MediaCat

Pelin Özkan’la Tirbuşon: Yekta Kopan

Dünyada içinde bulunduğumuz şu zor günlerin en çok etkilediği alanlardan biri kültür-sanat. Belki de en çok etkileneni. Türkiye’de yıllardır zaten çok kırılgan bir zeminde ayakta durmaya çalışan bir endüstri; çoğu yaratıcı endüstri gibi. Öncelikle Yekta ile bugün ne durumda olduğumuzu anlamaya çalıştık.

Pelin Özkan’la Tirbuşon: Yekta Kopan
Tirbuşon Podcast
Tirbuşon
Pelin Özkan'la Tirbuşon: Yekta Kopan
Loading
/

Tirbuşon Kafa Açıcı Sohbetler için farklı disiplinlerden, yeni bakış açıları için dostlarımızla konuşmaya devam ediyoruz. Bugün konuğum yazar, seslendirme sanatçısı, sunucu, yapımcı, moderatör Yekta Kopan.

Yıllardır Brand Week Istanbul’un moderatörlüğünü yapıyor Yekta Kopan. Uzun yıllar evlerimize Gece Gündüz programı ile konuk oldu. İnternetin ilk yıllarından bu yana online mecrayı etkin kullanan, farklı projeleri denemekten çekinmeyen biri.

Dünyada içinde bulunduğumuz şu zor günlerin en çok etkilediği alanlardan biri kültür-sanat. Belki de en çok etkileneni. Türkiye’de yıllardır zaten çok kırılgan bir zeminde ayakta durmaya çalışan bir endüstri; çoğu yaratıcı endüstri gibi. Öncelikle Yekta ile bugün ne durumda olduğumuzu anlamaya çalıştık.

Pandemi süreciyle birlikte pek çok insan kültür-sanat etkinliklerinin artık eskisi gibi olmayacağını konuşmaya başladı. Bazıları kültür-sanat tüketim alışkanlıklarının değişeceğini konuşuyor. Artık daha çok dijital ortamlarda tüketilecek bir kültür-sanat ortamından bahsediliyor. Ancak bir başka tartışma konusu da bir tiyatro gösterisini tiyatroda izlemenin, bir müzeyi yerinde gezmenin ya da bir konseri canlı yerinde büyük kalabalıklarla izlemenin yaşattığı deneyimi, duyguyu sanal ortamda insanların bulamayacakları. Bekleyip göreceğiz. Ama öncesinden de konuşmak ve gündeme taşımak önemli.

Tarihe baktığımızda büyük kriz dönemlerinin sonunda büyük değişimlerin kültür ve sanat aracılığıyla başladığını görüyoruz: insanın aşırı değersiz olduğu Orta Çağ döneminin sonundaki Rönesans hareketinin tüm Avrupa’ya sanat ve kültür aracılığıyla yayılması ya da ikinci dünya savaşının sonunda 1950’lerde Rock’n roll ile başlayan ve sonrasında sanatın diğer alanlarına hatta modaya sıçrayan yenilikler… Bugün de dünya büyük bir kriz yaşıyor. Hem sağlık krizi. Hem gitgide otoriterleşen sistemler, liderler… Bu dönemin sonunda acaba büyük değişimler, dönüşümler gelecek mi?

Kültür, sanat, tasarım gibi yaratıcı disiplinler toplumların otoriteye meydan okumak için sığındıkları liman olmuş tarih boyunca. Ancak başarılı akımlara baktığımızda sadece meydan okuyarak, karşıtlıkla büyüyen akımların bir süre sonra söndüğünü görüyoruz. Oysa karşıtlığın yanına çözüm önerilerini sunan akımlar toplumları etkilemiş. Büyük değişimlerin tetikleyicisi olmuş. Türkiye’de bu anlamda kültür sanat ne durumda?

Haftaya yeni bir konu ve yeni bir konukla yine birlikte olmak dileğiyle, sağlıkla…

İlgili İçerikler

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.