Yerli film yapımcıları ve Mars arasında neler yaşanıyor?

Henüz çözüme kavuşturulamayan tartışmayı, CGV Mars Cinema Group Kurumsal İlişkiler ve Uyum Direktörü Aslı Irmak Acar ve Sinema Salonları Yatırımcıları Derneği (SİYAS) Başkanı Cenk Sezgin’e sorduk.

28.12.2018 - 17:15 | Gönül Hadımlı

Cengiz Semercioğlu dün Hürriyet’teki köşesine yerli film yapımcılarıyla salon işletmecileri arasındaki tartışmayı taşımış; Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar, Yılmaz Erdoğan ve Mahsun Kırmızıgül’ün CGV Mars Cinema Group’u boykot ettiğini ve yapımcılarla sinemacılar arasında bir kaosun başladığını belirtmişti.

Şahan Gökbakar ise bugün sosyal medyadan yaptığı bir duyuruyla, sektördeki sorunların bariz olduğunu ancak henüz kendilerinin bu konuda kesin bir karara varamadıklarını açıkladı.

Film yapımcıları ve salon işletmecileri arasında yaşanan ve henüz çözüme kavuşturulamayan tartışmayı, CGV Mars Cinema Group Kurumsal İlişkiler ve Uyum Direktörü Aslı Irmak Acar ve Sinema Salonları Yatırımcıları Derneği (SİYAS) Başkanı Cenk Sezgin’e sorduk.

“Bu bir ticarettir”

Sektördeki paylaşım esasının, gişe hasılatının “yüzde 50 sinemacıya yüzde 50 yapımcıya bölünmesi” üzerine olduğunu söyleyen Acar, yapımcıların 2011’den beri bilet başı gelirlerinin 5 TL olmasının sinemadaki promosyonla bir ilgisi olmadığını belirterek, gişeden alınan tüm gelirin paylaşıldığını ve bir kampanya olması durumunda hem yapımcının hem de sinemacının payının düştüğünü açıkladı.

Fiyat indiriminin tüketicinin lehine olduğunun altını çizen Acar, kampanya olduğunda biletlerin fiyatlarının aşağıya çekilmesini yapımcıların istemediğini söyledi. “Yapımcının istediği talepleri olumlu karşılamamız söz konusu olamaz çünkü biz tüketici lehine bir savaş veriyoruz. Biz tüketiciye biletin yanında kampanyayı bir opsiyon olarak sunarız, tüketici tercih ederse kampanyadan faydalanır” diyen Acar, kampanyanın bir zorunluluk olmadığının altını çizdi. Acar, promosyonun biletin fiyatını artırmadığını ve tamamen seçime bağlı olduğunu belirterek, bunun aksinin lanse edildiğini de sözlerine ekledi. Türkiye’deki perde sayısına bakıldığında Mars’ın pazar payının yüzde 34 olduğunu belirten Acar, “Bizim yapımcılarla bir savaşımız yok, bu bir ticarettir” dedi.

Yapımcıların bilet satışlarıyla ilgili bir şeffaflık olmadığı yönündeki beyanlarına da açıklık getiren Acar, kendilerinin Kültür Bakanlığı ile hem yapımcının hem de bakanlığın kendi filmleri bazında tüm satış kalemlerini anbean takip edebileceği bir projeye başladıklarını belirterek, ellerinden gelen şeffaflığı sunduklarını ifade etti. Acar, rekabet kuralları çerçevesinde yapımcının bilet fiyatına müdahalesinin söz konusu olmadığının da altını çizerek, sinema operatörünün indirim yapma hakkına sahip olduğuna vurgu yaptı.

“Yapımcılar fiyat politikasına müdahale etmiyor”

SİYAS Başkanı Cenk Sezgin ise yapımcıların Mars’ın fiyat politikasına müdahale etmediklerini, seyirci açısından bu işi daha ekonomik hale getirmek veya kendi satışını artırmak için her sektörde bazı promosyonların yapıldığını belirtti.

Sezgin, yapımcıların bu noktada kendi bilet satış bedelleri üzerinden alacakları payı düşürecek herhangi bir fiyat kesintisine gidilmesini istemediklerini, sinema operatörlerinin kendi ürünlerinde istedikleri indirimi ve kampanyayı yapmasının yapımcılarla bir bağı olmadığını ancak kendi eserlerinden kendi adlarına herhangi bir fiyat indirimine sebep olacak bir hamle yapılmamasını talep ettiklerini de sözlerine ekledi.

Dernek olarak bu tartışmada orta yolu bulmayı arzuladıklarını belirten Sezgin, sinema salonların da yatırım maliyetlerinin ve diğer tüm giderlerinin çok fazla artış gösterdiğini, tüm bunların sinema işletmecilerini çıkmaza sürüklediğini ve mısır satışı, promosyonlar ve reklam gelirleriyle sinema işletmelerinin içlerinde bulunduğu bu çıkmazdan çıkmaya çalıştıklarını söyledi. Bilet gelirlerinden yapımcı payı, eğlence vergisi ve diğer vergiler düşüldüğünde sinema işletmecisinin kendine kalan paranın 3,5 – 4 TL olduğunu söyleyen Sezgin, mısırın bu fiyattan satılmak zorunda olduğunu ancak eğer mısır o işletmenin giderlerini karşılayabiliyorsa, biletten gelen gelirin de amortismanını karşılayacağını ifade etti. Günümüzde yapımcıların film maliyetlerinin de çok arttığını söyleyen Sezgin, çözümün yaz-kış 12 ay boyunca izleyiciyi sinemaya çekmekte ve yapımcıları desteklemekte olduğunu, ardından gelecek problemlerin çok kolay çözüleceğini belirtti.

Dernek olarak yapımcıların kararını desteklediklerini söyleyen Sezgin, tansiyonun yüksek olmasının sebebinin bahsi geçen birkaç sinema grubunun yapımcılarla ilgili yapılacak olan yeni düzenlemeyi henüz bir araya gelip konuşamamalarından kaynaklandığını ifade etti.

Yeni sinema mevzuatı

Sektör paydaşlarını ilgilendiren bir diğer konu da meclisteki sinema kanunun değişmesiyle ilgili olan teklif. 21 Aralık’ta TBMM’ye götürülen teklifte, promosyonların yapımcının da onayıyla geçerlilik kazanmasına dair bir madde bulunurken, teklif aynı zamanda içerisinde perde reklamlarının da 10 dakikayla sınırlandırılmasına dair bir düzenleme barındırıyor.

Gelirlerinin yüzde 74,2’sinin perde reklamlarından olduğunu belirten Acar, bu durumun sadece Mars için değil tüm sinema sektörü için olumsuz bir hamle olacağını söylüyor. Sinema perdesindeki reklam süreleriyle ilgili kısıtlamanın dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığını ve tüketicinin reklamı izleyip izlememekte özgür bırakıldığını belirten Acar’a göre, bu kısıtlama tüketici için de bilet fiyatlarının artmasıyla sonuçlanacak bir süreci doğuruyor.

Sezgin’in görüşleri de Acar’ı destekler nitelikte. Eğer reklam süresi bu kadar uzun tutulacaksa, işletmeler reklamları sinema perdelerinde filmden önce göstererek izleyicileri bu reklamları izleyip, izlememe konusunda özgür bırakabilir.