Besteler diziyle bütünleşirse…

Leyla ile Mecnun’un müziğinin yaratıcısı besteci ve müzik prodüktörü Alper Atakan ile bir araya geldik.

11.10.2021 - 15:59 | Sultan Öncü Arslanoğlu

Leyla ile Mecnun’un müziklerinde imzası olan Alper Atakan ile yapımlarda müzik kullanımı ve yeni kurduğu yapım şirketi Boss Records’ın geleceği üzerine konuştuk. Müzik üretimlerini film, dizi ve reklam olarak çeşitlendiren Atakan’ın yeni dönem planları arasında yapım şirketi Boss Records çatısı altında gençleri sektöre kazandırmak geliyor.

Leyla ile Mecnun Exxen’de yeniden karşımızda. Siz de yeniden bu dizinin bir parçası oldunuz. Leyla ile Mecnun işiniz yaptığınız çalışmalarınız içinde nasıl bir yere sahip?

Leyla ile Mecnun benim için eski bir dost gibi. Tanışalı uzun zaman oldu ve birbirimizi çok sevdik. Yaptığım her dizi ve film müziği elbette ayrı özel fakat Leyla ile Mecnun adeta bir jenerasyon büyüttü. Bunun bir parçası olmak çok güzel ve özel bir duygu. Ne mutlu ki yaptığım besteler diziyle bütünleşti, viral oldu ve hâlâ severek dinleniyor. Bu şahane bir şey.

Bir jenerasyonu peşinden sürükleyen bir yapımın yeniden ekranlara geldiği senaryoda karakterler değişse de müziğin değişmediğine sıkça rastlıyoruz. Bu bize müziğin etkisine dair neler söylüyor?

Sanırım bu da müziğin alametifarikası. Uzun soluklu dizi projelerinde seyirci farkında olmadan onlarca bölüm aynı müziğe maruz kalıyor. Eğer besteci olarak önce kendinizi, sonra seyirciyi memnun edecek bir iş yaparsanız dizi ve müzik uyumlu bir şekilde uzun yıllar birbirini tamamlayabiliyor.

Hikâyeyi en başa sararsak, dizinin müziğini hangi duygularla yapmıştınız, neleri vurgulamak istemiştiniz? Bu doğrultuda Leyla ile Mecnun’un yeniden çekiminde nasıl bir tutum izlediniz?

Mehmet (Erdem) ile beraber proje bize ilk geldiğinde aklımızdan geçen ilk şey bu müziklerin tamamen bizi anlatan, sıcak ve samimi olmasıydı. Buna göre bir çalışma yaptık ve bizim içimize çok sindi. Yıllar geçti ve Leyla ile Mecnun yeniden çekiliyor. Bu gerçekten çok mutluluk verici. Çünkü bu proje Türk televizyon tarihinde adeta kült oldu. Bizim de bunda katkımızın olması şahane.

Film, dizi, reklam… Birçok alanda müzik üretimi yapıyorsunuz. Bu alanlardaki üretimlerinizi farklılaştıran unsurlar neler oluyor? İmzanızı nasıl tanımlarsınız?

Üçü de ayrı dünyalar gibi gelebilir ama aslında bir yandan da yakın. Önemli olan şey projenin nasıl geldiği. Reklam elbette farklı bir kaygı barındırıyor. Satış, kimlik bunlar müşteri için de önemli marka için de. Bu yüzden reklam müziği yapımı aşamasında sıkı bir dirsek teması gerekiyor. Filmde biraz daha özgür olabiliyorsunuz. Filmi izleyip hissettikleriniz size yol gösteriyor. Dizi ise pek öyle değil. Özellikle yeni bir dizi işi geldiyse müziğiniz de senaryoyla beraber ilerlemek zorunda. Bu da her hafta ayrı bir çalışma temposu gerektirir.

Müzik dünyasının dijital platformlara doğru kayması işlerinize nasıl etki ediyor? Bu dönüşüm yeni dönemde genç yetenekler için ne gibi fırsatlar sunuyor?

“Dijital dünya artık hayatımızda” cümlesinin bile eskidiğini düşünüyorum. Arkamıza yaslanıp sanırım bununla yaşamayı kabul etmek ve fırsatlar dâhilinde tadını çıkartıp, buna adapte olmaktan başka bir seçeneğimiz yok. Eskiyi özlüyor muyum derseniz, düşünmeden evet derim. Her şeyin daha emekle yapıldığı zamanlar gerçek müzik adamları için ayırıcı bir durum yaratıyordu. Bir Onno Tunç hayranı olarak söylüyorum bunu. Bir şeye ne kadar az emek verirseniz tüketilebilirliği bence o kadar artıyor ve bu yaptığınız işi zaman zaman değersizmiş gibi gösterebiliyor. Diğer yandan artık Z Jenerasyonu’nun söz sahibi olduğu günümüzde tabii ki genç yetenekler müziğe bu şekilde bakıyor. “Dijital”… Bunu iyi yanlarını da görüyoruz. Örneğin yaptığı güzel bir aranjeyi dinleyiciyle buluşturması için o çocuğun artık bir aracıya ihtiyacı yok. Doğru platformları kullandığı sürece evinden çıkmasına bile gerek yok. Yeteneklerini gösterebilir ve kendilerini rahatlıkla geliştirebilirler.

Aynı zamanda Boss Records adlı bir yapım şirketinin kurucususunuz. Bu çatı altında önümüzdeki dönem planlarınız neler?

Evet, Boss Records şu an müzik dünyasının en yeni yapım şirketlerinden biri. Bu yola çıkarken ben ve ekip arkadaşlarımın aklında sadece güzel müzik üretimi vardı. Hâlâ da öyle. Genç arkadaşlarımızı bu sektöre kazandırmak, kendi istediğim müziği yapmak beni ateşleyen konuların başında geliyor. Bundan sonra da böyle olacak. Yeteneğine güvendiğim insanlara şans vererek ve onlara imkân sağlamak istiyorum.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.