Digital Age Summit’te günün ilk içgörüleri

Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda gerçekleşen Digital Age Summit 2018'in ilk yarısından notlar.

08.05.2018 - 14:07 | MediaCat

Digital Age Summit'te günün ilk içgörüleri

Bu yıl 12’ncisi gerçekleşen Digital Age Summit, gelenekselleştiği üzere Serdar Kuzuloğlu moderatörlüğünde Four Seasons Bosphorus’ta başladı. Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda düzenlenen etkinlikte Kuzuloğlu açılış konuşmasına, “güven” temasının tercih edilmesindeki nedenleri sıralayarak başladı.

Algoritmaların kurguladığı, yorumların bütün algılarımızı belirlediği, kripto paraların ve paylaşım ekonomilerinin yaygınlık kazandığı aşırı teknolojik dünyamızı yaşanabilir ve sürdürülebilir kılmak için gereken en önemli “akçe”yi oluşturuyor bugün “güven”. Üstelik güven yazısız bir ön kabul olmaktan çıkıyor, giderek hukuki bir boyuta evriliyor. Çin’in bir süredir vatandaşlarını puanlar üzerinden değerlendireceği bir “sosyal skor” sisteminin temellerini atması ve 2020 itibarıyla yeni düzenlemeler ortaya koymaya hazırlanması ya da geçtiğimiz hafta sahte haberler yaydığı için ilk kez bir insanın hapse girmesi örnek olarak verilebilir.

“Güven” kavramına/pratiğine ve 21’inci yüzyıl iş yaşamına yönelik farklı perspektiflerin tartışılacağı günün ilk içgörüleri ise aşağıdaki gibi…

Belirsiz bir dünyada yaşama rehberi

New York Üniversitesi Risk Mühendisliği Profesörü ve tahmin edemediğimiz olayların yarattığı etkilerin anlatıldığı Siyah Kuğu ile bu etkilere duyarlı kırılganlıklardan güçlenerek çıkmayı öngören Anti-Kırılganlık kitaplarının yazarı Prof. Dr. Nassim Nicholas Taleb’in konuk olduğu “Güven ve Düzensizlik” sunumu, BKM CEO’su Dr. Soner Canko’nun açılış konuşmasıyla başladı.

Digital Age Summit'te günün ilk içgörüleri

Canko’nun sahneye davet ettiği “Nesim” Taleb’in sunumundan satır başları ise şöyle:

  • Taleb’in kaos ya da “düzensiz biraderler” olarak tanımladığı “kırılganlık”, 21’inci yüzyıl girişimlerinin kaçınması gereken evrelerin başında geliyor. Kırılganlığın panzehiri ise anti-kırılganlık.
  • Bir fare, bir filden daha güçlüdür. Çünkü büyüklük, daha fazla kırılgan olmanızı beraberinde getirir. Hareketinizi güçleştirir; ayrıca hata yaptığınızda daha fazla zarar görmenize yol açar.
  • Bir kedi ile çamaşır makinesi arasındaki farkları düşündüğünüzde, kedinin hayatta kalmaya daha meyilli olduğunu görürsünüz. Organikliği ve her daim çevrenin uyaranlarına tepki vermesi, kediyi belirli bir “yönetim kurgusu”na ya da “kullanım klavuzu”na tabi olmaktan kurtarır. Böylelikle kedi değişime daha kolay uyum sağlayabilir.
  • Nassim Nicholas Taleb, 2008 Global Finansal Krizi’ni öngörenlerden biri. Bu kriz sonrasında, özellikle de sosyal medyanın da nüfuzunu kanıtlamasıyla uzmanlar sınıfına karşı temkinli/mesafeli olma eğilimi yaygınlık kazandı. Bu eğilim genellikle ekonomi ve siyaset bürokrasisi alanında yoğunlaşıyor. Bu yüzden Donald Trump’ın başkanlık yarışını kazanması, Fransa’da Marine Le Pen’in yükselişi ve Brexit gibi sonuçlara hayret etmeye gerek yok. Bu olgular gerçekleşti zira hepsinin ortak noktası uzmanlar sınıfına yönelik eğilimleri doğru okuyup, yerleşik sisteme cephe almalarıydı.
  • 1950 yılından 2010 yılına dek mono kültür dediğimiz bir paradigma hâkimdi. Bilgilerin bize belirli kaynaklardan, tek sesli ve dikey bir şekilde verildiği bir dönemdi bu. Artık merkezini yitirmiş bir bilgi saçılımına maruz kalmış bulunuyoruz. Bilgiler bize -biz istemesek de- pek çok farklı ve izini süremediğimiz kaynaktan geliyor. Bu durum da güven krizini pekiştiriyor.

Bir psikoloğun gözünden dijitalleşen güven

Digital Age Summit'te günün ilk içgörüleri

Jens Binder

Digital Age Summit’te günün ilk molasının ardından sahne sırası Nottingham Trent Universitesi Öğretim Görevlisi Jens Binder’deydi. Araştırmalarını sosyal medya, dijital dünyadaki gizlilik-güvenlik açıkları ve dijitaldeki sosyalleşme yöntemleri üzerine gerçekleştiren Binder yakın dönem araştırmalarının çıktılarını katılımcılarla paylaştı.

Güveni “şeylerin güvenilirlik ve tahmin edilebilirliği” üzerinden tanımlayan Binder, yine aynı kavramın insan beyninin evriminde ve topluluklar kurmanın temelinde yatan değer olması itibarıyla medeniyetlerin de ardındaki itici güç olduğunu ifade etti.

Son günlerde tüm dünyanın gündemini meşgul eden veri güvenliği temelli skandalların teknolojinin algılanışı üzerinde yarattığı olumsuz etkiyi dijital paranoya olarak tanımlayan Binder’in, olası bir distopik gelecekten kaçınmak için tavsiyesi ise bu husustaki olağan şüpheliydi: Şeffaflık.

Web’in geleceği

Opera ve Vivaldi tarayıcılarının yaratıcısı Jon von Tetzchner, “İnternet Tarayıcıları ve Web’in Geleceği” başlıklı oturumda Serdar Kuzuloğlu’nun sorularını yanıtladı. 90’larda tüketiciye sunulan belirli tarayıcıların varlığından, Microsoft ve Netscape’in pazardaki hâkimiyetinden bahseden Tetzchner, Vivaldi olarak sürekli inovasyonlarla, kullanıcı talepleri doğrultusunda hizmetlerini geliştirdiklerini belirtti. “Vivaldi olarak felsefemiz, her bireyin kendisine özgü internete erişim şekli olduğu üzerine kurulu” sözleriyle Tetzchner, asla kullanıcı verisi biriktirmediklerinden ötürü bugünlerde tüm dünyada yankılanan kişisel güvenlik problemleriyle karşılaşmalarının mümkün olmadığının da altını çizdi.

Digital Age Summit'te günün ilk içgörüleri

Tetzchner, tarayıcıların tek bir standartta kullanıcılarına hizmet verdiği bugün, Opera’nın da yola özelleştirilmiş bir kullanıcı deneyimi sunmak amacıyla başladığını fakat şirketin satılmasıyla çizgisinin dışına çıkarak sınırlı bir ürün olarak kaldığını anlattı ve ekledi: “Vivaldi ile kullanıcı bizden ne istiyorsa, hangi özelliğe ihtiyacı varsa, onu ekleyerek yolumuza devam ediyoruz.” Tetzchner’in belirttiğine göre, Vivaldi’nin bir sonraki adımı mobil tarayıcıyla kullanıcılarına hizmet vermek olacak.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.