Hayallere doğru bir adım daha!

TBWA\ISTANBUL CCO'su İlkay Gürpınar, Cannes Lions'taki konuşmasında şirketlerin çalışanların hayallerine ulaşabilmelerinde teşvik edici olmaları gerektiğinden bahsediyor.

18.06.2018 - 19:03 | Gönül Hadımlı

Hayallere doğru bir adım daha!

Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali‘nin ilk gününde, “Nature, Nurture or Culture?” isimli oturumda TBWA\ISTANBUL CCO’su İlkay Gürpınar şirketlerin yaratıcı kültürü nasıl şekillendirmeleri gerektiği üzerine konuştu. İnsanları işe alırken dikkat edilmesi gereken unsurlardan, bireylerin hayallerine ulaşmasında şirketlerin rolünü ele alan Gürpınar, TBWA\Istanbul’da bu hayalleri gerçekleştirmek için çabaladıklarına değindi.

Herkesin gerçekten ulaşmak istediği bir amacı olduğundan, herkesin kendi “dream me”sine, hayalindeki benliğine ulaşmaya çalıştığından bahsediyorsunuz. Şirketlerin bu noktada bireylerin kendi hayallerine ulaşmalarında onlara yardımcı olmaları gerektiğini söylüyorsunuz. Peki, İlkay’ın hayalindeki İlkay’a ulaşmasında TBWA’in nasıl bir etkisi oldu?

Benim İlkay olarak kendi hayallerim var ve tabii ki bu hayaller mesleğimle bağlantılı hayaller. Ama bu meslekte nasıl ileri gidebileceğime dair hayallerimi masaya koyduğumda ajans benim önümü kesmiyor. Ana konu bu. Eğer ki mantıklı bir hayalse peşinden koştuğum ajans beni destekliyor ve bu hayaller her zaman ticari olmuyor. Mesela şimdi Design Community adını verdiğimiz bir yapı kurduk. Burada ilk başta ben adım attım ve TBWA önümü açıp hayalimi gerçekleştirdi. Şu anda da Cannes Lions’ta Design kategorisinde kısa listeye kaldık. Benim bir hayalim olduğunda ve bunu ajansa götürdüğümde ajans önümü açıyor. Bu sadece İlkay’a özel değil, herkes için geçerli. Elemanları dinleyip onların isteklerine ve hayallerine yol açmak önemli.

Bu hayalleri gerçekleştirme konusunda iki büyük unsur devreye giriyor işveren bakış açısından, bütçe ve zaman. Sizce bunlar nasıl aşılmalı?

Bu hayaller şirket vizyonuna, yapısına ve üretimine katkıda bulunan hayaller olmalı. Bizim işimizle ilgili vizyoner bir hayale katkıda bulunmak mühim. Zaten kişinin amaçlarıyla şirketin amaçlarının ortak bir yerde buluştuğu hayallerden bahsediyoruz. İyi bir girişim olduğunda ticari olarak da katkıda bulunuyor muhakkak şirkete.

Ne kadar büyük olursanız olun, butik şirket hissiyatını korumanın sizin kültürünüzü beslediğinden bahsediyorsunuz. Peki, bu butik şirket yapısını korumak için olmazsa olmazlar neler ve siz TBWA gibi büyük bir yapılanmanın içerisinde bunu nasıl başarıyorsunuz?

Yaptığınız işlerin çeşitleri bunu çok iyi tanımlıyor. Biz TBWA\ISTANBUL olarak çok büyük markalarla çalışıyoruz ama bir yandan da bizden çıkan küçücük bir tasarım fikrinin de ödüller aldığını görebiliyorsunuz. İşlerin biçimleri tarzınızı tanımlıyor. Bize hep bunca iş arasında nasıl zaman bulduğumuzu soruyorlar, o zamanı yaratmanız gerek. O zamanları disipline ederek yaratmak gerek. Aşırı meşgulüm diyen insanlar değil, her şeye yetişebilen insanlar bir yerlere geliyor. İnsanlar ikiye ayrılıyor, birileri hep meşgul, birileri de her şeye yetişiyor.

Oturumun ardından nasıl geribildirimler aldınız?

Liderliğe kadın bakış açısı getirdiğime dair bir paylaşım gördüm. İnsanların duygularına, hislerine odaklanan bir liderlik bakış açısından bahsedilmiş. Liderlik dendiğinde dominantlık ve güç akıllara gelirken, kadınsal bir bakış açısının liderlikte faydalı olacağını, bu kültürü yaratmakta verimli olacağını düşünüyorum.