TV’de yepyeni (!) bir yayın dönemi (2018)

Formüllerde ve trendlerde hem dünyada hem bizde değişen bir şey yok. Netflix, Hulu, Amazon gibi platformlar ABD’de kablo paketlerini, bizde de tematik eğlence kanallarını eritiyor. Gençler ve orta üst/üst segment buraya kayıyor. Ulusal eğlence kanallarında da üç dört tür üzerine kurulu formül programlar şekerle kaplanarak tekrar servis ediliyor.
01.10.2018 - 10:40

Sonbaharla birlikte yeni yayın dönemi başlıyor.

Aslında “yeni sezon” ifadesi artık önemini kaybediyor. Uzun uzun yıllar önce dönemin büyük reklamverenleri olan otomotiv markaları yeni modellerini eylül – ekim döneminde lanse ettiklerinden, Amerika’da kanallar yeni programlarını bu aylarda yayınlamaya başlıyordu. Bu alışkanlık zamanla tüm dünyaya yayılmıştı.

Oysa artık ocak – şubat dönemine yayılan “Mid Season” ve mayıs civarındaki “Prestige Season” göz önüne alınınca bunun çok da önemi kalmadı. Netflix’in cuma lansmanları gibi yeni alışkanlıklar da bu değişimi destekliyor.

TV dünyasının kalbindeki Amerika’ya baktığımızda ana kanallar cephesinde değişen bir şey var mı?

Aşina olduğumuz formüller

Her zamanki gibi dört ana kanalda (CBS, NBC, ABC, FOX) program yapıları korunuyor. Spor, CSI ve türevleri, Survivor gibi formatlar ve elde tutulan Big Bang Theory gibi performanslı programlar bu sezon da sahne alacak.

Genelde paranormal/bilim kurgu türünde iddialı olan FOX, bu sene bu konuda biraz daha sessiz gibi. Bu alanda sadece salı akşamları The Gifted var. Öte yandan Empire, kanalın bu sene de en büyük hit adayı.

CBS ise nostaljik denemeleriyle yine gündemde. Anlaşılan McGyver’ın performansından memnun kalmışlar ki, Tom Selleck’li efsane Magnum PI’ın yeni versiyonu ve Murphy Brown ile birlikte ekranda 80’ler rüzgârı estirmeye kararlılar.

TV'de yepyeni (!) bir yayın dönemi (2018)
ABC’de The Good Doctor, How to get Away With Murder ve Grey’s Anatomy üçlüsü ön plana çıkıyor. The Good Doctor’ın konusu klasik olsa da, Freddie Haymore’un kayda değer performansı diziyi ayakta tutuyor. Zaten hastane dramaları da ABD’nin bir başka klasiği. The Good Doctor’ın NBC’deki rakibi Blacklist’ten tanıdığımız Ryan Eggold’un başrolde olduğu New Amsterdam. Kanal, idealist bir doktorun hikâyesiyle alanı doldurmaya çalışacak. Diğer yanda sosyal medyada “Lost taklidi” olmakla suçlanan Manifest, ilgi çekici bir dizi olabilir.

Sinemanın yıldızları da televizyona kaymaya devam ediyor. Kablo ve platformlarda bunu daha net görebiliyoruz.

Showtime’da Jim Carrey’li Kidding, Netflix’te Emma Stone ve Jonah Hill’li Maniac, Hulu’da Sean Penn’li The First, Amazon Prime’da da Julia Roberts’lı Homecoming yeni sezonda akla ilk gelen güzel örnekler.

TV hâlâ güçlü mü?

Özetle, formüllerde ve trendlerde hem dünyada hem bizde değişen bir şey yok. Netflix, Hulu, Amazon gibi platformlar ABD’de kablo paketlerini, bizde de tematik eğlence kanallarını eritiyor. Gençler ve orta üst/üst segment buraya kayıyor. Ulusal eğlence kanallarında da üç dört tür üzerine kurulu formül programlar şekerle kaplanarak tekrar servis ediliyor.

Son dönemde sektörde yine hortlayan sorunun cevabını da arada vermekte fayda var. Tüm bu şartlar altında, “TV hâlâ güçlü mü?”

Soru kökünde yanlış. Kitlesel hedeflemeden granüler/mikro hedeflemeye geçilen ve mümkün olan her yerde lead/satış ve ROI odaklı planların gerçeğimiz olduğu bir dönemde “TV izlenir” veya “TV güçlüdür” diyerek geçemeyiz. Sadece peoplemeter bazlı rakamlar üzerinden 20+ ABC1 diyemeyiz. Cpp/sec veya cost per reach gibi metrikleri omurgaya koyamayız. Bunda ısrar etmek, reklamverenin ticari gerçeklerinden kopmamız anlamına gelir ki bu noktada orta/uzun vadede marka ile ajansın ilişkisi sorgulanır hale gelecektir.

Yani soru, “TV hâlâ güçlü mü?” değil, eski TV modelinin bu yeni dünyada nereye dönüşeceği. Bugün bile TV planlarını birkaç adım öteye taşıyacak ve etkisini artıracak şeyler ve kullanılabilecek birçok yazılım var.

Dört beş yıl içinde nereye gideceğimiz konusundaysa güzel örneklernden biri geçtiğimiz gün AT&T’den geldi. Xandr lansmanı TV’nin geleceği ve Adressable TV konusunda önemli bir adım. CNN gibi premium TV kanallarında bile devreye girecek olması anaakım TV kanallarının da yeni dünyaya geçişte hızlanmaya başladığını gösteriyor.

Yepyeni bir yayın döneminde, herkese iyi seyirler.