2022: Büyük rövanş

Medina Turgul DDB Stratejik Planlama Ekibi’nin muteber trend kaynaklarını inceleyerek oluşturduğu, 2022’yi şekillendirecek mega trendlere yakından bakalım.

14.01.2022 - 15:11 | MediaCat

Gerçekliğimizi sarsan gelişmelerin yaşandığı zor bir yılı geride bıraktık. Pandemi etkisiyle savrulan dünyanın 2022’de karşı karşıya kalacağı senaryolara dair anlamlı öngörülere ihtiyacımız var. Medina Turgul DDB Stratejik Planlama Ekibi’nin muteber trend kaynaklarını inceleyerek oluşturduğu, 2022’yi şekillendirecek mega trendlere yakından bakalım.

#1 Kent yaşamının rövanşı

Kapanmayla geçen iki yılın ardından kentlerdeki büyük buluşma alanlarına adeta kavimler göçü yaşanıyor. Kent yaşamına tekrar kazandırılan Müze Gazhane ve Galataport gibi mekânlar ziyaretçiler için çekim merkezi. Dolayısıyla, kent yaşamına ve kültürüne karışan markaların 2022’nin kazananları olması muhtemel. AVM’lerin karşı karşıya olduğu bu tehdit ise yeni bir fırsatın habercisi: Pandemide kapanan mağazalar kent kültürünü geliştirmek için kolektif alanlara dönüştürülebilir.

Son yılların trendi “sürdürülebilirlik” şehir yaşamında kendine giderek daha çok yer buluyor. Kent yaşamındaki sürdürülebilirliğin son örneklerinden biri WWF’in Kanyon’da açtığı WWF Fix & Play. Avrupa’daki çoğu şehir her şeye kolayca ulaşılabilen “15 dakikalık şehir” modeline geçiş yapadursun, Türkiye’de büyükşehir belediyeleri şehre sıkışmış alanları dönüştürerek kargaşadan uzak bir ortam sunmayı amaçlıyor. Mecidiyeköy Meydanı’nın İBB tarafından yeniden düzenlenmesi bunun örneklerinden biri.

Pandemide artan evcil hayvan sahiplenme oranı Zurich Sigorta’nın Zurich Neşeli Patiler sigortası, Petz ve BrewDog’un evcil hayvan sahiplerine ebeveyn izni vermeyi tartışması gibi yenilikleri de beraberinde getiriyor. Türkiye’den bir örnek ise n11’in geçtiğimiz aylarda yayına aldığı pet11.

Pandeminin seyahate sekte vurması herkesi ihtiyaçlarını kendi muhitlerinden karşılamaya itti. Eskiden şehir merkezlerinde gerçekleşen buluşmalar büyük şehirlerin farklı bölgelerinde açılan yeni mekânlara doğru kayıyor. “Mahallecilik” duygusunu geliştiren bu duruma şirketler de kayıtsız değil. Getir ve Yemeksepeti’nin GetirÇarşı ve Yemeksepeti Mahalle hizmetleri bunun birer örneği.

#2 Mahremiyetin rövanşı

Cisco’nun 2021 tarihli Tüketici Gizlilik Anketi’ne göre tüketicilerin yüzde 46’sı verilerini etkili şekilde koruyamadığı inancında. Başarısızlığın sebebiyse “şirketlerin verilerle ne yaptığını bilmenin/anlamanın çok zor olması”. Son iki yılda veri sızıntısı haberlerinin gündemdeki ağırlığı, teknoloji markalarının önümüzdeki dönemde veri gizliliği konusunda daha çok imkânı olacağının göstergesi. Apple’ın iOS 15 güncellemesiyle iPhone gizlilik ayarlarına getirilen yeni özellikler, UNESCO’nun Cookie Factory projesi bu uğurda atılmış adımlardan bazıları.

Sosyal ağların salt iletişim kurmaktan fazlası hâline geldiğinde hem fikiriz. Fakat 2022’de olayı başladığı noktaya döndürmeyi amaçlayan, kullanıcıları linç kültürü ve sosyal medya kaynaklı anksiyeteden korumayı hedefleyen platformları görmeye başlayabiliriz. Wikipedia Kurucu Ortağı Jimmy Wales’in hayata geçirdiği “toksik olmayan sosyal ağ” WT.Social ve haftanın sadece belirli günlerinde kullanılabilen Sundayy, Thursday gibi uygulamalar bu yeniliğin taze meyvelerinden.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle sessizleştirilen kadınlar ve kadın cinselliği, mitlerle büyütülmüş kadınların sosyal medyada başlattıkları dönüşümle taze bir açılım yaşıyor. Tuluğ Özlü ve Hazal Sipahi gibi isimler podcast kanallarıyla sohbetin odağına cinselliği alırken, OKEY Nirvana 2021’de direkt kadınlara seslenen kampanyasıyla gelecek dönemde bu alanda yeni kapılar açılmasına vesile olanlardan.

#3 Gıdanın rövanşı

İklim krizi istilacı tür tehdidini artırdı. Bu türlerden biri de aslan balığı. Devlet inisiyatiflerinin yanı sıra Neolokal, Araka gibi üst düzey restoranların şefleri de menülerine aslan balığını ekleyerek türün yayılmasını engellemeye çalışıyor. Sürdürülebilirliğin önem kazandığı bu dönemde 2022 ve sonrası için iklimcil beslenme de ivmelenebilir.

Covid-19 sebebiyle kıymetini kavradığımız değerlerin başında toprak, su ve tarım geliyor. Kavlıca buğdayının geleceği için harekete geçen Uno, bu sorumluluğu üstlenen markalardan biri. Damak ve TEMA Vakfı işbirliğinde yürütülen Fıstığımız Bol Olsun projesiyse alandaki bir diğer inisiyatif olarak dikkat çekiyor. Benzer endişelerle hayatımıza giren bir diğer ürün ise Moringa. Hindistan menşeli bu bitki 2021’de Gaziantep Nurdağı’nda yedi kadın tarafından kurulan kooperatifle artık Türkiye’de de yetiştiriliyor. Moringantep markasının yanı sıra Saf Nutrition da bu akımın takipçilerinden.

#4 Güzelliğin rövanşı

Covid-19 herkesi hijyen konusunu daha ciddi düşünmeye sevk etti. Kimyasallarla girdiğimiz içli dışlı ilişkiyle birlikte mucizevi güzellik ürünleri de yerini doğal içerikli ürünlere bıraktı. Kil, volkanik küller ve kolajen yeni dönemin rağbet görenlerinden.

Pandemiyle birlikte zirveye ulaşan giyimde salaşlığın yerini, yeniden sosyalleşmeye başladığımız bu dönemde en ufak buluşmalar için bile heyecanlı hazırlıklar aldı. Artık sadece ortam veya başkaları için değil, kendimizi iyi hissetmek için de güzel giyiniyoruz. Giyim markalarından TV yapımlarına pek çok sektör sosyal açlığımızı en göz alıcı şekilde bastırmamız için bizlere ilham veriyor.

#5 Dokunmanın rövanşı

İlerleyen teknoloji, çoklu dokunma özelliğine sahip cihaz ve arayüzleri hayatımıza daha çok dahil etmemize neden oldu. Fakat otomotiv başta olmak üzere pek çok sektörü etkileyen çip krizi sürece sekte vuracak gibi gözüküyor. BMW’nun bazı modellerde dokunmatik ekranları kaldırdığı haberi veya Apple’ın MacBook Pro’ların touch bar’ına yeni modellerinde yer vermemesi fiziksel tuşlara geri dönüş ihtimalini akıllara getiriyor.

Perakendede odağın tamamen e-ticarete kayacağı söylense de yüzünü geleceğe dönen markalar için manzara heyecan verici. Burberry’nin Güney Kore’deki yeni mağazası müşterilerine sanat ve sporla iç içe doğa dostu bir yaşam alanı sunarken Türkiye’den Boyner, 2021’de “Hayatı büyük yaşa, cesur yaşa” mottosuyla Boyner Cadde’yi Erenköy’de hizmete açarak perakendede dönüm noktası olma iddiasını ortaya koydu.

Pandemi döneminde mutfaklar birer kaçış alanına dönüşse de normalleşmeyle birlikte restoran deneyimini doyasıya yaşamaya hiç olmadığımız kadar hevesliyiz: Farklı kültürlerden benzersiz deneyimler yaşamak için günler öncesinden rezervasyon yapıyoruz. Turk Fatih Tutak ve Alaf gibi mekânlar tüketicinin bu hevesini doyurmak için hizmet veren bazıları.

#6 Duygunun rövanşı

Pandemi bize duygularımız olduğunu hatırlattı. Hislerimiz plazaların duvarlarından sızarak öncelikleri değiştirmeye geldi. Çalışma biçimlerinin değişmesi ve “homo sentimentalis”in yükselişi yöneticilerin ihtiyaç hiyerarşisinde empatiyi en kritik liderlik becerisi mertebesine ulaştırdı. Microsoft Türkiye’nin “Chief Empathy Officer”ı Levent Özbilgin ve Gittigidiyor’un “Chief People and Culture Officer”ı Murat Yüksel, unvanlarla gelen bu değişikliğin taze temsilcilerinden.

Pandemi, kurumlar nezdinde başarı denklemini geçersiz hâle getirdi. Bu da markaların mükemmellik yerine kusurları dürüstçe konuşmaya başladığı bir ortama zemin oluşturdu. 2022, gerektiğinde hatasını üstlenen cesur markaların iletişim zamanı olacak. “Rahat ol, o bir iPhone” diyen Apple veya “Idiots are amazing” diyen Fanta, bu markalara verilebilecek örneklerden bazıları.

Pandemiyle artan kaygı ve belirsizlik çoğu insanı çareyi astrolojide aramaya yönlendirdi. Geleceğe dair merakımız hayli kabarık. Bilgi kaynağı arayışında yüzünü yeniden spiritüel, manen iyi oluşa dönen tüketici nezdinde astroloji temelli uygulama ve programlar karar mekanizmasının önemli bir dişlisini oluşturuyor. “Dolar, kıtlık, savaş, pandemiyi bilen astrologlar” 2022’de tüketicinin iyi olma hâlini yönlendirecek rotalar gibi duruyor.

#7 Kadim olanın rövanşı

Tüketiciler artık yaşam alanlarına daha detaycı yaklaşıyorlar. Doğal olanla kurduğumuz bağı yaşam alanlarına katma ihtiyacımız, markaların da yüzünü doğal dokunuşlara çevirmesini tetikledi; tıpkı en teknolojik araçlarında ahşap ve kristale yer veren Volvo ve BMW gibi. 2022’de tasarım trendleri yüzünü hızlı modaya karşı zamansızlığa ve uzun ömürlülüğü hedefleyen köklere, geçmişe dönecek gibi duruyor.

Mumo gibi çevre dostu markalar, tek kullanımlık ürünlere alternatif üretme çabasının bir sonucu olarak doğayı doğal maddelerle, yani kendisiyle muhafaza etme trendini getirdi. 2022’de bilinçlenen tüketici kendi doğasıyla, kökleriyle teması artırarak bağ kuracak.

Etno modern her ne kadar yeni bir kavram olmasa da kendimizi, nereden gelip nereye gittiğimizi düşünmeye başladığımız son dönemde, bu harmandan doğan ürünlere ilgi artmış durumda. Anadolu motiflerinin Mr. Besk gibi sanatçıların modern yorumuyla yeniden karşımıza çıkması da böyle bir döneme denk düştü. Yorgan ustalarının fabrikasyon ürünlere yenilerek kepenk indirmesiyle kolları sıvayan Ayça Sarc’ın Mehry Mu x Yorganlar Fora koleksiyonu da yine bu dönemin meyvelerinden. 2022’de değerli gelenekleri, malzemeleri yeniden yorumlayarak yaşatacak markaların işbirliklerinin artması kuvvetle muhtemel.

#8 İnsan kaynağının rövanşı

Beyaz yakalının hayalini kurduğu uzaktan çalışma sistemi hayatın gerçeği oldu olmasına ama her an her yerde çalışılması beklentisi küresel bir tükenmişliği beraberinde getirdi. Mavi yaka cephesindeyse 2021 sonlarında baş gösteren bambaşka bir kriz var: Pandemide artan kurye ihtiyacı, yeni nesil marketler ve kargo firmalarının daha kazançlı sistemi farklı alanlarda çalışan mavi yakalıların kuryeliği tercih etmelerine neden oldu. Önümüzdeki dönemde diğer sektörler kalifiye mavi yakalı işgücü krizini çözmeye çalışırken bir meslek olarak kuryeliğin algılanışı da tartışma konusu olmayı sürdürecek. Çalışan sadakatinin düşük olduğu bu sektörde 2022’de kurye odaklılığın kendisini, bünyesindeki mavi yakalılara yönelik projelerle göstereceğini öngörmek mümkün.

Mahallenin terzisini, ayakkabı ustasını, mobilya tamircisini hatırlama zamanı geldi. Artan döviz kuru tüketiciyi 2022’de ihtiyaçlarını karşılamak için elindekileri onarmaya itecek gibi gözüküyor. Hâl böyle olunca Armut ve Temiz gibi platformların yer aldığı alanlardaki rekabet artacak. 2022’de tamir etme kaslarımızı hatırlayacağımızın emarelerini küresel pazarda da görmek mümkün. Apple’ın 2022’de hayata geçireceği Self Service Repair programıyla atmaya hazırlandığı adım, diğer kategorilerde de değişim yaratabilir.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.