“Esas olan hikâyenin kendisidir”

Sesini duyurmak isteyen kitaplar ile kitabının sesini dinlemek isteyenleri buluşturan sesli kitap uygulaması Storytel'in faaliyetlerini ve kitap tüketim trendlerinin evrimini konuşmak için Storytel Türkiye Ülke Müdürü Berk İmamoğlu ile birlikteyiz.

26.12.2019 - 15:08 | Arzu Nilay Kocasu

“Sesli kitaplar günlük yaşamımıza çok iyi uyum sağlıyor ve dijitalleşmenin artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldiği bugünlerde sesli kitapların çok kısa bir süre içinde çok daha fazla yaygınlaşacağını düşünüyorum” diyor Storytel Türkiye Ülke Müdürü Berk İmamoğlu.

Son dönemin revaçtaki mobil uygulaması vesilesiyle bir araya geldiğimiz İmamoğlu ile dünya genelindeki kitap dinleme alışkanlıkları ve kitap deneyiminin evrilmekte olduğu güzergâh üzerine aydınlatıcı bir sohbet gerçekleştirdik.

Storytel halihazırda kaç ülkede, kaç üyeyle faaliyet gösteriyor? Faaliyet gösterdiğiniz ülkelerden hangisi kitap dinlemede birinci sırada?

Genel merkezi İsveç Stockholm’de bulunan Storytel 19 ülkede faaliyetlerini yürütüyor. Bu ülkeler İsveç, Norveç, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Almanya, Rusya, Hollanda, Polonya, İspanya, İtalya, Türkiye, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Singapur, Meksika, Brezilya ve Güney Kore.

Üye sayısında açık ara İsveç birinci sırada. Kitap dinlemede ise İsveç, Norveç ve Danimarka en üst sırada ve her üç ülkedeki ortalama dinleme saatleri birbirine yakın.

Uygulama Türkiye’de kaç üyeye sahip?

12 Ağustos 2019 itibarıyla Storytel’in 19 ülkede toplam abone sayısı 1 milyona ulaştı. Bu heyecan verici ve çok büyük bir başarı. Önümüzdeki dönemlerde de bu sayının hızla artması öngörülüyor. 1 milyon abone eşiği Storytel’in büyümesinde hem psikolojik hem de finansal olarak çok önemli bir mihenk taşı. Türkiye’deki üye sayımızı paylaşamıyoruz ancak Türkiye’nin tüm Storytel ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülke olduğunu söylemekten gurur duyuyorum.

Storytel’in hem aktif olduğu 19 ülkede gelişme grafiğini hem de yeni gireceği pazarları düşündüğümüzde uygulamanın ileriye dönük çok büyük bir potansiyel vadettiğini görebiliriz. Storytel, Nasdaq’ın İskandinav kolu olan First North borsasına kote bir şirket ve Ağustos 2019 ortası itibarıyla piyasa değeri yaklaşık 800 milyon USD seviyesinde. Bu anlamda Storytel, bütün start-up’ların hayali olan “unicorn” olmak yani 1 milyar USD değerlemeye ulaşmak yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Storytel kullanıcıları en çok ne zaman, nerede kitap dinliyorlar? Kullanıcılara ve onların kitap tüketim alışkanlıklarına dair yaptırdığınız, bizimle paylaşabileceğiniz güncel bir araştırmanız var mı?

Sesli kitaplarda tercih edilen türlerin ülkelere ve ülkelerdeki sesli kitap bilinirliğine ve yaygınlığına göre değiştiğini görüyoruz. Mesela İskandinav ülkelerinde dinleyicilerin çoğunluğunu kadınlar oluştururken Türkiye’de dinleyicilerin kadın erkek oranı eşit dağılım gösteriyor diyebiliriz. Yine farklı bir örnek olarak Rusya’da sesli kitaplar daha çok kolay dinlenen, İngilizce terimiyle “easy listening” türünde kitaplar iken, Türkiye’de dinleyicilerin sesli kitap tercihleri basılı kitaplara paralellik gösteriyor, dinleyiciler en çok tercih edilen basılı kitapların sesli halini sistemde görmek istiyor.

Sesli kitaplar günlük yaşamımıza çok iyi uyum sağlıyor ve dijitalleşmenin artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldiği bugünlerde sesli kitapların çok kısa bir süre içinde çok daha fazla yaygınlaşacağını düşünüyorum. Bununla birlikte, insanlar kitap dinlerken ev işleri, spor ya da işe gidip gelmek gibi günlük aktivitelerini gerçekleştirebiliyorlar. Bu anlamda Storytel’i kitap okumanın en kolay hali olarak da düşünebiliriz. Sesli kitapları deneyimleyen kitapseverler, günümüz hayat şartlarının getirdiği yoğunluğun içinde bile kitap okumaya tahmin ettiklerinden daha fazla zaman ayırabildiklerini görüyorlar. Storytel olarak, sunduğumuz bu servis, kullanıcıların her gün trafikte geçirdikleri zamanı azaltmasa bile bu zamanı daha eğlenceli geçirmelerini ve iyi değerlendirmelerini sağlıyor.

Türkiye pazarı faaliyet gösterdiğiniz diğer ülkelerdeki pazarlara kıyasla ne gibi avantaj ve dezavantajlar barındırıyor?

Türkiye pazarının diğer pazarlara göre avantajı ve dezavantajı nedir diye sorduğunuzda şaşırtıcı bir şekilde aynı cevabı verebiliriz; çok yeni ve gelişen bir pazar olması. Pazarın yeni olmasıyla beraber birçok fırsat önümüze çıkabiliyor. En önemli eserlerin şimdi sesli kitap yapılması ve dinleyicilerin beğenisine sunulması bir avantaj. Diğer taraftan pazarın yeni olması hak sahiplerinin sesli kitap konusunda sınırlı bilgi sahibi olması ve basılı kitapların sesli kitaba dönüşmesi konusuna nispeten yavaş ve temkinli yaklaşmasını da doğuruyor.

Türkiye’de sesli kitapların bilinirliği hâlâ oluşma aşamasında. Storytel’de şu an binden fazla Türkçe sesli içerik, 65 bin İngilizce sesli içerik ve 50 bin e-kitap bulunuyor. Kütüphanemizdeki Türkçe içerik sayısı her geçen ay artan bir hızla büyümekte. Yine de Storytel Türkiye diğer Storytel ülkeleri arasında lokal dillerde en az içerik bulunan ülke. Bunun başlıca sebebi bizim Türkiye’de bu işe sıfırdan başlamış olmamız. Diğer ülkelerde mobil uygulamalar öncesinde de sesli kitaplar piyasada CD ve benzeri formatlarda satılır halde bulunurken Türkiye’de böyle bir portföy yok denecek kadar azdı. Tabii bugün itibarıyla kullanıcıların Storytel Türkiye’de ülkemizin en sevilen yazarlarının birçoğunun kitaplarına; en çok satan, en popüler kitaplara ve zamansız klasiklerin en iyi örneklerine erişebildiklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Storytel’de kullanıcılar, ilk 14 gün boyunca ücretsiz olarak diledikleri kitabı dinleyebiliyor ve platformu deneyimliyorlar.

Türkiye’de sesli kitaplarla ilgili sektör ve piyasa tanımları dört sene önce Seslenen Kitap ile başladı dememiz yanlış olmaz sanırım. Seslenen Kitap 2013 yılında kurulan ve 2014 Ocak ayında lansmanını yaptığımız, mobil uygulamalar üzerinden çalışan, Türkiye’nin ilk sesli kitap dükkânı. Hatta ilk iki sene Seslenen Kitap’ın yayınevlerine ve kullanıcılara erişim seviyesi de bir piyasa veya sektör oluşturacak seviyede değildi, büyüme aşamasındaydı. Seslenen Kitap’ın tüm hisselerinin Avrupa’nın lider sesli kitap platformu Storytel’e satışı Ekim 2017’de tamamlanmıştı. Bu işlemin ardından Türkiye’yi sesli kitap konusunda önemli bir pazar haline getirmeyi amaçlayan Storytel olarak, Mayıs 2018 itibarıyla “streaming” servisimizi Türkiye’de sunmaya başladığımızı duyurduk. Şimdi Storytel ile bambaşka bir seviyede olmaktan dolayı sevinçli ve gururluyuz.

Bir kitabı okumak ile dinlemek arasında, o kitabı anlamlandırma biçimimize etki edecek kadar büyük bir fark olduğuna inananlardanım. Öte yandan, günümüzde çoğu insanın başka bir işle ilgilenirken bir yandan da kitap dinlemeyi o kitabı okumakla eş tutmaya meyilli olduğunu Storytel vasıtasıyla gözlemleme fırsatına eriştim. Siz okumak ve dinlemek deneyimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz, sizce söz konusu olan birbirine ikame edebilecek iki deneyim mi yoksa birbirinden tamamen farklı iki alışkanlık mı?

Sesli kitaplar basılı kitapların format değiştirmiş hali. Yani esas olan basılı kitaplardır, hatta daha da önemlisi esas olan hikâyenin veya bilginin kendisidir. Bu hikâyeyi veya bilgiyi okuyarak da öğrenebilirsiniz, biri size anlattığında da öğrenebilirsiniz. Aynı bilgiyi okuma veya dinleme eylemi ile almanız, bilgiyi veya hikâyeyi değiştirmeyecektir.

Bugüne kadar okuma ve dinleme konusunda karşılaştırmalı olarak yapılmış birçok araştırma var ve araştırma sonuçları ya farkın olmadığını ya da dinleyerek öğrenmenin daha kalıcı olduğunu gösteriyor. Ancak dinlemeyi sizin deneyimlemeniz ve kararı kendiniz vermeniz önemli. Kitabı sadece basılı kitaptan okumak isteyenlerin tercihini anlayışla karşılıyoruz. Sesli kitapları deneyimlemiş, bu kolaylığı yaşamış birisi buna rağmen sadece basılı kitapları tercih ediyor olabilir. Bu konuyla ilgili olarak son zamanlarda çok sevdiğim bir söylem var o da “kitap bitirmek”. Bize sosyal medyadan yazan veya bizi etiketleyerek paylaşım yapan kullanıcılarımızın söyledikleri ortak şey; Storytel sayesinde ne kadar çok kitap bitirdikleri. Yani okumak veya dinlemekten öte siz de daha çok kitap bitirmek isterseniz Storytel’i size öneririm.

Sizin tercihiniz hangisi; okumak mı dinlemek mi?

Benim Seslenen Kitap’ı kurma hikâyemin temelinde çok fazla sesli kitap dinlemem var. Kitabın sesli halini daha çok tüketebildiğim kesin. Basılı kitaplar da bir o kadar ilgimi çekiyor ve zaman buldukça okuyorum. Ancak hemen hemen her seferinde basılı kitabı okurken zamansızlıktan ve bitirememekten şikayetçi oluyorum ve keşke kitabın sesli hali olsaydı ve yolda veya başka bir şey yaparken de dinleyebilseydim diyorum.

Storytel, üyelerine sesli kitapların yanı sıra son dönemlerin revaçtaki bir diğer etkinliği olan podcast seçenekleri de sunuyor. Uygulama önümüzdeki dönemde kendisini nasıl geliştirecek, 2020’de Storytel’de gerek arşiv gerek deneyim çeşitliliği namına ne gibi yenilikler göreceğiz?

Öncelikle asıl işimiz olan sesli kitaplar konusunda kataloğumuzun büyüdüğünü göreceksiniz. 2020 sesli kitap üretim planımız oldukça agresif ve sesli kitap kataloğumuzu büyüteceğiz. Bunu yanında sesli içerik dünyasını insanlara tanıtmak ve sevdirmek adına çeşitli podcast çalışmalarına da sponsor oluyor ve onların gerçekleşmesini sağlıyoruz. Mirgün Cabas ve Can Kozanoğlu’nun hazırladıkları İlk Sayfası, Nilay Örnek’in hazırladığı Nasıl Olunur, Cenk ve Erdem ikilisinin hazırladığı Tahminatörler, İbrahim Selim’in hazırladığı Bunu Ben De Yaparım, Melikşah Altuntaş’ın hazırladığı Film Koması ve yine Mirgün Cabas ve Can Kozanoğlu’nun hazırladığı ve 2019’un sonunda yayına başlayan Nereden Başlasam? programları Storytel sponsorluğunda gerçekleştirilen işler. Tüm bu yayınlar geniş kitlelere ulaştı, ulaşmaya devam ediyor ve Türkiye’de podcast dünyasını da hareketlendirdi diyebilirim.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.