imece Destek Programı’nın yeni takımları belli oldu

imece’nin “Eşitsizliklerin Azaltılması” temalı 3. Destek Programı kapsamında üç takım kuluçka programına katılmaya hak kazandı.

19.07.2019 - 16:15 | MediaCat

imece Destek Programı’nın yeni takımları belli oldu

Sosyal inovasyon platformu imece’nin, Zorlu Holding’in ana partnerliği ve İTÜ Çekirdek’in stratejik partnerliğinde düzenlenen 3. Destek Programı’nın kuluçka programına katılmaya hak kazanan takımlar belli oldu.

Toplumdaki eşitsizliklerin azaltılması için dezavantajlı grupların sosyal ve ekonomik anlamda güçlenmelerinin ve kapsayıcılığının nasıl sağlanılabileceği, herkes için erişilebilir eğitim, istihdam ve sosyal hayata katılım olanaklarının nasıl yaratılabileceği ve mültecilerin eğitim, istihdam, sosyal hayata katılımlarını destekleyen ve psiko-sosyal durumlarını iyileştiren araç, model ve yöntemlerinin nasıl geliştirilebileceğinin sorgulandığı girişimlerin ortaya çıkarılmasını ve potansiyellerini geliştirerek etkilerini artırmalarını hedefleyen programa başvurarak ön kabul alan takımlardan yedisi, imece ve İTÜ Çekirdek ortaklığındaki kuluçka programına katılabilmek için bugün jüri karşısına çıktı.

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, UNHCR Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü Geçim Kaynakları Müdürü Damla Taşkın, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Deniz Tunçalp, Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Başkanı Ebru Dildar Edin, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu, Alternatif Yaşam Derneği Başkanı Ercan Tutal ve Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Aygül’den oluşan jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda ROOT (Birlikte), Blind Look ve ecording takımları imece ve İTÜ Çekirdek ortaklığındaki kuluçka programına katılmaya hak kazandı.

imece ve İTÜ Çekirdek ortaklığındaki kuluçka programına katılmaya hak kazanan takımların hazırladıkları videolar ise şöyle:

ROOT (Birlikte)

ROOT, Türkiye’de 11-17 yaş arasındaki mülteci ve yerli çocukların birbirlerini daha yakından tanımalarını, kültürlerini daha yakından tanıyarak kaynaşmalarını, empati ve diyalog kurmalarını ve sosyal yönlerinin güçlenmesini sağlayan bir oyun geliştiriyor.

Blind Look

Blind Look, yemeğin önemli bir sosyalleşme aracı olduğu Türkiye’de restoranları ve menüleri görme engelliler için erişilebilir kılıyor.

Ecording

Ecording, kırsal bölgelerde kadınların hazırladıkları tohum toplarını drone ile fırlatıp, ulaşılması zor alanları ağaçlandıran girişim iklim değişikliği ve kadın istihdamı konularına aynı anda çözüm geliştiriyor.

Takımlar; sosyal girişimlerini geliştirme fırsatı yakalamanın yanı sıra çalışma alanı, eğitim, ekosisteme erişim, kurumsal işbirlikleri ve Zorlu Holding’in 60 bin TL’lik hibe desteği dahil olmak üzere birçok destekten yararlanacak.

Kuluçka programına katılmaya hak kazanan takımların seçildiği etkinlikte New York Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Selçuk Şirin konuşma gerçekleştirirken, Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gazeteci Yazar Dr. Fatoş Karahasan moderatörlüğünde “Özel Sektörden Sivil Topluma Eşitsizliklerin Azaltılması Adına Neler Yapıyoruz?” başlıklı bir de panel düzenlendi.

Panelden çıkan satır başları şöyle:

  • Her şeyi piyasaya bırakmak doğru değil, piyasası hiç oluşamayacak şeyleri dahi nasıl hayata geçirebileceğimizi düşünmemiz gerek.
  • Bugün devletle ya da siyasetle değil, toplum ilişkinin zamanı. Eşitsizlik kalıcılaşıyor, yoksulluk üçüncü kuşağa kadar geçiyor. Buna bir çözüm üretilmesi lazım.
  • Yenilikçiliğe kıyılan bir ortam varsa, insanlar temkinli davranmayı seçer. O yüzden, halkı yeniliğe kapalı sanmamak gerek.
  • Tek sorun gençler arasından daha fazla girişimci çıkarmak değil, girişimci düşünce biçiminin yaygınlaştırılması lazım.
  • Türkiye’de engellilik söz konusu olduğunda farkındalık kampanyalarını bir kenara bırakmalıyız, hizmet ve ürün geliştirdiğimiz adımlar atmalıyız.

İlerleme konusunda eğitim ayağına değinen Selçuk Şirin ise her üç çocuktan birinin aşırı yoksul olduğunun ve Türkiye’nin PISA ortalamasında üç yılda bir geri gittiğinin altını çizdi. Her üç gençten birinin ne işte ne okulda ne de kursta olduğunu, yani tabiri caizse atıl durumda olduğunu belirten Şirin, demografik fırsat alanı olarak tanımlanan bu kuşağı bir an önce eğitmezsek elimizdeki tek fırsatı da kaçırabileceğimizi söyledi: “Teknoloji tek başına yeterli değil, sistemsel yaklaşmalıyız. Burada üç yapısal reform ayağı var: adil rekabet, beceri odaklı eğitim ve temel özgürlükler. En iyi eğitim sistemini kursak bile adil rekabet olmadan beyin göçüne engel olamayız.”