Nestlé Türkiye İçecekler İş Birimi Genel Müdürü Umut Tavaşoğlu ile “Bu Fincan Sanat Yolunda” projesini konuştuk.
NESCAFÉ Gold’un İstanbul Modern ve Migros işbirliğiyle hayata geçirdiği “Bu Fincan Sanat Yolunda”, genç sanatçıların görünürlüğünü ve gelişimini destekleyen uzun soluklu bir sosyal etki projesi olarak büyümeye devam ediyor. Detayları Nestlé Türkiye İçecekler İş Birimi Genel Müdürü Umut Tavaşoğlu ile konuşuyoruz.
2024 yılında hayata geçirdiğiniz Bu Fincan Sanat Yolunda projesi, bu yıl da devam ediyor. Projede başlangıçtan bugüne katedilen yolu düşündüğünüzde nasıl bir değerlendirme yapmak istersiniz?
İstanbul Modern tarafından hazırlanan ve Migros işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Bu Fincan Sanat Yolunda projemizin en değerli tarafı, ilk günden bu yana öğrenerek ve derinleşerek büyümesi oldu. Bu yolculuğa başlarken hedefimiz, kahvenin ilham veren gücünü sanatın dönüştürücü etkisiyle buluşturarak Türkiye’de kültürel gelişime ve toplumsal faydaya katkı sağlamaktı.
Projemizin ilk fazında odağımız, genç sanatçıların üretimlerini görünür kılmaktı. Bu aşamada İstanbul Modern’in 2024’te genç sanatçıların dijital üretimlerine odaklanan “Zamansız Meraklar” adlı sergisine destek vererek 16 sanatçı, sanatçı ikilisi ve kolektifin işlerini daha geniş kitlelerle buluşturduk.
İlk fazın sonrasında gördük ki genç sanatçıların nitelikli eğitime erişmeye, profesyonel gelişim alanlarına ve daha güçlü bir ekosistem bağına da ihtiyacı var. Bu içgörülerle projemizi eğitim ve profesyonel gelişim odağıyla büyüttük. Nevşehir, Mardin, Trabzon ve Van’da 100 güzel sanatlar mezununa ulaşmamız, bu yolculuğun doğru bir ihtiyaçtan doğduğunu bize gösterdi. Bugün tüm sürece baktığımızda, sürdürülebilir bir sosyal etki modeliyle ilerlediğimizi görüyoruz. 2026’da şu ana dek Adana ve Diyarbakır’da hayata geçirdiğimiz, Artvin ve Kars’la sürecek yeni rotamızla etki alanımızı daha da genişletiyoruz.
Yerel üretimlerin markalar tarafından desteklenmesi, Türkiye’de çağdaş sanat ekosistemi için nasıl bir anlam taşıyor?
NESCAFÉ Gold olarak, sanatın desteklenmesini, kültür-sanat alanına verilen bir katkının ötesinde, toplumsal gelişime yapılan uzun vadeli bir yatırım olarak görüyoruz. Çağdaş sanatın güçlenmesi için sanatın yalnızca belli merkezlerde değil, Türkiye’nin farklı şehirlerinde de ivme kazanması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle yerel üretime kimliğini veren coğrafyayla bağ kurmayı ve farklı yerlerde yaşayan ve üreten İstanbul dışındaki genç sanatçıların sanat ekosistemiyle daha güçlü biçimde dahil olmasını çok önemsiyoruz. Çünkü sanat; coğrafyadan beslendikçe zenginleşiyor ve kapsayıcı oluyor ve zenginleşiyor. NESCAFÉ Gold olarak burada üstlenebileceğimiz rolle ve doğru işbirlikleriyle sanatın görünürlüğüne, erişimine ve gelişimine aynı anda katkı sunmak mümkün. İstanbul Modern gibi sanat alanında güçlü bir paydaşın öncülüğünde bu projeyi yürütmek, Migros işbirliğiyle ise projenin etki çemberini büyütmek bizim için çok değerli. Sanatın daha geniş bir zemine yayılması ve genç üreticilerin kendi şehirlerinden, geçmişlerinden beslenerek, çağdaş sanat alanında oluşan bu yaratıcı diyaloğun, üretim sürecinin ve karşılaşmaların birer parçası haline gelebilmesi için katkı sunmayı sürdüreceğiz.
Bu projeyi hayata geçirirken hangi içgörülerinden yola çıktınız? Türkiye’de genç sanatçıların en temel ihtiyacını nasıl tanımladınız?
Proje öncesinde yapılan araştırmalar*, NESCAFÉ Gold hedef kitlesine dair güçlü bir içgörü sunuyordu; bu kitlenin sanata ilgi duyma olasılığı 3,7 kat daha yüksekti. Bunun yanında sanat sergilerini ziyaret etme olasılığı 3,6 kat, müze ziyaret etme olasılığı ise 3,3 kat daha fazla potansiyel taşıyordu.
Bu veriler, önemli bir fırsata işaret etti. Toplumun sanata duyarlılığını, ilgisini güçlendirmek, bu konudaki farkındalığı desteklemek için attığımız adımlar bu proje ile bir adım daha derinleşti. Sergide eserleri yer alan genç sanatçıların görünürlüklerini desteklerken bir adım daha ileriye giderek sanatçıların profesyonel gelişimlerini güçlendirmek, farklı şehirlerde yaşayan genç sanatçılar için bir üretim ve paylaşım alanı oluşturmak istedik. Genç sanatçıların yalnızca görünürlüğe değil, aynı zamanda nitelikli eğitime, profesyonel gelişime ve sanat çevresiyle temas kurma fırsatlarına daha fazla ihtiyaç duyması da bir diğer önemli içgörüydü. Bu nedenle projemizi; teorik ve uygulamalı eğitimler, atölyeler ve sertifika programıyla bütüncül bir yapıya büründürdük.
NESCAFÉ Gold olarak, devam eden bu sanat yolculuğunu hedef kitlemizle paylaşmayı sürdürüyoruz. Biliyoruz ki hem sanatçılarla hem de hedef kitlemizle sanata duyarlı bir toplum için somut adımlar atılabiliyoruz. Yaklaşımımız, projeyi her yönüyle düşünmek ve toplumsal karşılığını güçlendirmek.
Son olarak projenin geleceğe dair uzun vadeli hedefleri var mı?
Projemizi baştan itibaren uzun soluklu bir sosyal etki modeliyle kurguladık. Üçüncü yılına giren projemiz, bu sene Adana, Diyarbakır, Artvin ve Kars’ta devam ediyor. Önümüzdeki yıllarda da farklı şehirleri kapsayacak şekilde genişletmeyi planlıyoruz. Daha fazla şehre ve gence ulaşmayı önemsiyoruz, bunun yanında gittiğimiz şehirlerde genç sanatçılar için anlam taşıyan gelişim alanları yaratabilmenin önemine de inanıyoruz. Uzun vadede hedefimiz, çağdaş sanat eğitimine erişimi güçlendiren ve farklı şehirlerde kalıcı karşılık üretebilen bir yapı ortaya koymak.
*Kantar TGI (Target Group Index) Tüketici Araştırmaları