Bağımsız olmak için harika bir gün

Büyük başarılara imza attığı David'den ayrılarak Gaston Bigio ile birlikte bağımsız global kreatif ajans Gut'u kuran Anselmo Ramos, bağımsızlığı düşleyen reklamcılara birkaç maddeyle neden bağımsız olmak için doğru zaman olduğunu anlatıyor.

04.09.2018 - 11:55 | MediaCat

Bağımsız olmak için harika bir gün

“Şimdilerde özgürlüğün keyfini çıkarırken neden kendi ajansımı kurma kararını daha önce almadığımı soruyorum kendime” diyor Anselmo Ramos.

Gaston Bigio ile birlikte Kasım 2017’de David’den ayrılarak Nisan 2018’de bağımsız global kreatif ajans Gut’u kuran ve bu yıl da Brand Week Istanbul sahnesinden dinleyicilere seslenmeye hazırlanan Ramos, geriye bakınca o zamanlar henüz hazır olmadığını, doğru zamanın gelmediğini ve insanların ne yapması konusunda fikirleri ve beklentileri olduğunu düşündüğünü görse de artık tüm bunların önemsiz olduğunu söylüyor: “Önemli olan tek şey var, o da bunu başarmış olmam.”

Bağımsız olmak için harika bir gün

Bağımsız olmak için harika bir günÜniversiteden beri her zaman kendi ajansıma sahip olmayı hayal ettim ve David bu hayalime en çok yaklaştığım yerdi. Harika ve unutulmaz bir tecrübeydi.

Ancak bir problem vardı: Benim değildi. Bu yüzden ben de bu yılın başında, nihayet ajanstan ayrıldım. Korkutucu ancak heyecan vericiydi. Aranızda bağımsız olmayı düşünenler varsa, size birkaç maddeyle, neden bağımsız olmak için doğru zaman olduğunu anlatayım.

En iyi işler her zaman (tartışmaya açık bir şekilde) bağımsızlardan çıkar

Bağımsız ajanslar -bu bağımsız ruhları sayesinde- her zaman reklamda en iyi işleri çıkaran taraflardan olmuştur. Fallon, GSP, Wieden & Kennedy, Droga5 ve Barton Graf gibilerinin işlerine bakın. Bu listeyi daha da uzatabilirim. Bu ajanslar harika işler ortaya çıkarmışlar ve sahip oldukları özgürlük sayesinde çıkarmaya da devam ediyorlar. Joan, TDB, Callen ve Activista gibi yeni oyuncuları ve özgürlüklerinden gelen hareket serbestilerinin ortaya nasıl bir miras çıkaracağını takip etmek de heyecan verici.

Bağımsızlar daha hızlı ve daha fazla hata yaparlar

Başkası değil, yalnızca siz kendinizi zapt edebilirsiniz. Artık istediğiniz kadar hata yapabilirsiniz. İşe almada, işten çıkarmada, yaratıcılıkta, müşterilerde, kağıt üzerinde, yöneticilikte, seyahat/izin/ödeme politikalarında, misyon/vizyon/değer belirlemede, yeni ofis açılışlarında, dünyanın en yaratıcı bağımsız ajans network’üne sahip olmada… Emin olmanız gereken tek şey şu; hatalarınızı hızlı ve yalnızca bir kereye mahsus yapın.

Bağımsız olmak için harika bir gün

Bağımsız bir ajansa sahip olmak için en kötü zaman

Sektörde olabilecek her şeyi hesaba katan biriyseniz, asla bir ajans açmamalısınız. Pazar şu an reklam girişimcileri için pek de elverişli değil. Açık bir şekilde reklam holdingi krizlerine tanıklık ediyoruz. P&G ve Unilever, sert ve anlaşılabilir bir şekilde bütçe kesintileri yapıyorlar. Müşteriler, danışmanlık şirketleri ve teknoloji devleri, in-house kabiliyetlerini geliştirip yetenek aşırıyorlar. Gurular ve üstatlar mevcut modelin çalışmadığından ve reklamcılığın öldüğünden bahsediyorlar. Ancak tam da bu yüzden, çok yetenekli ajanslara ihtiyaç olduğu böyle bir dönemde, bağımsız bir ajans açmanın tam zamanı.

Cesur müşteriler bağımsızları sever

“Cesur müşteriler” reklam dünyasında bir araya gelmiş en önemli iki kelime çünkü onlar olmadan biz bir hiçiz. Eğer onlardan biriyle çalışacak kadar şanslıysanız, kendinizi onlara kelepçeleyin. Çünkü onlar cesurlar, bu yüzden de kendileriyle çalışacak en iyi ve en cesur ajansın peşindeler. Onlar büyüklük ya da jargona para vermezler; güçlü, inovatif ve daha önce görülmemiş fikirleri satın alırlar. Cesur müşteriler programatik istemezler. Saplantı, tutku, güven ve bağlılık isterler. En iyi senaryoda bağımsız ajanslar daha sıska, hızlı, cüretkâr, uyumlu, takıntılı ve bürokrasiden uzaktırlar. Kurucusunun direkt katılımıyla ve işe olan ilgisiyle, “çeyreğe karşı çeyrek” yaklaşımından ziyade “fikre karşı fikir” anlayışıyla hareket ederler. Peki, cesur müşteriler bu ajanslarda neyi istemez?

Bağımsız olmak için harika bir gün

Aynı anda hem mutlu hem rahatsız olabilirsiniz

Sektör olarak bazen konforlu olana meylederiz. Garanti yolları seçeriz. Havalıyızdır (hatta bazen kendi müşterilerimizden daha havalı). Bazen bu işi seçme nedenimizi unuturuz: Reklamcılığa olan aşkımız. Bu, yaratıcılığın “rahatsız edici”liğinin baskın gelmesinden bu yana yaşanan bir problem; ancak gerçek şu ki bağımsızlar doğaları gereği rahatsızlar. Bağımsız olmanın avantajlarını düşünmek hiç kolay değilken, rahatsızlık verici olmak kesinlikle en iyi bölüm. Baştan başlamak için bir fırsat. Kendi iş modelinizi oluşturun, kendi felsefelerinizi ve ne tip müşterilerle çalışmak istediğinizi düşünün.

Gerry Graf bu işi yapmam gerektiğini söyledi

Ajanstan ayrılıp ayrılmamak üzerine düşünürken Gerry Graf’i aradım. Beni son derece kibar bir şekilde Barton Graf’e davet etti ve tüm endişelerimi dinledi. Ardından ise “ayrılıyorum” mail’ine uzanan bir tavsiye verdi. Tabii ki işler yolunda gitmezse Gerry’yi suçlayacağım. Bu hikâyenin mesajı ise şu; birbirimize daha sık yardımda bulunmalıyız.

Şimdilerde özgürlüğün keyfini çıkarırken, neden bu kararı daha önce almadığımı soruyorum kendime. Geriye bakınca henüz hazır olmadığımı, doğru zamanın gelmediğini ve insanların ne yapmam konusunda fikirleri ve beklentileri olduğunu düşündüğümü görüyorum. Ancak tüm bunlar artık önemsiz. Önemli olan tek şey var, o da bunu başarmış olmam.

Eğer bağımsız bir ajans kurmayı düşünüyor ancak bu konuda tereddütte kalıyorsanız, size şunu söyleyeceğim: Başkalarının hayallerinde yaşamadığınızdan emin olun. Dinleyin, güvenin ve iç sesinizi takip edin. Tıpkı diğer muhteşem bağımsız ajansların bana verdiği ilham gibi biz de hayallerimizi gerçekleştirme konusunda birbirimizi cesaretlendirmeli ve birbirimize ilham vermeliyiz. Yeni neslin reklam nerd’lerine, benim de atladığım eşikten atlamaları için güven vermek istiyorum ve umuyorum ki bir gün bana da -tıpkı benim Gerry’ye gittiğim gibi- yeni bir ajans açma konusunda tavsiye almak için gelecekler. Eğer tavsiye işe yaramazsa, tüm suçu bana atabilirler.

Kaynak: Ad Age