“Kurumsal kimlik konusunda takıntılıyız”

Kahve Dünyası'nın 2019 rotasını, şirketin yönetici ortak ve genel müdür koltuğunun sahibi Kaan Altınkılıç'la konuştuk.

05.02.2019 - 17:14 | Tuğba Dülger Özöğretmen

"Kurumsal kimlik konusunda takıntılıyız"

2019’da yeni pazarlara açılmayı planlayan Kahve Dünyası, ne gittiği ülkeye ne de şehre göre değişmekten yana. “Bir gün asla Coffee World tabelası görmeyeceksiniz” diyor Kaan Altınkılıç.

Uzmanlık alanlarının dışında kalan “çay”ı markaya dahil etmenin ise markanın karakterine zarar verebileceğini düşünüyor. Yeni nesli yakalama yolunda mobildeki ve deneyim mağazacılığı ayağındaki varlığını pekiştiren marka, dünyada bir ilk olacağını söyledikleri yeni platformları Bitmeyen Kahve’nin lansmanı için de gün sayıyor.

Yurtdışındaki büyüme planlarıyla başlayalım. Ne kadar yol katettiniz?

Bildiğiniz gibi Kahve Dünyası 2000’li yılların ortasında kurulmuş bir Türk firması. Parmakla sayılacak kadar kafenin bulunduğu o yıllarda oturtulmuş ve zaman içerisinde hem hatalarla hem de önemli stratejik adımlarla bugüne dek gelmiş bir firma. Bugün, dünya çapında büyük şirketlerle bir tutulan bir yerdeyiz. Hatta araştırma raporlarına göre, tercih edilme ve bilinme gibi birçok noktada onlardan daha öndeyiz.

Türkiye’de yüzde 40 oranında bir büyüme oranına sahibiz. Yurtdışındaki büyümeye özellikle odaklanmamızın sebebiyse orada yapacak çok işimizin olması. Böyle bir Türk markasını, markalaşma anlamında dünyada çok iyi yerlere getirebiliriz gibi bir vizyonumuz var. Henüz dört beş ülkede varız; İngiltere, Romanya, Suudi Arabistan, Kuveyt ve yakında Dubai… Kahve tüketiminin genel ya da kişi bazında iyi olduğu ülkelerde yokuz. Biz de Turquality gibi desteklerle şansımızı farklı pazarlarda denemek istiyoruz. Turquality’de ilk beş senelik desteği bitirdik, ikincisine başvurduk.

Bu açılım 2019’daki öncelikli gündem maddelerinizden biri mi olacak?

Birinci sırada olmamakla birlikte, mağaza bazında büyümeyi sağlamak gündem maddelerimizden biri. İlk sırada genel büyüme var. Ancak ne kadar mağaza açarsak o kadar büyüğüz demememiz gerektiğini biliyoruz. Bu, perakendede özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta. Çünkü bizden daha fazla mağazası olup yarımız kadar cirosu olmayan birçok firma var. Bu, verimliliği optimal bir operasyon değil. Bizim de öngördüğümüz böyle bir büyüme değil, bu yüzden de bayilik vermiyoruz. Dolayısıyla nerede ve nasıl büyüyeceğimiz gibi başlıklar, bu hedefin altını dolduruyor. Bunlardan ikisi de hem Türkiye’deki hem de yurtdışındaki penetrasyonu artırmak.

Londra mağazasında işler nasıl gidiyor?

Londra mağazasını açarak, yabancı tüketicinin, ismi, cismi, konsepti Türk olan bir kahve zincirine nasıl yaklaşacağı sorusunu cevaplamak istedik. Şu anda ise iyi ki açmışız dediğimiz, en optimal mağazalardan biri. İsmi Türkçe olan, Türk kahvesinin tüketildiği, yanında ikramların verildiği, masaya servis konseptiyle ilerlenen, tasarım anlamında da çok geleneksele kaymadan Türk örf ve âdetlerini yansıtabilecek bir kahve zincirinin dünyanın en büyük metropollerinden birinde, çevresindeki zincirlerden daha iyi şekilde hayatta kalabildiğini gördük. Bu yüzden orada daha da yaygınlaşmak istiyoruz.

Konsepti yerelleştirme gibi bir stratejiniz var mı?

Bizim en takıntılı olduğumuz noktalardan biri kurumsal kimlik. Çünkü ben Türkiye’de bu konuda gidilecek çok yol olduğunu düşünüyorum. Sokağa çıktığınızda sponsorluklar almış; tenteleri, kapıları markalarla kaplı kafeler, restoranlar görürsünüz. Bu bir gelir modeli. Yurtdışında buna çok kolay rastlanmıyor. Türkiye’de, kısa dönemli para kazanmaktan çok uzun dönemli markalaşıp, temel adımlar üzerine kurulmuş bir perakendeci olma önceliği ortada kalmış.

Biz ise Kahve Dünyası herhangi bir ülkeye ya da şehre gittiği zaman değişmez diyoruz. Tasarımıyla, duruşuyla, kurumsal kimliğiyle ve ürünleriyle böyledir. Ancak adaptasyonlar gerekiyorsa, lokal marketteki tüketim dinamiklerini iyi bir şekilde analiz edip, ona göre hareket edebiliriz. Fakat bu hiçbir zaman ana ürünleri ve logoyu değiştirmek ya da şirketin ismini Coffee World yapmak kadar temel şeyler olamaz.

Belki Çin pazarı için bu adaptasyonlar ağırlıkta olabilir, ne dersiniz?

Evet, eğer Çin’e girişimiz gerçekleşirse, burada yaptığımız adaptasyonlar büyük ihtimalle bugüne dek yapmadığımız büyüklükte olacaktır. O yüzden tüketim dinamiklerinin bizden çok farklı olduğu ülkelerde “master franchise” yöntemiyle ya da stratejik ortaklıklar kurarak ilerliyoruz.

Yakın zamanda büyük kahve ve çay markalarının işbirliklerine tanıklık ettik. Kahve Dünyası’nın çaydan uzak durma yönündeki ısrarı devam eder mi?

Bu çay sorusunun birçok farklı cevabı var. Biz kahve ve çikolata üreticisiyiz. Kahve Dünyası bizim B2C tek firmamız. Bu yüzden nihai tüketici bizi Kahve Dünyası’yla biliyor. Ürünlerimizin yüzde 95’ini kendimiz üretiyoruz. İyi kalitede üretilen çikolatalar, kahveler, dondurmalar, pastalar bizim için bu kadar önemliyken, hiç bilmediğimiz ve müşteriye, en iyisi olduğundan emin olduğumuzu söyleyemediğimiz bir platform olan çayı, mağazalarımızda satmayı tercih edeceğimizi düşünmüyoruz.

İkincisi kimlik tarafı. Kahve Dünyası’nın belirli bir konsepti var, burayı farklılaştıran unsurlardan bazıları kahve ve çikolatanın birlikte satılması, masaya servis yapılması ve Türk kahvesi odaklı bir kahve zinciri olması. Çay satmak gibi bir adım bu karaktere zarar verebilir.

Yeni nesli yakalama konusunda nasıl önlemleriniz var?

Yarı kurumsal yarı aile şirketi olmanın verdiği esnekliğin, kolay adaptasyonun ve hızlı erişimin avantajlarını kullanarak, yarattığımız deneyimi biraz değiştirmeye çalışıyoruz. Geçen sene kasa sistemlerimizi değiştirdik, CRM departmanımızı kurduk, sanal mağazamızı baştan yarattık, mobil uygulamamızı lanse ettik. Getir gibi modern tüketim platformlarına dahil olduk. Bu yıl Bitmeyen Kahve adlı bir platform yaratacağız. Bunun için büyük bir lansmanımız da olacak. Burada aylık bir üyelik modeliyle, Kahve Dünyalarında istediğiniz kadar filtre kahve tüketebileceksiniz. Bunun dünyada başka bir örneğiyle de karşılaşmadık.

Farklılaşma konusundaki önemli başlıklardan biri de deneyim mağazacılığı. Siz de geçtiğimiz dönemde deneyime yönelik farklı tarzda mağazalar açmıştınız.

Üretici kimliğimizi yansıtmak ve tüketicinin bunu birebir deneyimleyebilmesi için Kahve Dünyası fabrika konseptini yarattık. Veli Efendi için müze belgemizi de aldık, yakın zamanda orada bir çikolata müzesi de olacak. Burada 200 yıllık makinelerle birlikte eski tarz bir çikolata üretimi söz konusu. Biz de tüketiciyi bu deneyimle bambaşka bir boyuta taşımayı hedefliyoruz.

Bunların yanında Kahve Dünyası Al-Götür konseptini yarattık. Bu da 30-100 metrekare arası, daha ulaşılabilir, gençlere ve daha mobil yaşayan insanlara yönelik bir zincir.