“Androsen”i, insanın doğayı güdümüne aldığı, coğrafya ve iklimi tahripkâr biçimde etkiler hale geldiği “Antroposen” (“İnsan Çağı”) sonrasında artık yavaş yavaş içinde nefes alıp verdiğimizi hissettiğimiz bir yeni çağ halinin adı olarak kullanıyorum.
Yılın kelimesi seçme kervanına Türkiye de TDK marifetiyle son iki yıldır katılmakta. Dünyada ise 2000’ler başından beri böyle bir “furya” var. Onun öncesinde de münferit örnekler daha sınırlı ve popüler olmaktan uzak bir ilgiye açık olarak mevcut. Alman Dil Derneği 1971’den beri yılın kelimesi belirlemesiyle bu bakımdan öncülüğe sahip. Amerikan Diyalekt Derneği de 1990’dan bu yana yılın kelimesi seçmekte.
Ancak dedik ya, yaygınlaşma 2000’lerden itibaren söz konusu. Buna sebep, belki çok tuhaf, hatta çelişik gelebilir ama “ekranın kitabı fethi” gibi görünmekte. Daha açık deyişle, yazılı söze dayalı konuşmadan “görüntülü söz”e dayalı konuşmanın tahakkümü altına girmiş bir dünyada yılın kelimesi seçme hevesinde bir patlama söz konusu. Bu süreçte de yazılı kültür dünyasının en seçkin ve prestijli sözlükleri adeta birbirleriyle yarışır hale gelmiş durumda. Merriam-Webster Sözlüğü 2003’ten, Oxford İngilizce Sözlüğü 2004’ten, Avustralya Macquire Sözlüğü 2006’dan, Dictionary.com 2010’dan, Collins İngilizce Sözlük 2013’ten ve Cambridge İngilizce Sözlüğü 2015’ten bu yana yılın kelimesi seçiyor. Bu, sözlüklerle de sınırlı değil. Pek çok “ağır ekspres” gazete ve dergi de bu kervana katılmış durumda. Hatta kelimeler kapanın elinde kalıyor. Mesela Amerikan Diyalekt Derneği tarafından 2023’te yılın kelimesi seçilen “enshittification” 2024’te de Avustralya’nın Macquire sözlüğü tarafından ikinci kez seçilmiş. Türkçe akla gelen ama burada dile getirilemez pek çok karşılık var da ortalama deyişle “içine etme” şeklinde çevrilebilecek bu kelime ilk kez 2009’da Kanadalı blogger ve bilimkurgu yazarı Cory Doctorow tarafından online platformlardaki çöküşü anlatmak üzere kullanılmış. Facebook’tan Google’a, Twitter’dan Amazon’a açılan yelpazede dijital-teknoloji devlerinin, çalışma modellerini giderek daha-daha-daha fazla kârı önceleyerek değiştirmelerine ve hizmet verimini düşürmelerine yönelik eleştirel bir yaklaşımı yansıtıyor.
Demek ki başta belirttiğimiz gibi yılın kelimesi seçme gayretkeşliği ile hayatın dijitalleşmesi arasında koşutluk var. Buna Oxford İngilizce Sözlüğü kıdemli editörü Fiona McPherson da geçen yıl kaleme aldığı yazıda söyle değinmişti:
“Oxford Yılın Kelimesi’ni belirlemede ilk başlangıcı yaptığımız 2004 yılında Facebook henüz bebeklik çağındaydı. YouTube, Twitter, Reddit, TikTok icat edilmeyi beklemekteydi. İnternet dahi bugün olduğu ölçüde yaygınlaşmış, hayatımızın olmazsa olmazı haline gelmiş değildi. Dijital medya platformlarının tam anlamıyla ortada olmadığı bir dönemde kelimelerin seçiminde yazılı-basılı medya (gazeteler-dergiler) ama ondan da çok televizüel medya belirleyici olmaktaydı. Bununla birlikte yavaş yavaş da olsa dijital dünyanın ayak sesleri de duyulmaktaydı. Mesela “Podcast” (2005), mesela “GIF” (2012) bu bakımdan sinyalleri vermekteydi. O zamanlardan bugünlere, online yaşamın yılın kelimelerinin belirlenmesindeki etkisi daha yakın zamanların kazananlarına da bakıldığında aşikârdır.” [1]
McPherson’un bu yazısının ardından 2024 için de yine “çevrimiçi” (online) hale gelmiş hayatımızla ilişkili, onun “çıktısı” olduğu söylenebilecek bir kelime Oxford Sözlüğü’nün seçiminde ipi göğüsledi. Bu “brain rot” yani “beyin çürümesi” idi. Kastedilen de aşırı sosyal medya içerik tüketimine bağlı olarak bireylerin zihinsel ve düşünsel durumunun dumura uğramasıydı.
Nihayet şimdi 2025’te de aynı (dijital) minval üzere “rage bait” (“öfke yemi/zokası”) Oxford Sözlük’te ipi göğüsledi. Bu kelime de bir internet sayfası veya sosyal medya mecrasına yönelik hareketlilik ve (görüntüleme, tıklama, yorum, beğenme/beğenmeme ile) angajmanı artırmaya dönük rahatsız edici, provokatif, saldırgan, dolayısıyla kızgınlık ve öfke tetikleyici online içeriği anlatıyor. Yani sitelerine, sayfalarına, kanallarına çekmek için tepenizin tasını attıracak bir içerikle sosyal medya denizine oltayı atıyorlar, siz de “zokayı yutup” kızarak-söverek de olsa etkileşime girip onların görünürlüğüne katkıda bulunuyorsunuz.

“Öfke zokası” elbette “Bizim Eller”de de karşılığı olan bir kelime/kavram ama TDK 2025 için başka seçenekler önümüze koymuş durumda. [2] Üstelik bunlar arasında, seçim yapmanın anlamlı olmadığı “geçişlilik” içinde kelimeler var; “dijital vicdan” ve “vicdani körlük” gibi… “Dijital vicdan”ın pratik sonucu “vicdani körlük” değil de nedir ki?.. Bunlarla buluşturulması hiç zor olmayan, bir bakıma aynı kapıya çıkan üçüncü seçenek de “eylemsiz merhamet”. Bunların yanı sıra “tek tipleşme” şeklinde, aslında on yıllardır kullanımda olan, dolayısıyla ne güncel olduğu ne de yıla damga vurduğu söylenebilecek bir seçenek var. Son olarak, “manevi dünyadan küresel ısınma kaynaklı susuzluğa kadar” kapsam genişliğine sahip olduğu belirtilen “çorak” önerilmekte. Yıllardır gündemdeki bir soruna karşılık gelen bu kelime de kanımca 2025’e özgülenebilecek mahiyette değil ama hadi o kadar da insafsız olmayalım ve makbul sayalım. Fakat burada da önerilen kelimenin dımdızlak bir tınlaması var; “çoraklık” ya da çoraklaşma” denseydi sanki daha yerinde olurdu!..
Bu vesileyle TDK’nin geçen yılki seçimine dair de bir serzenişte bulunayım: Kurum’un 2024 için seçtiği kelime, “kalabalık yalnızlık” bilebildiğim kadarıyla 20 yılı aşkın bir geçmişe sahipti. “Bilebildiğim kadarıyla” diyorum, çünkü 2003 yılında kaleme aldığım, sonra bir kitabımın da adı olacak “Yaşasın Meşhuriyet Çağı” başlıklı yazımda şu satırlar yer alıyordu:
“Kimsenin kimseyi umursamadığı, herkesin herkesten ürktüğü bir ‘kalabalık yalnızlıklar’ dünyasında var olmanın ve ‘sayılma’nın yolunun artık çok daha fazla ve kaçınılamaz şekilde meşhurluktan geçtiği sanısında insanlık.” (3)
İşte böyle! TDK, kitle kültüründe kalabalıklarda yalnızlaşmış insanlık haline benden tam 21 sonra “aymış”!.. Yine de olmaz mı, olabilir. Ayrıca kavramı benden önce kullanmışlar da olabilir. Ama her ne olursa olsun, Türkçe üzerinde otorite bir resmi kurumun, önerdiği kelime ya da kavramın Türkçede kullanımının ilk ya da en erken izlerini sürmesi boynunun borcudur. Yukarıda örnekledik, “enshittification” kelimesini seçenler, onu ilk işlerliğe sokanın kim olduğunu kaydetmiş. Aynı şekilde Oxford Sözlüğü de 2024’te seçtiği “brain rot” kelimesinin ilk kullanımının ta 1854 yılına Henry David Thoreau’nun yazılarına kadar geriye gittiğini hakkaniyet içinde belirtmiş. Bizim TDK ise hakkaniyetsiz mi hakkaniyetsiz!..
Neyse, sadede gelelim. Elbette yılın kelimesi seçiminde esası, bir sözcüğün ilk kullanımı ne kadar geriye giderse gitsin sonuçta onun an itibarıyla popüler ve yaygın kullanımda olması belirliyor. Bu noktadan hareketle yaşadığımız topraklar için ekonomik ve siyasi gündemle bağlantılı bazı geçerli öneriler yapıldı; “gözaltı”, “operasyon”, “açlık sınırı” gibi… Ancak kanımca daha “kültürel” (antropolojik) bir duyarlılıkla yapay zekâ dalgasıyla bağlantılı bir seçenek de düşünülebilir. Tıpkı hem Merriam-Webster Sözlüğü’nün (4) hem de The Economist dergisinin (5) 2025 seçimi olan “slop” gibi… Pek çok anlama gelen (balçık, çamur, sıvı yemek atığı, domuz yemi, lapa) “slop”un yılın kelimesi olarak karşılığı ise yapay zekâ ile yığış yığış üretilmiş düşük kaliteli dijital içerik. “Yapay-zekâ lapası” Türkçe geçerli bir karşılık olabilir. Batı dünyasında “slop” bu bağlamda çok yaygın kullanıldı 2025’te. Örneğin, The Wall Street Journal’da bir yazı başlığı “Yapay-zekâ lapası her yerde” şeklindeydi. (6)
Peki, bu doğrultuda Türkiye için ne önerilebilir? Genç-yaşlı, öğrenci-öğretmen, çalışan-emekli, hemen herkesin ağzındaki “Çetcipiti” neden olmasın?.. Ya da şu iki kelimelik söz: “Çetcipiti’ye sor!”
Open AI tarafından 2022’de geliştirilmiş yapay zekâ sohbet, bilgi, başvuru robotu ChatGPT’nin geçtiğimiz yıl gündelik hayatımızda kurduğu hakimiyet müthişti. Bu bakımdan yılın kelimesi olabilir pekâlâ ama kendimle de ters düşmek istemem; çünkü birileri de önceki yıllarda da geçerli değil miydi o diye sorabilir.
O yüzden ben yine “erken öten horoz” olma pahasına 2025 için MediaCat’te daha önce de kullanıma soktuğum bir kelimeyi önereceğim. “Androsen” (7) bu.
“Androsen”i, insanın doğayı güdümüne aldığı, coğrafya ve iklimi tahripkâr biçimde etkiler hale geldiği “Antroposen” (“İnsan Çağı”) sonrasında artık yavaş yavaş içinde nefes alıp verdiğimizi hissettiğimiz bir yeni çağ halinin adı olarak kullanıyorum. Onu “Android”den türettim. Yapay zekânın belki insanla iç içe geçmiş, belki de insanı “içselleştirmiş” şekilde yeryüzünün kaderini tayin eder hale gelebileceği, hayatımıza getirileri-götürüleri halihazırda tam kestirilemeyen bir döneme pek çok göstergesiyle 2025’te girdik. O yüzden bence yılın kelimesi “androsen”.
Kulaklara ve kafalara yerleşmesi zaman alacak olsa da TDK onu belki 2045’te yılın kelimesi yapacak olsa da ben bunu bilir bunu söylerim!..
1- F. McPherson “Oxford Word of the Year: the evolving role of lexicographer”, 22 Ekim 2024, corp.oup.com/spotlights.
2- Bu yazı kaleme alınırken TDK’nin yılın kelimesi seçim oylaması henüz sonuçlanmamıştı.
3- T. Atay, “Yaşasın Meşhuriyet Çağı”, Milliyet Popüler Kültür, Sayı: 2, 25 Eylül 2003.
4- “2025 Word of the Year: Slop”, merriam-webster.com. 14 Aralık 2025.
5- “Our Word of the year is …”, The Economist, 6 Aralık 2025.
6- M. Bobrowsky, “AI Slop is Everywhere. What Happens Next?”, WSJ Technology Newsletter. Wj.com/tech.
7- T. Atay, “Antroposen’den Androsen’e doludizgin!”, MediaCat, Eylül 2025.