Samsung Amerika CMO’su anlatıyor: Marka neden Super Bowl’u pas geçiyor?

Samsung Amerika CMO’su Allison Stransky, markanın neden Super Bowl reklamı yerine uzun vadeli bir “büyük oyun” stratejisi kurduğunu anlattı.

Samsung, neredeyse her evde en az bir cihazla yer alsa da, markanın asıl mücadelesi bu tekil temasları bağlantılı bir ekosisteme dönüştürmek. Samsung’un Amerika CMO’su Allison Stransky, yapay zekâdan küresel spor etkinliklerine uzanan stratejisiyle bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.

ADWEEK’in “Five Minutes With…” serisi kapsamında gerçekleştirdiği bu röportajda Stransky; Super Bowl’dan neden bilinçli olarak uzak durduklarını, Olimpiyatları neden bir marka anına dönüştürdüklerini ve Samsung’un yüksek bilinirliği gerçek bir kullanıcı davranışına nasıl çevirmeyi hedeflediğini anlatıyor:

Bu yıl Super Bowl’da reklam vermek yerine, etkinlik etrafında aktivasyon yapmayı tercih ediyorsunuz. Neden?

Samsung’un sadece Super Bowl Pazar günü değil, tüm büyük spor etkinliklerinde ve eğlence anlarında önemli bir rolü var. Medya ve reklam tarafında dördüncü çeyrekte oldukça yoğunduk. Bu süreçte CES’te TriFold telefonumuz ve micro-RGB ekranımız gibi büyük duyurular yaptık.

Super Bowl elbette olağanüstü bir pazarlama anı. Ancak bizim stratejimiz, bu noktaya giden yolu bilinçli bir şekilde planlamak. Aslında “Büyük Maç’a giden yol”, bizim Büyük Maç’ımız. En iyi Super Bowl deneyimi için maçı Samsung TV’nizde izler, Samsung mutfağınızda misafir ağırlarsınız ya da Galaxy cihazınızdan istatistikleri takip edip sosyalleşirsiniz.

Bu yıl Super Bowl’da reklam vermiyor olsanız da, tüm zamanların favori Super Bowl reklamınız hangisi?

Aradan iki yıl geçmesine rağmen hâlâ CeraVe’nin Michael Cera’lı reklamını düşünüyorum.

Güzellik sektörü DNA’mda var. L’Oréal’de 10 yıl çalıştım. Super Bowl’da bir güzellik reklamı görmek beni her zaman mutlu ediyor çünkü bu, izleyicilerin o anki ruh hâllerinin ne kadar çeşitli olduğunu kabul eden bir yaklaşım.

Bu kampanyayı özellikle öncesindeki kurgusu için sevdim. Çok sayıda teaser vardı, sonra zirveye ulaştı ve orada kalmayı başardı. Son derece zekice, eğlenceli ve CeraVe markasına bütünüyle sadıktı.

Olimpiyatlar, Samsung’un 1988 Seul Oyunları’ndan bu yana en büyük vitrinlerinden biri gibi görünüyor.

Biz global bir Olimpiyat sponsoru olarak Milano Cortina 2026’da da güçlü bir şekilde yer alacağız. 2024 Yaz Olimpiyatları’ndaki başarımızın üzerine inşa ediyoruz.

Paris Oyunları, hikâyelerle katman katman örülmüştü. İnsanlar yıldız sporculara, sürpriz isimlere, kendi ülkelerine destek oldu. Son derece iyi hissettiren bir atmosfer vardı. Bu da bizim değerlerimizle örtüştü ve yoğun rekabet ortamında öne çıkmamızı sağladı.

Paris’ten Milano Cortina’ya taşıyacağınız en önemli ders ne oldu?

Kış Olimpiyatları’na da “podyum selfiesi” uygulamasını geri getireceğiz. Kazanan sporculara, fotoğraf çekmeleri için bir flip telefon veriyoruz.

Altın, gümüş ve bronz madalya kazanan sporcular farklı ülkelerden, farklı inançlardan ya da farklı tarihsel geçmişlerden gelebiliyor. Ama hepsinin podyumda bir araya gelip birbirlerine sarılması ve birlikte fotoğraf çekmesi, telefonlarımızın teknik özelliklerinin çok ötesinde bir anlam taşıyor.

Yapay zekâ, cihazlarınızın yapabildiklerini genişletiyor. Aynı zamanda pazarlamacılar için de yeni kapılar açıyor. Geçen yıl ne yaptınız, bu yıl buna nasıl yansıyor?

2025, 2026’da yapay zekâ altyapısının meyvelerini toplayabilmek için temel taşlarını yerleştirdiğimiz bir yıldı.

Geçen yıl, tüm pazarlama ekiplerimizin medya yatırımlarından daha fazla verim almasını sağlamak için yeni bir medya mükemmeliyet merkezi kurduk. Buradaki içgörülerin büyük bölümü yapay zekâ araçlarından geldi.

E-posta hâlâ çok etkileşimli bir kanal. Yapay zekâ sayesinde yalnızca ilgi alanlarınıza göre değil, aynı zamanda bizden ne zaman mesaj almak istediğinize göre de iletişim kurduk. Küçük optimizasyonlarla açılma oranlarında ve etkileşimde ciddi artışlar gördük.

Deneyerek öğreniyoruz ve erken hareket edenler arasında olmayı hedefliyoruz.

Samsung her yerde gibi görünüyor. Bu bir avantaj mı, yoksa bir meydan okuma mı?

ABD’de hanelerin yüzde  76’sında Samsung ürünü var, ancak yalnızca yüzde 26’sında üç veya daha fazla Samsung cihazı bulunuyor.

2025’in başında “SmartThings Meets AI Home” kampanyasını başlattık. Bu kampanya, Galaxy telefonun TV’ye bağlandığında daha iyi bir eğlence deneyimi sunduğunu ya da çamaşır–kurutma makinesiyle eşleştiğinde zaman kazandırdığını gösteriyordu.

İnsanların, inşa ettiğimiz kusursuz, her yerde var olan, estetik ve yapay zekâ destekli ev deneyimine ulaşabilmeleri için hâlâ kat etmemiz gereken uzun bir yol var.

Kampanya bir yılı aşkın süredir yayında. Performansı nasıl?

Her yıl yeni bir öğrenme getiriyor. Mayıs 2025’te bu konsept için şimdiye kadarki en büyük bütçemizi ayırdığımız kampanyayı başlattık ve ciddi bir kırılma noktası yakaladık.

Marka algısında şimdiye kadarki en yüksek artışı gördük. Bu da bağlantılı ekosistem hedefimizi destekliyor. Aynı zamanda tüm cihazları birbirine bağlayan SmartThings uygulamasına yönelik farkındalıkta rekor seviyeye ulaştık. Tüketici davranışında net bir değişim görüyoruz.