MediaCat

Özgür bir sanat deneyiminin izinde

Kapılarını ilk kez açtığı günden bu yana çok sayıda tiyatro grubuna ev sahipliği yapan Zorlu PSM’nin 2018 yılında “üretici” kimliğiyle başladığı yolun başında Alice Müzikali vardı. O günden bugüne uzanan hikâyenin detaylarını Zorlu PSM Genel Müdürü Filiz Ova’dan dinliyoruz.

Bugüne kadar çok sayıda tiyatro grubuna ev sahipliği yapan Zorlu PSM, 11’inci sezonda yeni bir marka yolculuğuna çıkıyor. Nasıl başladı bu yolculuk?

Biz bugün Zorlu PSM olarak bir kültür-sanat merkezinin ötesine geçerek kendi oyunlarını sahneye koyan, üreten bir kültür-sanat kurumu olduk. Üretici kimliğimize ilk adımları 2018 yılında BKM ve ID İletişim ile ortak yapım olarak gerçekleştirdiğimiz Alice Müzikali’yle attık. 2022’de Zorlu PSM Prodüksiyon olarak sahnelere taşıdığımız Şehirde Kimse Yokken oyunumuzla yola devam ettik. Zorlu PSM Prodüksiyon’un kendi yapımı olan Evlilikten Sahneler, Kum Zambakları ve Şehirde Kimse Yokken gibi çok sevilen oyunlarımızın ardından Kibritin Ucunda oyunu da seyircisiyle buluştu.

Ayrıca geçtiğimiz sezon başlayan ve bu sezonda da devam eden çok önemli prodüksiyonlarımız oldu. Başrollerinde Kerem Alışık, Özge Özder ve Ece Dizdar’ın yer aldığı, Cumhuriyet’in 100’üncü yılı için tasarladığımız müzikalimiz 1923 ile Uraz Kaygılaroğlu’nun William Shakespeare’e, Nezaket Erden’in Viola karakterine hayat verdiği Aşık Shakespeare beğeni gören yapımlarımızdandı. Bu iki yapımı Çolpan İlhan & Sadri Alışık Kültür Merkezi ve Piu Entertainment ile ortak gerçekleştirdik. Enis Arıkan, Şebnem Bozoklu, Yağız Can Konyalı, Helin Kandemir ve Emine Evirgen’in rol aldıkları, Craft ve Freestage ortak prodüksiyonumuz Balina oyunu ile Melisa Sözen, Ülkü Duru ve Müfit Kayacan’ın oynadıkları, Toy İstanbul ve Melisa Sözen ile ortak yapımımız Aile Yalanları da seyircisinden büyük övgüler alan başarılı yerli yapımlarımızdan.

Tiyatro bir hikâye anlatma meselesi aslında. Bazı sanat yorumcuları hikâyeyi anlatırken metnin sahnedeki öneminin zayıfladığını ve performansın öne çıktığını, yazarın tahtı yönetmene bırakmak zorunda kaldığını söylüyor. Bugünkü tiyatro yapısı içerisinde metin ve performans arasındaki ilişkinin dinamikleri sizce nasıl değişti?

Aslında bu bahsettiğiniz disiplinlerin hepsi bir bütünü oluşturuyor. Tiyatro bir ekip işi. Her artistik perspektif, bir sanat disiplinine farklı yorumlar getirebilir. Burada yazar, yönetmen, oyuncu veya müzisyen, hepsi kendini üretimine yansıtır ve bütünsel bir sonuçla karşılaşırız. O yüzden birini diğerinden ayırmak çok doğru olmayacaktır. Çok iyi yazılmış bir metin, iyi oyunculuklar, iyi reji veya doğru teknik altyapıyla buluştuğunda ortaya güzel bir işin çıkmama ihtimali oldukça güç. Bizim kendi oyunlarımız olan
Aşık Shakespeare, Balina, Aile Yalanları veya 1923… Hepsinin ardında alanında uzman ve gayretli, her biri kendi disiplininde başarılı isimler var. Dolayısıyla bir kişiden ziyade her projede yetenekli kolektiflerin olduğunu ve emeği olan herkesin bu başarıya katkısı olduğunu ifade etmekte yarar var.

Pandemiyle birlikte hayatın her alanında olduğu gibi kültür-sanatta da bir dijitalleşme süreci geçirdik. Dijital sergi ve müzelerle tanıştık mesela… Artan dijitalleşmenin tiyatro üzerinde nasıl bir etkisi oldu? Pandeminin ardından hayat normale dönerken, teknolojiler halkın kültür sanat etkinliklerine, özellikle tiyatroya ulaşımı kolay olmayan kesimlerine imkânlar sağlamaya devam ediyor mu?

Bu dönemde sanatseverlerin ilham verici, özgür ve yaratıcı bir sanat deneyimine ulaşabilmelerini sağlamak adına PSM Online ile Zorlu PSM YouTube kanalımız için oluşturduğumuz program serilerimizle birlikte tüm dünyadan izleyicilerimize ulaşmayı hedefledik. Tiyatronun kültleşen eserlerinin günümüz perspektifinden yorumlandığı kesitleri seyirciyle buluşturan Dijital Sahne, #PSMyleKal kapsamında düzenlenen PSM Online dijital platform konserleri, İbrahim Selim ile Bu Gece, Bir Masaya Oturduk, Teras Noir, Sahne Tozu Yutanlar ve daha birçok online konserden tiyatroya, panellerden şov programlarına kadar geniş bir yelpazede içeriklerimizi sunarak PSM Online ve Zorlu PSM YouTube üzerinden tüm izleyicilerimiz ile kısa sürede buluşabildik. Bu dönemde çoğu online içeriğimizle 1,5 milyondan fazla izleyiciye ulaştık. Online olarak gerçekleştirdiğimiz tek bir canlı etkinliğimizle 17 binden fazla seyircimize ulaşabilme fırsatımız oldu. Bu sayede coğrafi engeller başta olmak üzere farklı birtakım nedenlerle Zorlu PSM’ye gelememiş ya da içeriklerimizi izleyememiş seyircilerimize de ulaşarak, çok daha geniş bir buluşma noktasına dönüşebildik. Sanatseverlerin bu yoğun ilgisi yüzümüzü güldüren ve bizi sonraki sezonlar için motive eden en önemli
unsurlardan biri oldu. Hâlâ da bu konu üzerinde çalışmaya özen gösteriyoruz.

Bizi yalnız bırakmayan izleyicilerimiz ve o dönemden bugüne 600 binden fazla aboneye ulaşan Zorlu PSM YouTube kanalımız için yeni sezonumuzda da programlarımızı üretmeye ve izleyicilerimizle buluşturmaya devam ediyoruz.

Türkiye’de kültür-sanat için en büyük platformların başında Instagram geliyor. Biz de bu mecrada oldukça aktifiz. Özel içerikler yaratıyoruz ve bunun yanı sıra programlarımızı anlık olarak paylaşıyoruz. Bu sayede bizi takip eden kitlemizle yoğun bir etkileşim ve samimi bir ilişki geliştirebiliyoruz.

2024 ajandanızda hangi gündem maddeleri, ne gibi yenilikler var?

Bu sezon da müzikseverlerin heyecanla bekledikleri Sónar Istanbul’un sekizinci edisyonunu gerçekleştirmeye hazırlanırken, ikonikleşmiş ve müzik dünyasının starları arasında yer alan müzisyenleri ağırladığımız PSM Loves Summer serimizin üçüncü edisyonu da Kerala Dust, BADBADNOTGOOD, Blonde Redhead, Black Pumas, Blondshell ve Fontaines DC’nin sahne alacakları line-up’ıyla müzikseverlerle buluşacak. Geçen sene Kings of Convenience projesiyle harika bir konser gerçekleştiren Erlend Øye bu yıl La Comitiva projesiyle konser vermeye hazırlanırken Nouvelle Vague, Monica Molina, Cosmic Crooner veya ENGIN gibi kült ve alternatif seslerin konserlerine de bu yıl ev sahipliği yapacağız. Bu yılın güzel sürprizlerinden biri de Cem Yılmaz’ın uzun bir aranın ardından CMXXIV adını taşıyan tek kişilik stand-up gösterisinin ilk kez Zorlu PSM’de seyircilerle buluşacak olması.

Yine dolu dolu bir sömestr programının ardından dünyanın dört bir yanında ses getiren uluslararası şovlarımızı izleyicilerimizle buluşturuyoruz: “Spider-Man: Into The Spider-Verse Live in Concert” Türkiye’de ilk kez 3-4 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek. Tony Ödülleri başta olmak üzere 20’den fazla uluslararası ödüle layık ve aday gösterilen Slava’s Snow Show ise ülkemizde gördüğü yoğun ilginin ardından 28 Şubat-3 Mart tarihlerinde yeniden izleyicilerimizle buluşacak.

İlgili İçerikler

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.