Türkiye nasıl bir algı yönetimi stratejisi kurgulamalı?
“Darbe ve terör karmaşasının toplum psikolojisine etkisi”
Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat, Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü
İnsan fizyolojisi ve doğası iki hususa karşı çok kolay zedelenebilir. Bunlardan birincisi açlık, ikincisi ise şiddettir. Açlık durumunda, metabolizmamız bozulur. Hücrelerimiz ölür. Organ ölümü ve beyin ölümü gerçekleşir. Şiddete maruz kalma durumunda ise, kişinin temel aidiyet duygusu ve temel güven hissi kaybolur. İçsel dünyasında karmaşa yaşamaya başlar. Kendine güvenmeyince, en yakınındaki insanlara ve yaşadığı topluma güvenemez. Yaşanmakta olan bu kaosun yarattığı belirsizlik duygusuyla bu tablo daha da alevlenir. Kişiler önlerini göremez, ileriye yönelik plan yapamazlar. Kendi mesleki kariyerlerinde yaratıcılık ve üretkenlikleri bozulur. Yaşadıkları ülkeye güvenemedikleri için başka aidiyet arayışlarına girerler. Başka ülkelere göç etme planları yaparlar. Evlatlarını yabancı ülkelerde okutma planı yaparlar. Ama tüm bu yaşananlar neticesinde gergin, mutsuz hissederler. Kararsızlığı daha koyu yaşayan bireyler için yaşananlar çok daha zor olur. Bu bireyleri gelecek hayat diliminde depresyon, panik bozukluk ve diğer çeşitli ruhsal hastalıklar beklemektedir.
Siyasi belirsizliğin yaratacağı ekonomik belirsizlik sonucunda yaşanacak iş kayıpları ve maddi güçlükler evi geçindirme sorunlarına dönüşerek yazımın ilk başında bahsetmiş olduğum açlık tehdidini güçlendirecektir. Bu boyut eklenince her şey çok daha zorlaşacaktır.
İşte, yaşanan terör olayları ve darbe girişiminin toplum üzerindeki ruhsal etkilerini bu şekilde özetleyebiliriz.
İlerlemek için sayfa numaralarını kullanabilirsiniz.