Dijital dünyada son yıllarda şu vaadi çok sık duyduk: “Sadece senin için.” Müzik listelerimiz, film önerileri ve hatta sosyal medya akışları, görünmez bir el tarafından özel dikim elbiseler gibi üzerimize giydirildi. Gün geçtikçe bu hiper-kişiselleştirilmiş kozaların içinde bir şeylerin eksikliğini daha çok hissetmeye başladık.