“Bu deneyim başka yerde mümkün değil”

Doğru Zamanda Doğru Yerde için Sabiha Gökçen Havalimanı'nda hizmet veren Workinton'dayız. Konuğumuz Bayer Tüketici Sağlığı Türkiye Ülke Müdürü Taygun Günay.

14.11.2018 - 11:53 | MediaCat

"Bu deneyim başka yerde mümkün değil"

Biri üç diğeri dokuz yaşında iki çocuk ve bir kamyon dolusu eşyayla Londra semalarına doğru gerçekleşen uçuşunun öncesinde Sabiha Gökçen’de yaşadığı deneyimi “Bu deneyim başka yerde mümkün değil” diyerek özetliyor Bayer Tüketici Sağlığı Türkiye Ülke Müdürü Taygun Günay. İş seyahatleri sebebiyle özellikle yurtiçinde sıkça uçan Günay’la, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda hizmet veren Workinton’dayız.

Çekim-kurgu: Fatih Yürür

Sabiha Gökçen Havalimanı’na ulaşım konusunda tercih ettiğiniz bir rota var mı?

Ben Ulus’ta oturuyorum. Sabiha Gökçen’e evden gitmem gerektiğinde tercihim yeni açılan Kuzey Marmara Otoyolu, üçüncü köprü bağlantı yolu oluyor. Çünkü buradan gerçekten trafiğe hiç takılmadan, kısa süre içinde ulaşabiliyorsunuz havalimanına. Ofisimizse Ümraniye’de. Dolayısıyla ofisten geçerek yapacağımız uçuşlarda çok daha yakın olmamızın etkisiyle tercihimiz Sabiha Gökçen Havalimanı oluyor.

Burayı sık kullanıyor musunuz? Nasıl bir deneyim vaat ediyor size Sabiha Gökçen?

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’ndan 124 dış hat, 41 iç hat olmak üzere dünya üzerindeki toplam 165 ayrı noktaya uçulabiliyor.

Üç veya dört uçuşumdan birini buradan yapıyorum diyebilirim. Bekleme süreleri karşı tarafa göre son derece kısa. Aslında genel olarak buranın kompakt yapısı itibarıyla yürüme mesafeleriniz bile daha kısa. Bu da zamanlama konusunda bir avantaj.

Yurtiçinde ve dışında pek çok noktaya buradan gitmek mümkün. Son dönemlerde de epey geliştiğini gözlemleyebiliyorum. Sabiha Gökçen benim gördüğüm havalimanları içinde kendi ölçeğindeki en iyilerden biri.

Peki, seyahat sıklığınıza dair neler söylersiniz? İş gereği veya kişisel nedenlerle çok seyahat eder misiniz?

Ağırlıklı olarak iş sebebiyle seyahat ediyorum. Ayda iki üç kez, genellikle yurtiçi uçuşlarım oluyor. Tabii Bayer Tüketici Sağlığı Bölümü genel merkezinin İsviçre’de olması sebebiyle yurtdışı trafiği eklendiği de oluyor buna.

Bayer Tüketici Sağlığı olarak yurtiçinde de bölge ofislerimiz var. Oralara gidiyor, paydaşlarımızla görüşüyoruz. Çeşitli kongreler, fuarlar ve saha ziyaretleri derken biraz yoğun bir uçuş takvimimiz var diyebilirim. Tatil yapabildiğimiz de oluyor ama ailecek öyle deniz tatili seven bir grup değiliz aslına bakarsanız. Bu yüzden yılda birkaç kereyle sınırlı olmakla birlikte çoğunlukla yurtdışı tatillerimiz oluyor.

"Bu deneyim başka yerde mümkün değil"

Yurtdışında veya içinde favori bir tatil rotanız var mı?

Kesinlikle Londra. Hem benim hem de eşimin en sevdiğimiz rota, belki de zamanında ikimizin de orada yaşama şansı bulmuş olmamızla alakalıdır bu. Bize İstanbul’u da hatırlatan bir metropol Londra.

Biri dokuz diğeri üç yaşında iki oğlumuz var. Bu yaz uzunca bir tatil yapabildik. Büyük oğlanı bir yaz okuluna gönderdik. Hatta uçuşumuzu da buradan yapıp Gatwick’e gittik. Üç hafta kalacağımız için yanımızda bir kamyon yük vardı neredeyse. Buna rağmen çok da rahat bir deneyimdi. Fast Track’ten geçip lounge’a, oradan da uçağa çok konforlu şekilde gittik. Bu tarz bir deneyimi öbür tarafta, o kadar kalabalığın içinde, biri üç biri dokuz yaşında iki çocukla yaşamanız mümkün değil. Dolayısıyla son Londra seyahatimizde Sabiha Gökçen’in avantajını bir kere daha görmüş olduk.

Uçuşlarda muhakkak yanınızda olsun istediğiniz eşyalar var mı? Ya da her uçuş öncesi baktığınız bir kontrol listeniz?

"Bu deneyim başka yerde mümkün değil"Herkesin bir kontrol listesi vardır ama ben burada hepimizde olan basit şeyleri söylemeyeyim. İşe gidiyorsak dizüstü bilgisayarımız oluyor, cep telefonları her an yanımızda zaten.

Benim iki olmazsa olmazım var. İlki iyi bir mekanik saat. Telefonların pillerinin bitmesi konusu benim strese girmeme sebep oluyor, bu yüzden ne zaman istersem bakabileceğim iyi bir saatim olsun isterim yanımda. Bir de biliyorsunuz uçağa ilk bindiğinizde sıcak olur, sonra da birden epey soğur hava. Bu da hastalığa davet demek. O yüzden bugün de üzerimde gördüğünüz gibi bir yelek muhakkak olur yanımda.