“Evden çalışmaya inanmıyorum”

CMO Society buluşmaları kapsamında Yemeksepeti Park'a gerçekleştirdiğimiz ziyaretten notlar.
02.05.2018 - 11:01

Özel ve kapalı bir topluluk olan CMO Society pazarlama, marka kökenli CEO ve genel müdürler ile genel müdür yardımcıları ve CMO’lardan oluşuyor. Her ay farklı etkinliklerde buluşan topluluğun Nisan ayındaki duraklarından biri Yemeksepeti Park’tı. Yemeksepeti’nin kurucusu Nevzat Aydın CMO Society üyelerini ağırlarken aynı zamanda Yemeksepeti‘nin kültürü ve yeni ofisiyle ilgili detaylı bilgiler verdi.

Ofislerde global insani kapasitenin altı metrekare olduğunu belirten Nevzat Aydın, gerçekten de Türkiye’nin en yeni nesil ofis ortamını tasarlamış. 10 bin metrekarelik bir alana yayılmış olan Yemeksepeti Park’ta şu anda 534 kişi çalşıyor. Ofis, büyüme potansiyelini de dikkate alınarak tasarlanmış.

CMO Society üyeleri Yemeksepeti Park'ta buluştu

Şirket kültürü ofis ortamına yansımış

Yemeksepeti çalışanlarının yaş ortalaması 26,5. Y ve Z Kuşakları çalışıyor ağırlıklı. Nevzat Aydın, şirket kültürünü ofis ortamına yansıtmaya çalıştıklarını belirtiyor ve “kendilerine ait hissedecekleri, kendi hayatlarının bir parçası olacak bir yer tasarlamaya çalıştık” diyor. Dinamizm, şeffaflık, takım çalışması, iletişim. Ofisin dekorasyonunu yaparken dikkat ettikleri kriterler. Ofis dekorasyonunu bu dört konseptin üzerine inşa etmeye çalışmışlar.

“Evden çalışmaya inanmıyorum”

Şirket içi iletişimi çok önemsediklerini belirten Aydın, bu amaçla asansörlerde şirketle ilgili bilgileri paylaştıklarını belirtiyor. Binanın girişindeki split-flap ekran üzerinden ise o güne özel bazı bilgiler (o gün doğum günü olanlar vb.) geçiyor. Şirket içi iletişimi güçlendirecek her şeyi bu board üzerinden yapıyorlar. Binada çok sayıda modern sanat eserlerine rastlamak mümkün.

“Evden çalışmaya inanmıyorum”

Önlenemez beyin göçü

Her bir işe alım sürecinin kurum kültürünü şekillendirmek için bir fırsat olduğunu belirten Aydın, tek engel olamadığı durumun yurtdışına gidişler olduğunu belirtiyor. Aydın pek çok şirketin yaşadığı problemi şöyle özetliyor: “Çalışanlar yurtdışına gidiyor. Tek rekabet edemediğimiz nokta bu. Top 50 insanımızın on üç on beşini yurtdışına kaybettik. Önemli bir beyin göçü var. Bu yüzden de durmuyoruz. Aidiyeti yükseltmeye çalışıyoruz.”

“Evden çalışmaya inanmıyorum”

Ev rahatlığında ofis

Yemeksepeti Park hatırı sayılır bir yatırımla hayata geçmiş gibi görünüyor. Neden bu kadar büyük bir yatırım yaptığını sorduğumuzda Aydın’ın yanıtı şu oluyor: “Evden çalışmaya inanmıyorum ama ev rahatlığında ofiste çalışmaya inanıyorum. Arkadaşlarımızın evlerinin rahatlığında çalışmalarını sağlıyoruz.” Pek çok girişimciye ilham olacak bir durumdan söz ediyoruz. Start-up’lar için en önemli nokta belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra artık o büyüklüğün gereklerini yerine getirmek. İşte o konuda da Nevzat Aydın’dan ders niteliğinde bir tespit: “Artık bir start-up ya da girişim değiliz. Ben de girişimci değilim, iş insanıyım.” Bu nedenle de start-up ruhunu kaybetmeden şirket büyüklüğünün gereklerini yerine getirmiş. İş dünyasının Yemeksepeti Park ve Nevzat Aydın’ın deneyimlerinden çıkaracağı pek çok içgörü ve ilham noktası var.

“Evden çalışmaya inanmıyorum”

“Evden çalışmaya inanmıyorum”