Bir lezzet yolculuğu

CMO Perspektifi'nde bu ayki konuğumuz KFC Türkiye CMO'su Özkan Özyavuz.
03.11.2021 - 10:57

Hayatın hızlı temposu içerisinde lezzetten ödün verilmeye başlandığı içgörüsüyle bir lezzet yolculuğuna çıkan KFC Türkiye’nin CMO’su Özkan Özyavuz ile lezzeti çok duyulu bir deneyim olarak ele aldıkları stratejilerini ve pandemiyle birlikte değişen beklentilere yönelik hazırlıklarını konuştuk.

Zorlu bir dönemin ardından KFC Türkiye’de yeni görevinize başladınız. Öncelikleriniz neler oldu? Nasıl özetlersiniz ilk yılınızı?

KFC Türkiye CMO’su Özkan Özyavuz

Pandeminin negatif etkilerinin kuvvetli bir şekilde hissedilmeye devam ettiği bir dönem olan 2020’nin son çeyreğinde KFC’deki görevime başladım fakat yaşanan güçlüklerin fırsatları da beraberinde getirdiğine inananlardanım. Bu gibi yoğun ve güçlü değişimlerde adaptasyon yeteneğiyle fark yaratan şirketlerin sürdürülebilir başarıya bir adım daha yaklaştığını düşünüyorum. KFC özelinde örnek vermek gerekirse, pandemi öncesinde satışlarımızın yüzde 25’ini paket servisten sağlarken bu oran pandemide yüzde 70 seviyelerine kadar yükseldi. Pazarlama dahil tüm fonksiyonların bu değişime çok hızlı ayak uydurması ve belki de daha önce hiç çalıştırmadığı kasları harekete geçirmesi gerekiyordu ve öyle de oldu. Bu fırtınalı ve kolay olmayan dönemden, eskisinden daha güçlü olarak çıkmayı başardık.

Pandemi etkisiyle hayat tarzımızın, önceliklerimizin, hayata bakışımızın yeniden şekillendiği bir yıl geçirdik. Önceliğimizi; sürdürülebilir bir marka ve iletişim stratejisi oluşturmak üzerine kurguladık. Tüketici içgörülerini pazarlama stratejimizin kalbine konumlandırarak, veriye dayalı bir yol haritası geliştirdik. Marka bilinirliğimiz yüksekti ancak fiziksel erişilebilirliğimizi geliştirmemiz gerekiyordu. Bu doğrultuda agresif büyüme stratejimizi hayata geçirdik. Fiziksel lokasyon ağımızı geliştirirken, tüketici araştırmalarımızda ayrışan lezzetimizin öne çıkmasından hareketle, stratejimizde zihinsel erişimi artırmaya odaklandık. Yoğun çalışmalarımızın meyvesini ise KFC Türkiye tarihinin ilk Effie’siyle aldık.

Geçtiğimiz yıl, paket servis ağları üzerinde hızlandırıcı bir etki yarattı. Bu gelişmenin sizin taraftaki yansımaları ne oldu?

2020 yılı, pandeminin etkisiyle yeme içme alışkanlıklarımızda ciddi değişimlere sebep oldu. Tüketicilerimizin evde daha çok vakit geçirmeye başladıkları restoran servisin kapalı olduğu dönemde, daha önce paket servisi olmayan 19 kilit lokasyonumuzu paket servise açtık. Dijital altyapı geliştirme çalışmalarımızı hızlandırdık. Kolay erişimi artırmak adına internet sitemizi yeniledik ve bu süreçte elde ettiğimiz misafir geribildirimleri ışığında uzun zamandır üzerinde çalıştığımız uygulamamızı hayata geçirdik. Kolay ödeme adımları, temassız teslimat, gel-al ve önden siparişle ileri saatte teslim alma gibi geliştirmelerle müşterilerimize pratik çözümler sunduk. Paket servis kasımızı uzun vadeli kuvvetlendirdik; yıl sonuna kadar da bu oranın, sektörle paralel olacak şekilde dengede kalarak yüzde 30-40 seviyelerinde seyretmesini öngörüyoruz.

Yeminli Lezzet Tercümanı kampanyanızı hayata geçirdiniz. Kampanyanıza hayat veren tüketici içgörüleri nelerdi?

Modern yaşamın temposunda hızlı yeme eğilimi artarken, lezzetten ödün verilmeye başlandığını gördük. Ancak tüketici araştırmalarımızda da misafirlerimiz ayrıştırıcı lezzetimizin altını çiziyorlardı. Buradan yola çıkarak lezzet yolculuğumuzun ilk adımını yılın başında “Lezzet Korosu” kampanyamızla attık. Yıl içerisinde tüm iletişim kampanyalarımızda lezzeti, çok duyulu bir deneyim olarak ele alıp işitsel ve görsel unsurlarla tat ve koku duyularını aynı anda harekete geçirmeyi hedefledik. Yeni reklam filmimizde ise; restoran, ev, araba hatta lunapark gibi farklı tüketim anlarında KFC tavuklarını yerken tanık olduğumuz gençlerin, lezzetten kendilerini şaşırmalarını Yeminli Lezzet Tercümanı’mız Kemal Fuat Civelek’in esprili simultane çevirisiyle dinliyoruz.

Yaşam trendlerindeki değişimler ve alternatif et arayışlarındaki artış endüstriyi yeni çözüm yolları bulmaya itiyor. KFC olarak bu trendi nasıl okuyorsunuz? Öngörünüz nedir?

Doğaya olan hassasiyetin yoğunlaşmasıyla ortaya çıkan inovasyonları yakından takip ediyoruz. Gıda teknolojilerinde tüm dünyada yaşanan gelişmelerin, sürdürülebilir yenilikçi çözüm yollarını geliştireceğine inanıyorum. Yapay et üretimi ve tüketiminin geçici bir hevesten ziyade zamanla gelişen ve yaygınlaşan bir konu olacağı öngörülüyor. Farklı ülkelerde geçtiğimiz sene bitki bazlı yapay et denemelerine başlandı.

KFC Türkiye ailesi olarak operasyonlarımızda global standartları yakından takip ediyoruz. Özellikle pandemi dönemiyle birlikte taze gıdaya karşı gelişen hassasiyet; kaliteyi, uzmanlığı ve sertifikalı ürünleri kullanan markaları öne çıkardı. Biz de en iyi kalitedeki ürün arayışında olan misafirlerimizi gönül rahatlığıyla yiyebilecekleri taze lezzetler ile buluşturuyoruz. Restoranlarımızda müşterilerimize sunduğumuz, yerel üreticilerden aldığımız taze tavuklar şeflerimiz tarafından günlük olarak hazırlanıyor. Ayrıca kullandığımız taze gıda ürünlerinin tamamını, tarım ürünlerinin güvenilirliğini belgeleyen İyi Tarım Uygulamaları alanında dünyanın saygın kuruluşlarından GLOBALG.A.P sertifikalı ürünler ile hazırlıyoruz.

Kapsamından bağımsız, atılan her çevre dostu adımın birleşince büyük etkilere sebep olduğuna inanıyoruz. KFC Türkiye ailesi olarak uzun zamandır gündemimizde olan sürdürülebilirlik projelerimizi bu yıl hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. FSC sertifikalı ürünlere geçişimizi tamamlamanın yanı sıra Türkiye’de ilk kez bisikletli kurye modelini hayata geçiren hızlı servis restoran markası olmanın da heyecanını taşıyoruz.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.