde başvuru geldiğini, 450 kişinin ise sertifika almaya hak kazandığını aktardı.

Biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistem restorasyonu

Biyoçeşitlilik kaybı, yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal sonuçları olan küresel bir risk alanı olarak öne çıkıyor. WWF verilerine göre son 50 yılda dünyadaki yaban hayatı popülasyonları ortalama yüzde 73 oranında azaldı. Küresel GSYİH’nin yaklaşık yarısının, yani 44 trilyon dolarlık bölümünün doğaya doğrudan bağlı olduğu dikkate alındığında, ekosistem çöküşünün ekonomik istikrar açısından da kritik bir başlık olduğu görülüyor. Dünya Ekonomik Forumu, ekosistem kaybını önümüzdeki on yılın en büyük küresel riskleri arasında gösterirken, mevcut eğilimin sürmesi halinde 2030’a kadar küresel ekonomide yıllık 2,7 trilyon dolarlık kayıp yaşanabileceğine işaret ediyor.

 Anadolu Efes de paydaş önceliklendirme analizinde öne çıkan bu başlık doğrultusunda, faaliyet gösterdiği coğrafyalarda doğal yaşamın korunmasına yönelik projeler yürütüyor.

Bu projeleri anlatan Saatçi, “Türkiye’de Deniz Yaşamını Koruma Derneği işbirliğiyle hayata geçirilen Denize +1 Nefes projesi kapsamında Marmara Denizi’nde mercan transplantasyonları gerçekleştirilirken, transplante edilen mercanlarda yüzde 75 hayatta kalma oranına ulaşıldı” diyor. İzleme istasyonları, su altı ses kayıtları ve Mavi Atlas uygulamasıyla hem bilimsel takip hem de toplumsal farkındalık boyutu güçlendiriliyor.

Yurt içi ile sınırlı kalmadıklarını da ekliyor Saatçi.  Aktardığına göre Kazakistan’da yürütülen Save the Berkuts projesiyle 10 yıllık yol haritası kapsamında bugüne kadar 29 altın kartal doğal yaşam alanlarına kazandırıldı.  Moldova’da Botanik Bahçesi’nde kuş yuvaları ve böcek otelleri kurulurken, Gürcistan’da Ulusal Ormancılık Ajansı iş birliğiyle yürütülen “Forest Friend” projesi kapsamında 12,3 hektarlık alanda 60 binden fazla ağaç dikildi ve yaklaşık 200 bin kişiye ulaşıldı. Şirketin farklı coğrafyalarda yürüttüğü bu çalışmalar, ekosistemlerin korunmasına uzun vadeli katkı sunmayı hedefliyor.

Kültür, sanat ve fırsat eşitliği odağı

Anadolu Efes, faaliyet gösterdiği ülkelerde kültürel yaşamın sürdürülebilirliğine katkı sunan projeler de yürütüyor. Türkiye’de İKSV ile 39 yıla yayılan işbirliği kapsamında İstanbul Film Festivali ve Caz Festivali desteklenirken, 2018’de kurulan Anadolu Efes Mavi Sahne Platformu alternatif tiyatro topluluklarını izleyiciyle buluşturuyor. Kazakistan’daki Efes Art Space ve Gürcistan’daki genç sanatçı işbirlikleri de kültürel üretim alanlarını genişletmeyi hedefliyor.

Kadınların ve gençlerin güçlenmesi ise kapsayıcı kalkınmanın temel unsurları arasında yer alıyor. UN Women verileri, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının küresel ekonomi için önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Bu doğrultuda Kazakistan’da yürütülen Mother’s House Projesi ile kadınların istihdama katılımı desteklenirken, Moldova’da Friendly for Women ve Friendly for Tourism projeleri kadın girişimcilere ve küçük işletmelere finansal ve teknik destek sağlıyor. Gürcistan’da sürdürülen Natakhtari Fonu ise devlet korumasından ayrılan gençlerin eğitim ve istihdam yoluyla bağımsız bir yaşam kurmalarını desteklemeyi amaçlıyor.

Spora uzun soluklu destek

1976 yılında “basketbolu genç nesillere sevdirmek” misyonuyla Türkiye’de kurulan Anadolu Efes Spor Kulübü, tarihi boyunca önemli sportif başarılara imza attı. 

Anadolu Efes, 2024 yılından bu yana Kazakistan’da basketbol kültürünün gelişmesi, spora erişimin ve görünürlüğün artırılması için Kazakistan Ulusal Basketbol Şampiyonası’na destek oluyor.