Markalar geleceğe koşuyor, ya siz?

Diş fırçamızın diş hekimimiz olduğu, deterjan siparişlerini çamaşır makinemizin verdiği bir düzene hazır mıyız? Daha da önemlisi iletişimciler, reklamcılar olarak geleceğe bu kadar hızla koşan markalarla aynı hızda koşabiliyor muyuz?
01.06.2018 - 10:34

2020 yılına geldiğimizde dünyada 30 milyardan fazla cihaz birbiriyle iletişim halinde olacak. Bu, ortalama bir evde yaklaşık 50 cihazın birbiriyle konuşacağı anlamına geliyor. Peki, bunun ekonomideki yansıması ne olacak? IoT, yani nesnelerin internetine yönelik harcamaların yaratacağı yeni iş hacminin yaklaşık 6,2 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. IoT’nin ayrıca ülkelerin hasılalarının büyümesine 2030 yılına kadar 10 ila 15 trilyon dolar arasında katkıda bulunacağı öngörülüyor.

Bu büyük dönüşüme biz tüketiciler ne kadar hazırız bilemiyorum ancak markaların büyük bir hızla hazırlandığına daha sık tanık olmaya başladık.

Markalar geleceğe koşuyor, ya siz?

Veri analitiği ve IoT markaların odağında

Veri son 10 yılda 1000 kat arttı. Pek çok büyük marka verinin yaratıcı ve tüketici odaklı kullanımına odaklanmış durumda. Bu konuda bir yandan regülasyonlar, yasalar daha sıkı bir şekilde düzenlenirken diğer yandan markalar tüketicisinin ihtiyaçlarını hızla veri kullanarak tespit etmek ve bu ihtiyaçlar için geliştirecekleri çözümleri, onlar talep etmeden sunmak için çalışıyorlar.

Nisan ortasında İstanbul’da düzenlenen Global Girişimcilik Kongresi’nde P&G Global CDO’su (Chief Data Officer) Guy Peri ile Türkiye ve P&G Kafkaslardan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu, P&G’nin dijital dünyadan beslenerek geliştirdiği pek çok inovatif çözümü katılımcılarla paylaştılar.

MediaCat Mayıs sayısı sizlerle

Tüketici olarak hamilelik zamanımızı bizden önce tahmin edebilen bir cihaza hazır mıyız? Biz hazır olsak da olmasak da ClearBlue Dijital Ovülasyon Testi bunu yüzde 99 doğrulukta bilebiliyor. Ya da Skin Advisor isimli bir mobil uygulama cilt yaşımızı hesaplayarak bize ürün önerebiliyor. Oral-B’nin Genius diş fırçasının aynı zamanda sanal diş hekimimiz olması avantaj mı, dezavantaj mı? Öyle bir diş fırçası ki taşıdığı sensörlerle diş fırçalama alışkanlıkları üzerinden kullanıcılara özel raporlar çıkarabiliyor. Üstelik bu saydıklarım gelecekte değil şu anda geliştirilmiş ve kullanıma sunulmuş ürünler.

Veri analitiğinin satışlara katkısı yüzde 50

Tankut Turnaoğlu veri analitiğinin doğru tüketiciye doğru ürünü sunmaktan insan sağlığını iyileştirmeye kadar birçok alanda kritik olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda veri analitiğinin şirketlere hedefli pazarlama konusunda da önemli fırsatlar sunduğunu, anlattığı örneklerden görebilmek mümkün. Uluslararası bir market zinciri ile hayata geçirdikleri bir projede elektrikli diş fırçası alma eğilimi gösteren tüketiciler belirlenerek bunlara özel kampanyalar hayata geçirilmiş. Kampanya sonucunda satışlar beş kat artmış. Veri analitiğinin satışlara katkısının yüzde 50 olduğunu belirtiyor Turnaoğlu.

P&G’nin 160 yıl önce kurduğu araştırma bölümünde anketörler kapı kapı gezerek bilgi topluyorlardı. Bugün aynı bölüm duruyor ama artık bölüm yöneticileri veri bilimciler. Üstelik o günlerde marka yöneticileri ile pazarlamacılar doğrudan konuşup anlaşabiliyorken şimdilerde birbirlerini daha iyi anlayabilmeleri için arada tercüman olabilecek yeni meslekler türedi.

5G kilometre taşı olacak

Nesnelerin interneti ve veri analitiği şirketler için bu kadar önem kazanmışken P&G gibi kendi inovasyon ve veri merkezlerini kuracak kaynağa sahip olmayan şirketler ne yapacak? İş dünyasının dijital dönüşümüne öncülük etmek için uzun süredir hazırlanan pek çok teknoloji şirketi var. Vodafone bunlardan biri.

Vodafone Türkiye Kurumsal İş Birimi İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Şahin, Vodafone’un nesnelerin interneti konusunda 25 yıldır çalıştığını ve amaçlarının şirketlerin dijital dönüşümüne öncülük etmek olduğunu söylüyor. 5G hızının 4G’nin 100 katı olduğunu söyleyen Şahin, 5G ile birlikte nesneler arasındaki iletişimin hızlanacağını belirtiyor.

Markalar geleceğe koşuyor, ya siz?

Meltem Şahin nesnelerin internetine yatırım yapanların yüzde 63 gibi yüksek bir oranda geri dönüş aldıklarını belirtiyor. Şahin, Vodafone olarak ne yapacağını bilen şirketlere destek vererek iş ortaklığı yaptıklarını, ne yapacağını bilmeyen şirketlere ise rehberlik yaptıklarını söylüyor. Amaçları her ev, her araba ve her insanın yarına daha iyi hazırlanmasını sağlamak.

Markalar hazır ya biz?

Diş fırçamızın diş hekimimiz olduğu, çamaşır ya da bulaşık makinemizin tükenen deterjan siparişini bize sormadan kendisinin verdiği bir düzene hazır mıyız? Daha da önemlisi iletişimciler, reklamcılar olarak geleceğe bu kadar hızla koşan markalarla aynı hızda koşabiliyor muyuz?

Özellikle Brand Week Istanbul ve Digital Age Summit gibi etkinliklerle bu yetkinliğimizi artırmaya çalışıyoruz. 5-9 Kasım 2018 tarihlerinde kimselere randevu vermeyin. Sınırları zorlayacak pek çok fikirle buluşalım ve biz de yarışta güçlenelim.