D&AD Festival’dan geriye kalan üç soru

Reklam, tasarım, dijital, deneyim, müzik ve diğerleri… D&AD, Londra’yı yaratıcılığın renkleriyle boyadı.

30.04.2018 - 16:02 | Tuğba Özögretmen

D&AD Festival’dan geriye kalan üç soru

Bir D&AD Festival daha geride kaldı. Dünyanın en zorlu yaratıcılık ödülleri olarak anılan D&AD Ödülleri 56’ncı kez sahiplerini bulurken, festival üçüncü kez katılımcılarını ağırladı. Üstelik bu kez daha geniş, çok ayaklı ve geniş bir katılımcı kitlesiyle…

Festivalin yeri değişmemişti. Doğu Londra’nın Karaköy’ü olarak bilinen Shoreditch’te Old Truman Brewery’de, çoğunluğunu tasarım ve reklamcılık öğrencilerinin ve genç yaratıcıların oluşturduğu heyecanlı ve interaktif bir kitle vardı D&AD’de. Etkinlik -kendi mekânının yanı sıra- şehrin farklı yerlerinde kümelenmiş, hatta bazı ajanslara da yayılmıştı.

Her ne kadar birbirinden farklı disiplinlerden gelen konuşmacılar ağırlansa da tüm içerikler tek bir çatıda birleştirilmişti: Yaratıcılık Kültürü Nasıl Şekillendiriyor? Üç gün boyunca bu tema dallandı budaklandı. Üç gün süren festivalin ilk gününde yaratıcılık ve kültür arasındaki bağlantıların ortaya konduğu “Human Voices: Examining Cracks in a Time of Change to Build Togetherness”, ikinci günde craft’ın yüceltildiği “Blood, Sweat and Tears: Embracing Failures and Successes in the Creative Process” ve nihayet üçüncü günde ise geleceğe selam çakılan “Owning the Future: No More Hiding” temaları etrafında dolaşıldı.

D&AD Festival’dan geriye kalan üç soru

Sıradan anlar = Çarpıcı hikâyeler

Bilenler bilir, geçtiğimiz yılın sonunda Wieden&Kennedy Amsterdam, Instagram için “Stories Are Everywhere” isimli bir kampanya yapmıştı.

Hayatın en basit, en sıradan anlarından hikâyeler çıkaran bu kampanyanın iki kreatifinin D&AD sahnesinde anlattığı şey basit ancak etkileyiciydi: Artık Instagram, hikâye anlatımının en demokratik yolu. “An”ları ön plana çıkaran ve sıradan hikâyeleri paylaşmayı değer hale getiren bu anlayış, birçok farklı alana da sirayet etti. Sıradan anların kısa ve çarpıcı hikâyelerini anlatma fikri “mükemmellik” anlayışını değiştirdi. Anları yakalamak için gereken “hız” ise elbette craft’ı değiştirdi, dönüştürdü. Tam da bu sebepten, aynı gün sahne alan İngiliz yönetmen Seb Edwards, bir yönetmen için Instagram’ı “anların okulu” olarak adlandırdı.

Siz “an”lardan hikâyeler yaratmaya ne kadar kafa yoruyorsunuz?

D&AD Festival’dan geriye kalan üç soru

Ne kadar insan odaklıyız?

Birden fazla konuşmacının insan odaklı çalışma modelleri, insan odaklı proje üretimleri ve ajans içi kültürel çeşitlilik başlıklarıyla ele aldığı konular tek bir çatıya sığıyordu: insan. Dünyanın en büyük bağımsız İskandinav ajansı Forsman&Bodenfors, oturumunun adını “How to Be Human” olarak belirlemişti. Ajans, çalışma modelini basit ve etkili bir gerçek üzerine oturttu: “Yaptığımız işin odağında insan olduğunu bilerek çalışıyoruz. Kendi çalışma modelimizde insani tarafı ortaya koyabilirsek, ancak o zaman herkesi “insani bir düzeyde” harekete geçirip, proje üretimi yaptırabileceğimize inanıyoruz.” İşte bu yüzden ajansın hiyerarşisiz çalışma pratiği tüm salonun ağzını açık bıraktı.

The Fader dergisinden Trevor Eld’in de yaptığı vurgu benzer bir temelden yola çıkıyordu. Evet, “connected age” olarak adlandırılan bir çağda yaşadığımız kesin. Ancak bu bağlılık, teknolojiye ve markalara; birbirimize değil. Basit bir şekilde birbirimize bağlanmıyoruz, kendimizi başkalarıyla kıyaslıyoruz. Bu da bulunduğumuz kültürde bağlantı kopuklukları yaratıyor.

Aynı değeri sektör için ele alan isim ise R/GA CCO’su Chloe Gottlieb oldu. Gottlieb, ajanslardaki çeşitlilik dönüşümünü üç ayaklı olarak açıkladı:

Tek kültürlü → Zihinsel çeşitlilik → Çok yönlü çeşitlilik

Gottlieb’e göre, reklam sektörü son 10 yılda zihinsel çeşitliliğe geçti. Yani bir sanat yönetmeni ve bir data bilimci aynı masada oturup proje üretebildi. Ancak artık çok yönlü bir çeşitlilik anlayışı gerekiyor. Çünkü ajanslarda ancak sosyal ve kültürel bir çalışan çeşitliliği sağlanırsa, farklı kültürlere hitap eden projeler ortaya çıkabilir.

Yeni yollar vs. eski yollar

Yazar ve kreatif direktör Dave Trott “How to Do What You Are Not Allowed to Do” sunumunda yasakları, kırmızı çizgileri ve zihinsel bariyerleri yaratıcılıkla aşan bir dizi eski projeyi paylaştı katılımcılarla. Trott’un verdiği öğüt belliydi: “Araştırmaların, planlamacıların ve müşteri temsilcilerinin söyledikleri sizi yanıltabilir. Siz, bir kreatif olarak olayın üzerine gitmeli ve aklınızdakini hayata geçirmelisiniz.”

Trott’un ve diğer bazı konuşmacıların övgüye değer bulduğu “eski günler” ve reklamcılığın “insani” yanlarına karşın söylemin farklılaştığı başka bir cephe de vardı. Tıpkı Grey’in CCO’su Caroline Pay’in sunumuna başlarken ettiği ilk sözler gibi: “Sektör çuvalladı, tüm kuralları delme zamanı. Artık kaybedecek hiçbir şeyimiz yok. Önceden yaptığımız şeyleri yapmamalıyız, eski yollar açıkça hiçbir işe yaramadı.”

D&AD’nin ortaya bıraktığı bu soru da üzerine kafa yormaya değer: Reklamcılığın ihtiyacı olan şey, eski ve güvenilir sular mı yoksa yeni kurallar mı?

D&AD Festival’dan geriye kalan üç soru

Prestijli kalemin 56 yılı

Bir D&AD Kalemi’ni evine götürmek her reklamcıya ya da tasarımcıya nasip olmuyor. Olanlar ise portföylerine altın harflerde yazıyorlar adını. Bu yılki ödüllerde üç Black Pencil, 74 Yellow Pencil, 156 Graphite Pencil ve 488 Wood Pencil sahipleriyle buluştu. D&AD’nin 2018 ayağında en çok ödül alan ajans, toplamda 26 Kalem kazanan BBDO New York olurken, Jones Knowles Ritchie “en ödüllü tasarım ajansı” ve MJZ de “en ödüllü yapım şirketi” oldu. Colleen DeCourcy ve Susan Hoffman ise President’s Award’a layık görüldü. En ödüllü ülkeler ise 194 ödülle Amerika Birleşik Devletleri, 165 ödülle Birleşik Krallık ve 49 ödülle Japonya olarak sıralandı.

En prestijli ödül olan Black Pencil’ı kazananlar ise şöyleydi:

  • “Palau Pledge” (Ajans: Host /Havas – Reklamveren: Palau Legacy Project – Kategori: Branding)
  • “It’s a Tide Ad” – (Ajans: Saatchi & Saatchi NY – Reklamveren: Procter & Gamble – Kategori: Film Advertising)
  • “Fearless Girl” – (Ajans: McCann New York – Reklamveren: State Street Global Advisors – Kategori: Outdoor Advertising)

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.