Türkiye’nin Lovemark’ları tüketicilerinin gönüllerini nasıl çaldıklarını anlatıyor.

Lovemark olmaya giden yolda son bir yıl içerisinde birçok başarılı işe imza attık. Öncelikle tüketici deneyimine odaklanarak hem operasyon anlamında hem de sahada kendimizi her gün daha da geliştirmeye, yenilemeye odaklandık. Bunun için öncelikli olarak bizi temsil eden yüzümüz olan saha ekiplerimize yönelik eğitimlere ağırlık verdik. TAB Akademi çatısı altında çalışanlarımızı müşteri ilişkileri yönetimi, gıda teknolojileri, pazarlama süreçleri dahil tüm alanlarda sunduğumuz eğitimlerle geliştirmeyi sürdürdük. Çalışanlarımıza yönelik uygulanan eğitim modüllerinin yüzde 80’ini dijitalleştirdik.
Bu dijitalleşme süreci sadece eğitimle kısıtlı kalmadı. Restoran içi dijital ekranlarımız, menuboard’larımız, yeni sipariş sistemlerimiz ve e-ticaret kanallarımızla sektörümüzün dijitalleşmesine öncülük ettik. Bununla birlikte pazarlama faaliyetlerimizi, inovasyon stratejilerimizi, yeni ürün gruplarımızı değişen tüketici profili ve alışkanlıklarını dikkate alarak oluşturduk. Araştırmalarımızın sonucunda oluşturduğumuz içgörülerle yenilikçi ürünler geliştirerek tüketicilerin beğenisine sunduk. İkonik ürünlerimiz Whopper ve Chicken Royale’i yeni reçeteler geliştirerek çeşitlendirdik ve ürün ailemizi genişlettik.
Geçtiğimiz yıl, Whopper’ı Türkiye’de bugünkü başarısına ulaştıran “Ateş Seni Çağırıyooo!” sloganımıza atıfta bulunan bir kampanya hayata geçirdik. Bu sayede köklerimize dönerek hem müşterilerimizle kurduğumuz duygusal bağı daha da sağlamlaştırdık hem de bu bağı iş sonuçlarımıza yansıttık.


İlerlemek için sayfa numaralarını kullanabilirsiniz.