Commencis Kurucu Ortağı ve CEO Fırat İşbecer ve BTS & Partners Kurucu Ortağı Av. Yasin Beceni, Digital Age Tech Summit 2026’da Türkiye’nin yapay zekâ yol haritasını konuştu.
Digital Age Tech Summit 2026, bu yıl “Powered by Human” temasıyla katılımcılarla buluştu. 19’uncu kez sektörün öncü isimlerini bir araya getiren etkinlikte “Türkiye’nin Yapay Zekâ Yol Haritası” oturumu düzenlendi.
M. Serdar Kuzuloğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Commencis Kurucu Ortağı ve CEO Fırat İşbecer ve BTS & Partners Kurucu Ortağı Av. Yasin Beceni Türkiye’nin yapay zekâ yol haritasını masaya yatırdı. Konuşmacıların değerlendirmelerine göre Türkiye’nin yapay zekâ konusundaki güncel konumu, eksiklikleri ve potansiyeli şöyle:
1. Konum belirsizliği ve altyapı ihtiyacı: Türkiye’nin yapay zekâ haritasındaki mevcut konumu henüz tam anlamıyla netleşmiş değil. Güçlü bir ekosistem için “yol, su, elektrik” kadar temel olan veri merkezleri, GPU (grafik işlemci) parkları ve kesintisiz enerji yatırımlarında ciddi atılımlara ihtiyaç duyuluyor.
2. Küresel teknoloji devleri için regülasyon engeli: Ülkedeki veri merkezi kurulumları ve bulut altyapıları konusunda regülasyonel sıkıntılar yaşanıyor. Bu durum, Amazon, Google ve Microsoft gibi global devlerin Türkiye’ye doğrudan yatırım yapmasını ve altyapı getirmesini zorlaştıran bir faktör olarak öne çıkıyor.
3. Türkiye’nin en büyük gücü küresel yetenek havuzu: Yapay zekâ yarışında Türkiye’nin elindeki en güçlü koz insan kaynağı. Özellikle yurt dışına göç etmiş veya orada eğitim almış Türk mühendisler; Anthropic ve OpenAI gibi Silikon Vadisi’nin en tepe yapay zekâ şirketlerinde kurucu veya üst düzey yönetici olarak çok kritik roller üstleniyor.
4. Stratejik endüstrilere odaklanma şartı: Türkiye’nin, devasa yatırımlar gerektiren yapay zekâ taban modellerini sıfırdan üreterek ABD veya Çin ile doğrudan rekabet etmesi rasyonel bulunmuyor. Bunun yerine otomotiv, savunma sanayii, tarım ve finans gibi Türkiye’nin halihazırda üretim gücü olan alanlarda yapay zekâ entegrasyonu ile rekabet avantajı sağlanması hedeflenmeli.
5. İhracat potansiyeli: Yapay zekânın güçlü sektörlerdeki verimliliği artırmasıyla birlikte makroekonomik bir kaldıraç etkisi yaratması öngörülüyor. Tarım ve imalat gibi en çok ihracat yapılan on kalemde bu teknolojinin içselleştirilmesi halinde, ihracat rakamlarının iki katına çıkarak dış ticaret açığını ve enflasyonu düşürebileceği belirtiliyor.
6. Erken regülasyon korkusu ve AB uyum süreci: Türkiye’de şu an için doğrudan bir yapay zekâ düzenlemesi bulunmuyor; ancak uyum programı kapsamında Avrupa Birliği’nin Yapay Zekâ Yasası’nın iç hukuka aktarılması planlanıyor. Uzmanlar, Avrupa’daki korku eksenli kısıtlamaların kopyalanması yerine, inovasyonun önünü tıkamayacak pragmatik adımların atılması gerektiği konusunda uyarıyor.
7. Yapay zekâ okuryazarlığı mevzuattan önce gelmeli: Aceleci yasaklamalar veya katı kurallar yerine, hem şirketlerin hem de devlet kurumlarının ilk hedefi yapay zekâ okuryazarlığını geliştirmek olmalı. Teknolojinin fırsatları ve riskleri tüm boyutlarıyla anlaşılmadan yapılacak her düzenleme, sektöre takoz olma riski taşıyor.
8. Veri gizliliği (KVKK) ve doğru veri kullanımı: Yapay zekânın yakıtı olan veri konusunda şirketlerin ciddi bir iştahı bulunuyor. Ancak veri koruma uyumluluğu, sadece hukuki aydınlatma metinleri imzalatmak olarak görülmemelidir. Kurumların “Bu işlemi yapmak için bu kişisel veriye gerçekten ihtiyacım var mı?” felsefesini benimsemesi ve iş dünyası ile hukuk birimlerinin aynı eksende çalışması gerekiyor.
9. Yüksek maliyetler karşısında KOBİ’lere tavsiyeler: Yapay zekâ modellemeleri, token kullanımları ve donanım kiralama süreçleri devasa bütçeler gerektiriyor. Bu nedenle Türkiye’deki girişimcilerin sadece FOMO (fırsatı kaçırma korkusu) ile hareket edip tüm sermayeyi tüketmek yerine; mevcut şirket ve süreçlerine ufak yapay zekâ dokunuşları yaparak hızlı maliyet avantajı ve rekabet gücü elde etmeleri tavsiye ediliyor.
10. Siber güvenlik ve küresel iş ortaklığı vizyonu: Yapay zekâ ile siber güvenlik tehditleri şekil değiştirirken, siber güvenlik artık sadece IT departmanlarının değil, doğrudan CEO’ların ve yönetim kurullarının meselesi haline gelmiştir. Türkiye, küresel tedarik zincirindeki jeopolitik ve stratejik rolünü kullanarak, dünya yapay zekâ devleri (Gemini, OpenAI, Anthropic vb.) için alternatifi zor bulunur bir iş ortağı ekosistemi yaratma fırsatına sahiptir.