MediaCat

Mario Levi’ye veda…

Geçtiğimiz günlerde hayata veda eden yazar, gazeteci ve iletişim eğitmeni Mario Levi’yi hayatına dokunduğu reklam profesyonellerinin hatıralarıyla anıyoruz.

Dört yıldır mücadele ettiği kolon kanseri sebebiyle 66 yaşında aramızdan ayrılan yazar, gazeteci ve iletişim eğitmeni Mario Levi son yolculuğuna uğurlandı. Levi için Acıbadem Musevi Mezarlığı’nda düzenlenen cenaze törenine Türk Musevi Cemaati Lideri İshak İbrahimzadeh’in yanı sıra ailesi, dostları ve sevenleri katıldı.

Ardında “İstanbul Bir Masaldı”, “En Güzel Aşk Hikayemiz”, “Bir Şehre Gidememek”, “Lunapark Kapandı” ve “Size Pandispanya Yaptım” isimli kitaplarının da bulunduğu pek çok eser bırakan Levi, 1957 yılında İstanbul’da dünyaya gelmişti. 1975 yılında Saint Michel Fransız Lisesi’nden, 1980 yılında İstanbul Üniversitesi Fransız ve Roman Filolojisi’nden mezun olan Levi, ilk öyküsünü 1975’te kaleme almış; 1984 yılından sonra Hokka dergisi, Şalom, Cumhuriyet Gazetesi, Cumhuriyet Dergi, Stüdyo İmge, Gösteri, Milliyet Sanat, Argos ve Oksijen gibi yayınlarda köşe yazarlığı yapmıştı. Aynı zamanda bir iletişim eğitimcisi olan Levi, sektörde pek çok insanın hayatına dokunmuş, sevgiyle anılan muteber bir isimdi.

Mario Levi’nin öğrencilerinden biri olan 4129Grey Kreatif Direktörü Setenay Özcan Yıldırım, derslerinin hayat dersi gibi geçtiğini ifade ettiği Mario Levi’yi, şu sözlerle anıyor: “2001 yılında üniversitede okurken Mario Levi’nin okulumuzda ders vermeye başladığını duydum. Yazarlığına hayrandım, kendisiyle tanışmak, dersini almak için can atıyordum. Ancak farklı bir bölümde ders veriyordu. Ne yapıp edip dersini seçmeli olarak almayı başardım. Mario Hocanın “yaratıcı yazarlık” dersleri, hayat dersi gibi geçerdi. Sohbeti, samimiyeti, hayatı yorumlayış biçimi beni büyülemişti. Birinci dönemin final sınavında, “Birine mektup yazın ve mektubunuza onun ağzından cevap verin” demişti. Tüm hünerlerimi sergilemeye çalıştığımı hatırlıyorum. A+ almıştım finalden. Mektupları bana geri verirken, ‘yazmaya devam et’ dediğini hiç unutmam…”

Bugün Büyük Balık Yönetici Kreatif Direktörü olarak kariyerini sürdüren Murat Yaylagül de eğitim hayatında Mario Levi’yle yolu kesişenlerden. Yaylagül, “Mario Levi ilk reklam yazarlığı hocamdı. Dersinde ne reklamdan ne de yazarlıktan konuşurduk. Hayat hakkında, filmler hakkında, kitaplar hakkında konuşurduk. Tam da bu yüzden iyi bir reklam yazarlığı hocasıydı. Cilala-parlat diyerek karate öğreten Miyagi ustaydı. Sayesinde o İstanbul’u ne kadar seviyorsa ben de mesleğimi o kadar sevdim. Ama onla ilgili en çok bunu değil bir süper güç gibi yüzündeki ifadeyle yarattığı sükun hissini hatırlayacağım” diyor Levi’yle ilgili.

WPP Kıdemli Danışmanı Tuğbay Bilbay ise “gönüldaşlık” olarak betimliyor Levi’yle ilişkisini: “Her ölüm erkendir ama bu ölüm çok erken oldu. Hasta olduğunu bilmiyordum. Neler neler bilmiyoruz bu hayatta? Mario Levi ile gönüldaşlık ilişkimiz vardı. Ben onun öykülerini sevdim. Uzun ama pusulasız olmayan cümlelerini, arada medyada karşılaşınca içime bir uzak akrabanın tanıdıklığıyla akan huzur dolu sesini sevdim. Türkçeye ve ülkemize olan sevgisini sevdim. Reklama kazandırdığı onca çalışkan ve yetenekli, yazmayı bilen öğrencileriyle karşılaşa karşılaşa daha da sevdim. Tanışıklığımız da buradan gelir. Beni arayıp ara sıra iyi bir öğrencisini tavsiye ederdi. O çocukların çoğu şu an iyi yerlerde. Toprağı bol olsun. Eserleri ile yaşayacak…”

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.