Türkiye nasıl bir algı yönetimi stratejisi kurgulamalı?
“Medyanın eski kutuplaşmış yapısı kırıldı”
Ayşegül Molu, Reklamcılar Derneği Genel Müdürü
15 Temmuz darbe girişimi sosyal, siyasi ve ekonomik boyutlarıyla nesiller boyu tartışılacak kadar önemli bir olgu. Darbe girişiminin halka yönelen boyutu hepimizi korkuttu. Öte yandan bu cüret ve vahşet, bir araya gelmemize de vesile oldu. Bir milli mutabakat hükümeti gerçekleşir gerçekleşmez, bunu bilemem. Ama bir milli mutabakat ruhunun doğduğu bunun da sosyal medyaya da yansıdığı kesin.
Basın 15 Temmuz sonrası birlik beraberlik çağrısında bulunan ilanlarla donandı. ATCW’nun “Biz Milletiz Türkiye’yi Darbeye Teröre Yedirmeyiz” kampanyası oldukça dikkat çekti. Medyanın eski kutuplaşmış yapısı kırıldı, kamu ve özel yayın kuruluşlarında daha çoğulcu, eşit temsile yönelen bir yapı oluştu. Hükümetin OHAL kararının ardından, iç piyasayı canlandıracak bir dizi adım atmaya başlaması da oldukça ümit verici. SGK – vergi borçlarının yapılandırılması, konut kredilerindeki düşüş, inşaat şirketlerinin kampanyalar yapması, kredi kartlarının taksitlendirilmesi gibi adımlar…
Ayrıca Rusya ile yakınlaşma ve turizmdeki kıpırdanmalar, tüm bunlar Türkiye’nin geleceğe olumlu bakması için önemli işaretler. Medya ve reklam yatırımlarında yılsonu itibarıyla belli bir daralma görülebilir. Yaz durgunluğu, bayram suskunluğu ve ardından darbe girişimi yılın ikinci yarısını epeyce sarstı. Ancak yeni normallerle hayata bakmak durumundayız. Daralma olabilir. Duraklama veya büsbütün kesintiye ise, ülke olarak hiç tahammülümüz yok.
İlerlemek için sayfa numaralarını kullanabilirsiniz.