Kolay İK’nın araştırmasına göre, çalışanların yüzde 19’u yaptıkları işin değerinin azalacağı kaygısıyla yapay zekâ kullanımını şirketlerinden gizliyor.
Kolay İK’nın araştırması, yapay zekanın raporlama, içerik hazırlama, veri analizi ve planlama gibi alanlarda çalışanların vazgeçilmez bir yardımcısı haline geldiğini gösteriyor. Ancak bu dijital asistanlık ilişkisi, şirket içinde her zaman şeffaf bir şekilde yürütülmüyor. Araştırmaya göre, yaklaşık her 5 çalışandan 1’i (yüzde 19) yapay zekâ kullandığını şirketinden tamamen gizliyor ya da gerçekte söylediğinden çok daha fazla kullanıyor.
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, bu gizliliğin arkasında yatan temel psikolojik bariyerin “değersizleşme korkusu” olduğunu belirtiyor. Yalı; “Çalışanlar, yaptıkları işin yapay zekâ tarafından yapıldığının bilinmesi halinde emeğin daha az değer göreceği kaygısıyla bunu söylemekten çekinebiliyor. Bazı çalışanlar ise şirketlerin bu konudaki resmi politikasını bilmediği veya olumsuz bir tepki almaktan korktuğu için sessiz kalmayı seçiyor” diyerek şirketlerin acilen net sınırlar çizmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Araştırma, çalışanların yapay zekâ ile değişecek gelecek senaryolarına bakışını da ortaya koyuyor:
Gelişime açık olanlar (Yüzde 62): Çalışanların büyük çoğunluğu, önümüzdeki iki yıl içinde iş tanımlarının değişmesi ihtimaline karşı yapay zekâ becerilerini geliştirmek istiyor.
Şüpheciler (Yüzde 25): Her 4 çalışandan 1’i yapay zekâ dalgasının tamamen abartıldığını düşünüyor ve süreci kendi akışına bırakmayı seçiyor.
Radikal karar alanlar (Yüzde 13): Yapay zekanın getireceği dönüşüm nedeniyle tamamen iş veya sektör değiştirmeyi planlayanların oranı ise azımsanmayacak düzeyde.
Çağlar Yalı, şirketlerin çalışanları suçlamak yerine süreci kurumsallaştırması gerektiğini vurguluyor. Yapay zekânın veri güvenliği sınırlarının netleşmesi, son kontrol mekanizmalarının kurulması ve en önemlisi dikey eğitimlerin verilmesi gerekiyor. Yalı’ya göre, bir finans uzmanı ile bir insan kaynakları çalışanının yapay zekâyı kullanım biçimi aynı olamaz; bu nedenle eğitimlerin soyut teorilerden çıkarılıp, personelin günlük işine dokunacak şekilde departman bazlı özelleştirilmesi şart.