“Yaratıcılığın tanımını yerle bir ettik”

Sınırların dışına çıkan fikirleriyle büyük başarılara imza atan Anomaly'nin ortağı ve global COO'su Karina Wilsher ile birlikteyiz.

10.10.2018 - 15:05 | Gönül Hadımlı

"Yaratıcılığın tanımını yerle bir ettik"

Yatay bir hiyerarşiyle yönetilen ve süreye göre değil performans üzerinden bir ücretlendirme sisteminin bulunduğu Anomaly’nin ortağı ve global COO’su Karina Wilsher, Brand Week Istanbul katılımcılarıyla buluşmadan önce sektörün statükosunu nasıl zorladıklarını MediaCat’e anlattı.

Anomaly, normların dışındaki yaratıcılığıyla 2010’dan geçtiğimiz seneye kadar altı kat büyüme kaydetmişti. Bu yıl müşteri portföyüne Coca-Cola Light, PlayStation ve NBC gibi markaları ekleyen ajans, yönetim biçimini de yaratıcı zihinlere ket vurmayacak şekilde oluşturuyor. Anomaly çatısı altında yaratıcılığı perçinlemekten başka herhangi bir şeye yer yok gibi gözüküyor.

Anomaly temelde dört ana özellik taşıyor; fikrin liderliği, mecra bağımsızlık, entegre ve multidisipliner olma. Tüm bunlar bugünlerde yaratıcı dünyanın en popüler sözcükleriyken Anomaly’ye geldiğimizde bu özellikler nasıl klişe olmaktan çıkıp gerçek birer pazarlama iletişimi felsefesine dönüşüyor?

Bunlar aslında ajanslar tarafından haddinden fazla kullanılmış, çok sık vaat edilmiş ve yerine getirilmemiş eylemler. Bizim gerçekten de -yalnızca yenilikçi modelimiz sebebiyle değil işe olan bağlılığımızdan da kaynaklanan- “normdan sapan” bir “anormalliğimiz” olduğunu söyleyebilirim. Sahip olduğumuz girişimlerden tutun da kendi IP’mizi geliştirmemize, iş stratejimizden tasarıma ve dijital dönüşüme ve hatta bazı reklamlarımıza kadar sürekli olarak sektörün statükosunu zorluyoruz.

Bugün herkes büyük fikrin peşinde. Sizce bu arayışta ne gibi bariyerler var? Anomaly daha başarılı bir iş yönetimi ve daha başarılı fikirlere ulaşmak için kendisine nasıl bir yol çiziyor?

Bariyerler yalnızca, eğer ki siz “yaratıcı fikri” kelimenin geleneksel anlamıyla algılıyorsanız mevcuttur. Yani reklamcılığın ya da iletişimin belirli sınırları olduğu ve genellikle yalnızca “kreatif departman”da oturan bir “kreatif”ten gelen fikrin kabul edildiği evrenden bahsediyorum. Anomaly’de biz yaratıcılığın tanımını yerle bir ettik ve gerekliyse tüm disiplinlerdeki iş problemlerini “yaratıcı” bir şekilde çözebilecek farklı ve cesur düşünürlere yatırım yaptık.

Anomaly’nin yatay bir hiyerarşi sistemi var. Bu sizin yönetiminize nasıl yansıyor?

Oldukça başarılı, meritokratik ve girişimci bir kültür yarattık. Yüzeysel olarak baktığınızda benim pozisyonumda “yönetmesi” daha zormuş gibi gözükebilir ama aslında tipik hiyerarşik bir yapıyı yönetmekle kıyaslandığında çok daha dinamik ve tatminkâr bir rol. Yerel ofis CEO’larından en junior yeteneklere kadar herkes kristal berraklıktaki prensipleri maksimum işbirliğiyle yürüttüğü ve herkesin elini taşın altına koyduğu müstesna bir ekibimiz olduğu için sistem çalışıyor. Kişisel egolar ve kişisel ajandalar için hiç toleransımız yok.

Brand Week Istanbul sahnesindeki oturumunuzda katılımcıları neler bekliyor? Kimler, neden sizin oturumunuza katılmalı dersiniz?

Bugünlerde sektörde çok fazla düş kırıklığı var ama aynı zamanda da sektör çeşitli yeteneklere, yeni modellere, formlara ve yaratıcılığın hızına hiçbir zaman olmadığı kadar açık. Eğer yaratıcı bir girişimciyseniz ve bugün kültürel ya da iş modeli olarak herhangi bir ilerlemeci yaklaşım bulma fikri sizi hâlâ heyecanlandırıyorsa oturumuma katılın!