
Projeyi öncelikle bir takipçi olarak destekliyordum. Geçmişe biraz fazla bağlı, fil hafızalı bir adam olarak; çocukluğumun fon müziği olan, babadan dededen bir şekilde duyduğum şarkılar çizgilerle buluştukça iş daha da hoşuma gitmeye başladı. Sevdiğim ve hayran olduğum illüstratör dostlarımın işlerini gördükten sonra ben de projeye dâhil olmak istedim ve Gökhan Yücel’le bağlantı kurdum. Sağ olsun kendisi de büyük destekle ve memnuniyetle beni kabul etti.
Tahminim odur ki; Anatolian Rock Revival Project ekibi, başlangıçta ağır ve emin adımlarla ilerleme amacıyla, bir şarkı listesi hazırlamıştı. Bilindik sanatçıların bilinmeyen parçaları ile ismini şu anki jenerasyonun duymadığı grupları ve şarkıcıları yeniden hatırlatmak gibi bir gayeleri vardı. Ben de aklımdaki bir kaç grup ve parçadan bahsettim. İlk tercihim olan grup için o sırada bir başka illüstratör arkadaşım çalışıyordu. Gökhan’la konuştum ve resimlenmeyi bekleyen gruplar arasından Grup Çığrışım’ı seçtim. Zira Tünay Akdeniz’i, yaptıklarını severim. Antalya’da bir kaç kere aynı mekânda bulunsam da bir türlü konuşmaya fırsatım olmamıştı. Çalıştığım parçanın ismi Babam Yazdı Ben Besteledim. Grubun hangi şarkısını resimleyeceğimi düşünürken, bu isimle karşılaşır karşılaşmaz aklımda iki fikir belirdi ki her ikisini de kullandım. Bu nedenle ana çizim ve Youtube çizimi birbirinden farklı. Parçanın adı, bir baba-oğul öyküsü gibi durduğundan, aklımda ilk oluşan görüntü çocuğunu dizine oturtmuş bir baba figürüydü. İş yazmak ve bestelemek üzerine olduğundan, babanın kafasını bir kalem olarak çizdim, hepimizin çocuklukta kullandığı türden bir kalem… Çocuk içinse bizim jenerasyonun temel müzik aleti olan -reklam olmayacaksa eğer- Helvacıoğlu Blok Flüt’ü uygun gördüm ve biraz karikatürize şekilde çizip, pastel renkler ile renklendirdim. Geçmişimiz ne kadar renkli olursa olsun, yaşlandıkça solmaya, pastelleşmeye başlıyor zira.