OTT Overload

Yeni dünyanın zirvesine oynayabilmek için Wall Street tabiriyle “nakit yakmanız” gerekiyor. Hem de yıllarca ve her yıl milyarlarca dolar.
04.02.2019 - 10:41

Başlık Adweek’e ait. Bazı şeyleri o kadar güzel özetliyor ki, direkt almak istedim.

Netflix gözünü TV kanallarına dikmişti. 139 milyon aboneye ulaşan, yıllık 12 milyar dolar içerik yatırımı yapan platform büyümeye devam ediyor. Hâlâ en büyük değildi. 140 milyonluk HBO’yu bu sene geçmeyi planlıyor. 2019’da da herkes gözünü Netflix’e dikti.

Disney+ 2019’un son çeyreğinde geliyor. Hulu ile güçlü bir ikili yaratarak büyümeyi planlıyor. Prime Video ile Amazon zaten oyunun içinde. Hızla büyüme planları var. iPhone satışlarında aradığını bulamayan Apple’ın bu dünyaya hiç de soğuk bakmadığı biliniyor. AT&T’nin satın aldığı WarnerMedia 2019 son çeyrekte yeni servisini lanse edeceğini açıkladı. (Warner dediğimizde küçük gözükebilir, ama HBO, Turner ve Warner Bros gibi alt markalar hiç de küçümsenemez bir güce sahip). 2020’nin hemen başında da şenliğe NBCU’nun (NBC Universal) ücretsiz global streaming servisi katılacak.

Overload kelimesi az bile kalabilir.

Ağırlıklı olarak kullanıcı tarafından yaratılan içerikle beslenen Facebook ve Google’ın premium içerik hamleleri arada konuşulsa da, bu dünyada tutunmaları kolay değil. On milyarlarca doları döküp, istenilen rakamlara ulaşamama riski, hisseler üzerinde baskı yaratabilir. Bu yüzden şu an için iddialı cümleler kurmuyorlar.

Ama Netflix gibi SVOD platformlarının ilerleyen yıllarda reklamlı “lite” modelleri alternatif olarak sunmaları Silikon Vadisi’nin iddialı oyuncuları üzerinde soğuk duş etkisi yaratabilir. Sebebi basit: Reklamveren premium içerik sever. Dijital reklam pastasında payı yüzde 70’leri bulan Google-Facebook ikilisinin bu oranı koruması zor. En ufak bir boşlukta markalar SVOD dünyasına milyarlarca doları yatırmakta tereddüt etmeyecek.

OTT Overload

Kolay da ucuz da değil

Bu devler oyununda kim ayakta kalır? Öncelikle cebi derin olanlar. Şüphesiz, bu oyun çok da ucuz değil.

Geçtiğimiz günlerde Disney, daha Disney+’ı lanse bile etmeden bu alanda 1 milyar dolara yakın zarar ettiğini açıkladı. Bunun 580 milyon doları geçtiğimiz dönem satın aldığı Hulu’dan geliyor. Sanılanın aksine maliyetler sadece içerikten gelmiyor. 650 milyon dolarlık ek zarar faturası da ESPN+ gibi servislerin altyapısını sağlayan BAMTech’ten.

Daha Disney+’ı lanse etmeden 1 milyar dolar zarar… Göze büyük gelse de, Disney’in 60 milyar dolara yaklaşan cirosu ve 12 milyar dolarlık net gelirinin yanında önemsiz bir ayrıntı.

Yeni dünyanın zirvesine oynayabilmek için Wall Street tabiriyle “nakit yakmanız” gerekiyor. Hem de yıllarca ve her yıl milyarlarca dolar. Son dönemde Netflix’in Amerika’da fiyat artırması, Hulu’nun fiyat düşürmesi gibi birçok ince ayar bile gelirlerde milyarlarca dolarlık dalgalar yaratabiliyor.

İkinci gereklilik, içerik dünyasını yönetebilme gücü. Bu alanda Disney’in Netflix’le birlikte süratle diğerlerinden ayrışması beklenebilir. Çünkü para her şey demek değil. Dev bütçeleri süratle yakarak ulusal televizyon dünyasına meydan okumak sanıldığı kadar kolay değil. Hem streaming teknolojisinde sürekli bir gelişim sağlamanız hem de her an nakit yakan içerik makinesini beslemeniz gerekiyor.

Özetle yüz milyonları eğlendirmek kolay bir iş değil. Üstelik bu yüz milyonlar yarın başka ekranlara kayabilecekken.
Başka ekranlar derken önceden mobil ekranlar diyorduk. Sonra espor rüzgârı dedik. Her geçen yıl konu daha da derinleşiyor. Özellikle genç hedef kitlede.

“Yeni futbol”: Oyun

Netflix’in geçtiğimiz günlerde yaptığı “en büyük rakibimiz HBO değil, Fortnite” açıklaması bir şaka değil.

Fortnite gençlerden oluşan 200 milyon aktif kullanıcısıyla 139 milyonluk Netflix’ten çok daha yoğun tüketiliyor. Kitlesini saatlerce ekran başında tutuyor. Televizyon ekranlarında olmayan bir sosyalleşme ve iyi dizilerle yarışabilecek bir heyecan fırtınasına sahip.

OTT Overload
Tam bu noktada Microsoft “Oyunun Netflix’i”ni kurarak bambaşka bir cephe açmayı amaçlıyor. Project xCloud ile şirket oyun dünyasını konsoldan bambaşka bir yere taşıyacak.

Bu alanda Amazon’un da bambaşka planları olduğu biliniyor. Konsol savaşlarının galibi Sony’nin oyun planı bu alanda rekabetin kaderini belirleyecek.

Oyun dünyası -özellikle genç erkek hedef kitleler için– medya planlarının yeni vazgeçilmezi. İlerleyen dönemde yeni futbol olacak.

İşte bu büyük arenaya telekom operatörleri de ceplerindeki sıcak nakitle ve derin gelecek kaygıları eşliğinde girme çabasında. AT&T Time Warner’ı aldı. 5G’nin eşiğinde, 2019-20 yıllarında acaba başka hangi operatörler hamle yapacak?

2019’un soruları keşke bu kadar olsa. Snapchat’i Amazon mu alacak? Yoksa Disney mi? Geleneksel medya bu oyunun neresinde? Markalar dönüşüme ayak uydurabilecek mi? Reklam dünyası bütün bunlara hazır mı?

Fortnite gibi oldu dünyamız.

Ufacık bir adada herkes birbirine saldırıyor. Ve oyun alanı sürekli daralıyor.

Bakalım en son kimler ayakta kalacak?