Saygınlık

Kurye olmayı tercih eden avukat, üniversiteyi okumadan kasiyerliğe direkt geçiş yapan genç... Bir şekilde bir tercih oluşturmaya çalışıyorlar. Kaderlerine hükmedebilmeleri kendilerini saygın hissetmelerini sağlıyor.
30.04.2022 - 11:56

Belki sizlerin de dikkatinizi çekmiştir. Son dönemin popüler mimlerinden biri yapılacak işler, hedefler listesinin sonuna “saygınlık” eklemek. Her popüler olan akımın büyük sosyolojik sinyallere sahip olduğunu iddia edecek değilim ama bu trend son dönemde veride, sokakta, kendi hayatımızda gördüklerimizle çok örtüşüyor gibi geliyor.

■ İş bulunacak, evlenilecek, saygınlık
■ Sigara bırakılacak, kafa toplanacak ve saygınlık
■ Karın kası yapılacak, doktor olunacak, saygınlık
■ 8 litre su iç, 5 dil öğren ve saygınlık
■ Konuşma öğrenilecek, biberon bırakılacak ve saygınlık

İster ciddi ister eğlencesine, niçin insanlar özellikle de gençler başarmak istediklerimizin içine saygınlık ekliyor?

Ülke olarak zor zamanlardan geçiyoruz. Küresel sorunlar ve yerel sorunlar birleşerek çalıştığımız, yönettiğimiz şirketleri de etkiliyor. Son yıllarda özel sektörün istihdama katkısı eksilerde. Yaptığımız bir çalışmada şehrin dış mahallelerindeki gençlerin üniversiteyi hatta liseyi bıraktıklarını, sonunda kasiyer veya kurye olunacaksa okul okumanın manasız olduğunu düşündüklerini gördük. Ülkede bir şekilde kendini dışarı atabilecek herkes şu veya bu şekilde yurtdışına gitmenin peşinde. Sağlık çalışanları harıl harıl Almanca öğreniyor. “Türkiye bir X kaybetti, Hollanda bir Y kazandı” kalıbı zihinlerde yer ediyor. İrlanda’ya taşınan genç bir avukat kuryelikle hayatını sürdürüyor ve “15 bin TL maaşa bile dönmem” diyor. İnsanlar eğitimleri dışında daha düşük sosyal statüde işler için bile yurtdışına gitmeye istekli. Sorun sanki sadece işsizlik veya ekonomik kriz değil gibi?

Tercih hakkı

Cemalettin Taşcı’dan okuduğum, beni çok etkileyen deneylerinden birinde bir kafes ortasından ikiye bölünüyor. Kafesin her iki bölmesine de fareler koyuluyor. Kafesin bölümlerinden sadece birinde bir düğme var ve kafesin zeminindeki ızgaraya verilen elektriği kesebiliyor. Sonra ızgaraya elektrik akımı veriliyor. Fareler kaçışıyorlar ama elektrik akımından kurtulabilecekleri bir alan yok. Bir süre sonra, düğmeli bölmedeki fareler, düğmeye bastıklarında akımı kesebildiklerini keşfediyorlar. Sonra yine akım verildiğinde, düğmeye basıp kafesin iki tarafı için de akımı kesiyorlar. Bu süreç defalarca tekrarlandığında, iki bölmedeki fareler arasında belirgin bir fark oluşuyor. Düğmesiz bölmedeki fareler köşelerine çekilmiş, içlerine gömülmüş, mat tüylü farelere dönüşürken; diğer bölmedekiler canlı, parlak tüylü fareler olarak kalıyorlar. Halbuki fiziksel olarak maruz kaldıkları elektrik miktarı aynı.

Sosyolog Besim F. Dellaloğlu “Haysiyetin Sosyolojisi” makalesinde şöyle diyor: “Haysiyet doğuştan elde edilmez. Ya da doğuştan kaybedilmez. Haysiyet tarihseldir, kültüreldir, sosyolojiktir hatta sınıfsaldır, ilişkiseldir. Vakumda haysiyet olmaz. Tercihin olmadığı yerde haysiyet olmaz…”

Huzurevlerinde yapılan bir çalışma da odalarındaki çiçek ve tabloları kendileri seçme imkânı tanınan yaşlıların, bu tercih hakkı tanınmayanlara göre daha sağlıklı olduklarını gösteriyordu.

Kadere hükmetmek

Ülkemizde insanlar kendilerini değersiz hissediyor. Bu, sadece yaşanan ekonomik krizle ve gelecek kaygılarıyla sınırlı değil. Kurye olmayı tercih eden avukat, üniversiteyi okumadan kasiyerliğe direkt geçiş yapan genç… Bir şekilde bir tercih oluşturmaya çalışıyorlar. Kaderlerine hükmedebilmeleri kendilerini saygın hissetmelerini sağlıyor.

Bugün karşıma çıkan bir tweet, yazının konusunu benim için kesinleştirdi. Bir insan kaynakları yöneticisi iş başvurusuna geri dönüş yaptığı gencin mesajını izinli olarak paylaşmış: “Merhaba, öncelikle geri dönüşünüz için ne kadar teşekkür etsem azdır. Yaptığım onca başvuru arasından ilk defa bir geri dönüş aldım. Olumlu ya da olumsuz olması değil, herhangi bir geri dönüş olmaması şu zamana kadar çok yıpratmıştı. Sayenizde bir nebze de olsa mutlu oldum…”

Saygınlık.

Herkese iş, herkese aş veremeyebiliriz. Ama bu zamanlarda paydaşlarımızın, çalışanlarımızın, müşterilerin, özellikle gençlerin kendilerini daha değerli hissedecekleri seçenekleri oluşturmak hepimize iyi gelecek diye ümit ediyorum.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.