Oreo, Meksika’da sütle bisküvi ritüelini yeniden yazıyor

Oreo, sütle bisküvi ritüelini “OREO İnekleri” metaforuyla yeniden sahiplenirken, mizah ve kültürü buluşturan bir kampanyaya imza atıyor.

Oreo, Meksika’da “chopeo” (süte batırma) ritüelini kültürel olarak yeniden konumlandırmayı hedefleyen iddialı bir stratejiyle karşımızda.

Markanın amacı, bir kurabiyeyi süte batırma eylemini sıradan bir tüketim alışkanlığından çıkarıp Meksika kimliğinin ikonik sembollerinden biri hâline getirmek. Bu vizyon doğrultusunda Oreo, tüketicilerle bağ kuran bir dizi deneyimi hayata geçiriyor. Kampanya, VML’in New York ve Meksika ofislerinin stratejik işbirliğiyle, markanın bu kilit pazardaki mirasını güçlendirmeyi hedefliyor.

Son dört yıldır Oreo, VML ile birlikte küresel ölçekte, markayı gündelik hayatın içine “saklayan” yaratıcı işler üretiyor. Meksika’daki bu yeni kampanya da aynı yaklaşımı sürdürürken, markayla tüketici arasındaki bağı daha da derinleştiriyor. Oreo’nun temel mesajı net: Kurabiye ve süt, kusursuz bir ikili. Bunun yaratıcı kanıtı ise kampanyanın merkezindeki “OREO İnekleri”.

Belted Galloway cinsi bu inekler, gövdelerinin ortasındaki siyah-beyaz bantlarıyla Oreo’nun ikonik tasarımını birebir yansıtıyor. Ancak bu görsel benzerlik yalnızca bir metafor değil; kampanyanın tüm yaratıcı dünyasını besleyen ana fikir. Amaç, ülkenin en lezzetli ritüellerinden biri olan Oreo’yu süte batırma alışkanlığını yeniden gündeme taşımak.

Kampanyanın lansman filmi, “OREO İnekleri”nin bulunduğu bir çiftlikte geçiyor. Filmde, hem ineklerin hem de Oreo ve süt birlikteliğinin gerçekliğini dünyaya kanıtlamaya kararlı bir çiftçinin hikâyesi anlatılıyor. Yerel dokunuşlar ve mizahla bezeli film, absürd olanla sıcak bir anlatımı buluştururken, net bir mesaj veriyor: Oreo’yu süte batırmak, hak ettiği görkemli geri dönüşü yapmalı.

Bu bağı güçlendirmek için Oreo, filmde görülenlerle birebir aynı tasarıma sahip sınırlı sayıda süt şişesi üreterek ülke genelindeki influencer’lara gönderiyor. Bu özel gönderimler, içerik üreticilerini Oreo ve süt ritüelini kendi yorumlarıyla yeniden keşfetmeye davet ediyor.

Marka ayrıca, Meksika’nın en sevilen süt markalarından biriyle işbirliği yaparak, ülke genelinde satışa sunulan sınırlı üretim, ortak markalı bir ürün de piyasaya sürdü. Böylece kampanya; hikâyeden etkileşime, davranıştan satın almaya uzanan, tam entegre bir 360 derece marka deneyimine dönüşüyor.

Mondelēz International Meksika Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Christian Calabrese, kampanyayı şu sözlerle değerlendirdi: “Mondelēz olarak rolümüz, kalıcı bağlar yaratmak. Bu inisiyatifle Oreo®, en sembolik tüketim ritüelini yeniden sahneye taşıyor ve onu kültürümüzün ikonik bir parçasına dönüştürmeyi hedefliyor. VML Mexico ve VML New York ile güçlerimizi birleştirerek, Meksika pazarında yankı uyandıran deneyimler sunma kapasitemizi artırıyoruz; markayı tanımlayan gelenekleri canlandırırken, her tüketim anında aile bağlarını da güçlendiriyoruz.”

Mondelēz International Meksika Pazarlama Mükemmelliği Direktörü Miguel Merino ise şunları ekledi: “Bu kampanya, Oreo’nun Meksika’daki kültürel relevansını nasıl güçlendirdiğimizin güçlü bir örneği. Sadece hikâye anlatımıyla değil, somut ticari etkiyle de fark yaratıyor. Markaya duyulan sevgiyi ve satışları artırdığını bildiğimiz bir ritüeli; mizah, zanaatkârlık ve yerel tüketiciye dair derin bir anlayışla yeniden hayata geçiriyor.”

VML Global Ticaret CCO’su Manuel Bordé de kampanyanın stratejik yönüne dikkat çekti: “Bu kampanya, ‘göz önünde saklı Oreo’ içgörümüzün ve ‘Stay Playful’ stratejimizin evrenselliğinin bir kanıtı. Amerika pazarında yıllardır başarıyla uyguladığımız bu yaklaşımı şimdi Oreo Meksika için hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz.”

Nostaljinin ötesine geçen bu kampanya; mevcut tüketim ritüellerini temel alıyor, beklenmedik yaratıcı kanıtlarla dikkat çekiyor ve hikâye anlatımı, influencer aktivasyonu ve perakende deneyimini iç içe geçiriyor. En nihayetinde ise basit ama güçlü bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Oreo varsa, süt de vardır. Marka için bu, bir tüketim ritüelini yeniden sahiplenme fırsatı. Tüketiciler içinse bazı şeylerin birlikte her zaman daha iyi çalıştığını hatırlatan tatlı bir çağrı.