“Reklamcılığın afiş çağına geri döneceğiz”

İnsanların markalara olan güven kaybının önüne geçmenin tam zamanı. Bunun için abartılı, cilalı imaj devrinin bir an önce kapanıp fayda odaklı, samimi iletişimin ön plana çıkması gerekiyor.
04.05.2020 - 10:33

Sektördeki pek çok şirket gibi biz de 16 Mart 2020’den bu yana evden çalışıyoruz. Bu dönemde herkes gibi duruma büyük bir hızla uyum sağladık. Hemen yeni projeler geliştirmenin yanı sıra sektörün bir arada olmasını, her zamankinden daha fazla dayanışmasını, bilgi paylaşmasını sağlamaya çalıştık.

Nisan ayının başından itibaren her salı saat 17:00-18:30 arasında çeşitli gündemlerle CMO Society buluşmalarını yapmaya başladık ve devam ediyoruz. Creative Society üyeleriyle bir araya geliyoruz. Ajans başkanları ve farklı gruplarla toplantılar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Bu toplantılarda farklı ajanslar, şirketler kendi uygulamalarını anlatıyor. Sektör birbiriyle deneyimlerini paylaşıyor. Hiç olmadığı kadar büyük bir dayanışma yaşanıyor.

Kapital Medya ekibi olarak sektörün nabzını tutacak pek çok proje geliştirdik: Yeni Normal, Tirbuşon Kafa Açıcı Sohbetler, Creobic, Zoom In, Post-Corona Marketing, Korona Günlerinde Medya, Söz CMO’da, Off Topic, Yeni Dünyanın Algoritmaları, Post-Corona Trends…

Tirbuşon anlayışı

Yukarıda bahsettiğim projelerden biri benim yürüttüğüm “Tirbuşon Kafa Açıcı Sohbetler”. Projenin adını neden Tirbuşon koydum?

Winston Churchill İkinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı en zorlu dönemlerde çevresine sık sık “bizi kurtaracak tek şey tirbuşon anlayışı” dermiş. O sırada İngilizler de diğer ülkeler gibi Almanya karşısında daha az asker, daha az tank, daha az uçak, daha geri bir teknolojiye sahiptirler. Ancak yine de Churchill’in bir umudu vardır: Tirbuşon anlayışı. Tirbuşon anlayışıyla neyi kastetmektedir Churchill? Farklı düşünebilen, geleneksel anlayışın dışına çıkabilen, problemlerin toplamından bir çözüm yaratabilen, probleme baktığında fırsatları görebilen bir anlayış. Ancak bu anlayışla daha az asker, daha az tank, daha az uçak ve teknolojiyle savaşı kazanabilirlerdi. Ancak bu anlayışla kırılamaz denilen Enigma’nın kodunu kırabilirlerdi.

Tirbuşon Kafa Açıcı Sohbetler söyleşilerine buradan ulaşabilirsiniz.

Ed McCabe der ki “Rakiplerinizi adaletsiz ve haksız bir şekilde yenmenin tek yasal ve ahlaki yolu yaratıcılıktır.” İşte Churchill’in peşinde olduğu da buydu: Yaratıcı bakış açısı.

Her şeyin belirsizleştiği, koşulların son derece zorlaştığı şu dönemde farklı bakış açılarına, yaratıcılığa her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bu nedenle MediaCat adına yeni bir proje başlattım ve adına da “Tirbuşon Kafa Açıcı Sohbetler” dedim.

Post-Corona Marketing söyleşilerine buradan ulaşabilirsiniz.

Bu yazıyı yazdığım güne kadar bu söyleşilerde ağırladığım isimler: Serdar Erener, Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, Hulusi Derici, Prof. Lalin Anık ve Levent Erden oldu. Ayrıca projenin bir ayağı da Instagram’da devam ediyor. Her çarşamba ve her cuma saat 21:00’de Instagram’da MediaCat takipçileriyle buluşuyoruz.

Yeni dönemi anlamak için hem bilimsel hem yaratıcı bakış açılarını aktarmaya devam edeceğiz. Konuklarımız zaman zaman iletişimciler, yaratıcılar zaman zaman bilim insanları olacak. Şu anda insanlığın hiç olmadığı kadar bilime ve yaratıcı vizyonlara ihtiyacı olduğuna inanıyorum.

Zoom-In söyleşilerine buradan ulaşabilirsiniz.

Reklam sektörünü neler değiştirecek?

Tirbuşon Kafa Açıcı Sohbetler’den Serdar Erener’le yaptığımız söyleşiden bazı başlıkları paylaşmak isterim. Söyleşinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Uzaktan sorun çözmek normalleşecek

Çoğu şirket gibi ajanslar da çok hızlı bir şekilde evden çalışmaya geçtiler. İstanbul gibi yoğun trafiğin yaşandığı bir şehirde sık sık müşterilerle toplantılara gitmek Serdar Erener’in deyimiyle büyük bir zaman ve moral kaybı yaratıyordu. Bu süreçte hem reklamverenler hem ajanslar bir araya gelmeden online toplantılar yoluyla işlerin hızla çözüldüğünü deneyimlediler. Sanıyorum yeni dönemde kalıcı olacak alışkanlıklardan birincisi bu olacak: Online toplantılar.

Uzaktan reklam filmi çekimleri ve steril stüdyolar

Serdar Erener: “Benim yeni normallerimden biri bu olacak -ki bu hafta deniyoruz. Çok büyük markalarımızdan birinin reklam filmi için yıldızlar evlerinde olacaklar. Kendi iPhone’larıyla kendilerini çekecekler. Ben Zoom’dan onlara reji vereceğim. Ben yönetmenliğimi onların evindeki performansı üzerinden yapacağım.” Amerika’da strerilize edilmiş aşırı hijyenik stüdyoların kurulmaya başlandığı haberleri gelmeye başladı. Türkiye’ye gelmesi de çok uzun sürmeyecektir. Ajanslar için ikinci norm bu olacak gibi görünüyor.

İletişimde samimiyet dönemi

Erener’e göre insanlık kadar eski olan, bir ürünü/hizmeti birilerine anlatma çabası aynen devam edecek. Ancak son zamanlarda gözlemlenen, insanların markalara olan güven kaybının da önüne geçmenin tam zamanı. Bunun için abartılı, cilalı imaj devrinin bir an önce kapanıp fayda odaklı, samimi iletişimin ön plana çıkması gerekiyor. Yani erdemin öne çıktığı ve reklamcıların da bunu bağırdıkları bir konuşmalar dizisi… İletişimin yeni hali. Reklamcılığın afiş çağına geri dönüş. Ürünün, markanın faydasını bulup onu afişlere taşımak.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.