Sağlıklı markaların devri başladı!

İnsanların yaşam tarzları, tüketim alışkanlıkları değişim gösterdikçe, markalar da değişimi yakalamak zorunda kalıyor. Bu değişim içerisinde etkin bir şekilde var olmak için ajansların ve markaların iletişim ve pazarlama stratejilerini güncellemesi gerekiyor.

Advertorial 08.07.2019 - 09:13 | MediaCat

Sağlıklı markalar denildiğinde aklınıza ilk ne geliyor?

Durun tahmin edelim; ilaç firmaları, medikal cihazlar, hastaneler ve bilimum sağlık sektörü altında bulunan kategoriler. İlk etapta siz de bu şekilde tahmin ettiyseniz bir düzeltme yapalım. Bu yazıda sağlık sektöründen değil “sağlıklı markalardan” bahsedeceğiz.

Nedir bu sağlıklı markalar?

Dünya her zaman olduğu gibi hep bir değişim içerisinde. İnsanların yaşam tarzları, tüketim alışkanlıkları değişim gösterdikçe, markalar da bu oluşumun içerisinde değişimi yakalamak zorunda kalıyor.

Nielsen’in yapmış olduğu “2020 Yılında Yiyecek ve İçecek Pazarında Tüketici Tercih Eğilimi” araştırması sonucu gösteriyor ki tüketiciler doğal, saf ve organik olan ürünlere yöneliyorlar. Özellikle tüketiciler tarafından sürdürülebilir ve etik üretim konusuna duyarlılık gün geçtikçe artıyor. Sunulan gıda ürününün tüketiciye ve topluma zarar vermeden çevreci bir yaklaşımla sunulmasının son derece önemli olduğu belirtiliyor.

Aslında konuyu detaylıca incelediğimizde bu durumun sadece yiyecek ve içecek sektörünü değil, bütün sektörleri kapsadığını görebiliriz. Çünkü insanların tercihleri, eğilimleri değişiyor. Bu yeni oluşumda artık insanlar bireysel refahtan çok kolektif refah anlayışına evriliyorlar. İnsanların önem verdikleri para, statü ve kişisel başarı yerini bireysel özgürlük, sağlık, mutluluk, yaşama saygı, samimiyet gibi kavramlara bırakıyor.

Bu değişim daha iyi bir dünya ve yaşam için son derece mutluluk verici. Ancak markalar bu değişim içerisinde hedef kitlesiyle arasında nasıl bir iletişim planı oluşturuyor?

Markalar samimi ve net olmalı!

Habitus Resarch Yaratıcı Strateji Direktörü ve Kurucu Ortağı Alper Göker karşımızda bilinçli bir tüketici toplumunun olduğuna işaret ediyor, “Tüketiciler ne alacaklarını biliyor, bu yüzden markaların doğru ve samimi olması gerekiyor” diyor.

Bu da gösteriyor ki artık sağlık, iyi yaşam, samimiyet gibi kavramlar her sektörün içerisinde yer alıyor ve tüketici tercihlerini etkiliyor. Bu değişim içerisinde etkin bir şekilde var olmak için ajansların ve markaların iletişim ve pazarlama stratejilerini güncellemesi gerekiyor.

Bu yolda atılacak ilk büyük adımın sorusu da bizden olsun.

Markanız ne kadar sağlıklı?

İşte bu sorunun cevabını Habitus Resarch Yaratıcı Strateji Direktörü ve Kurucu Ortağı Alper Göker’e de sorduk.

Siz de markanızın sağlıklı olduğunu düşünüyorsanız hello@dilanbaransel.com adresine e-posta atarak “Sağlıklı Markalar’a” konuk olabilir, Dilan Baransel Sağlık İletişim Danışmanlığı hakkında detaylı bilgiye Dilanbaransel.com adresinden ulaşabilirsiniz.