Deeper Alive, yapay zekâ, davranış bilimi ve devasa veri havuzunu birleştirerek tüketicinin zihnini canlı, anlık ve yüksek çözünürlükte markaların erişimine sunuyor.
Pazarlama ve araştırma dünyasının yıllardır peşinde koştuğu o büyük soru: “Tüketici şu anda gerçekten ne düşünüyor?” Cevabı bulmak için harcanan zaman, maliyet ve insan kaynağı artık Deeper’ın devrim niteliğindeki yeni ürünüyle kökten değişiyor. Deeper, Deeper Alive – AI Powered Qualitative Research System (Yapay Zekâ Destekli Nitel Araştırma Sistemi) ile sektöre yepyeni bir kapı aralıyor: Canlı, anında ve sürekli ulaşılabilir tüketici içgörüsü.
Günümüzün yoğun veri çağında markalar için asıl önemli olan, binlerce bilgi kırıntısı arasında kaybolmamak; gerçek motivasyonları ve davranışın arkasındaki içsel itkiyi anlamak. Deeper Kurucu Ortağı İhsan Özçıtak, Deeper Alive’ın bu amaçla geliştirildiğini vurguluyor ve sistemin sadece yeni bir araç değil, nitel araştırma kavramını tamamen dönüştüren bir iş akışı modeli olduğunu belirtiyor.
Özçıtak, sistemin amacını net bir şekilde açıklıyor: “Bu sistem araştırmacıların yerini almak için değil; insan sezgisine yüksek çözünürlüklü veri analizi eklemek için tasarlandı.”
Deeper Alive, şirketin 2017’den bu yana oluşturduğu dev veri havuzunun üzerine inşa edildi. Bu çok katmanlı yapı; 100’den fazla mikro segment, 48 kategori, 2.500’den fazla ilgi alanı, kişilik temelli motivasyon setleri, ikna aksları, sosyal veri, saha verisi ve davranışçı bilim gibi unsurları birleştiriyor. Bu sayede, markaların yönelttiği sorulara tutarlı, detaylı ve anlamlı cevaplar verebilen “yüksek çözünürlüklü persona modelleri” ortaya çıkıyor.
Ardından devreye yapay zekâ araştırmacıları (researcher agents) girerek tematik analiz, İçgörü (İnsight) kümeleri ve tüketici motivasyonu haritaları üretiyor. İhsan Özçıtak, bu yapının sağladığı netliği şöyle özetliyor: “Bu katmanlar birleşince, canlı bir zihinle konuşuyormuş gibi bir netlikte sonuçlar ortaya çıkıyor.”
Deeper Alive’ın merkezinde insan sezgisi yer alıyor. Sistem, deneyimli araştırmacıların yönlendirmeleriyle sürekli eğitiliyor. Bu devrim niteliğindeki sistem, araştırmacılara 7/24 ulaşılabilir bir zihin sunarken; markalara ise çok daha sık, hızlı ve kapsamlı içgörü döngüleri sağlıyor.
Bu sayede, deneyimli araştırmacılar çalışmalarını daha hızlı bir şekilde çok katmanlı analiz etme şansı yakalıyor. Aynı zamanda her bir pazarlamacı da birer araştırmacı gibi düşünebilme yeteneği kazanıyor.
Sistem, ilk kez Brand Week İstanbul’da tanıtıldı ve yalnızca birkaç gün içinde markalar tarafından 200’ün üzerinde kalitatif rapor üretildi. Özçıtak, sektörün bu hıza tepkisini şöyle değerlendiriyor: “Bu hız, sektörün merak ettiğinde nasıl tetiklendiğini gösteriyor. Bu hepimiz için umut verici.”
Yapay zekânın nitel araştırmada kullanımı, doğal olarak gizlilik kaygılarını da beraberinde getiriyor. Deeper Alive, bu endişeleri gidermek adına tüm sosyal ve saha verilerini tamamen anonimleştirilmiş şekilde işliyor ve çok katmanlı filtre yapısıyla olası hataları minimize ediyor.
Deeper’ın önceliği net: “Önce Türkiye’de mükemmele ulaşmak.” Ardından persona çözünürlüğünü artıracak, araştırmacı agent’larını geliştirecek ve yeni yapay zekâ modülleri ekleyerek küresel pazarlara açılacak.
İhsan Özçıtak, bu dönüşümün nihai amacını şu sözlerle özetliyor: “Araştırmayı hız veya maliyet için değil, yeniden tasarlıyoruz. Merakı besleyen, keşfi derinleştiren, her an yanında olan bir içgörü arkadaşı oluşturuyoruz.”