Disney+

Disney bugüne kadar “insanların seveceği muhteşem içerik üretmek” olan misyonuna, bu içerik ağını “insanlarla direkt buluşturma” konusunu ekliyor. Direct to Consumer stratejisinin temeli bu.
02.05.2019 - 11:28

Disney, 11 Nisan 2019 tarihindeki yatırımcılar toplantısında, Direct to Consumer stratejisini detaylı bir şekilde kamuoyuyla paylaştı.

Stratejinin kalbinde Disney+ var.

Basit bir anlatımla Netflix benzeri bir platformumuz daha olacak. 12 Kasım 2019’da aylık 6,99 dolarlık fiyatıyla lanse ediliyor.

Marvel, Star Wars, Nat Geo, Pixar ve Disney katalogları ile göz kamaştıracak. Mandalorian (Star Wars) gibi buraya özel orijinal yapımların varlığı da fanları buraya çekecek.

Disney+, “Netflix’in korkulu rüyası” mı? Hayır. İkilinin, özellikle ABD’de, birbirinden fazla çalmadan büyümesi bekleniyor. Pixar, Marvel ve Star Wars gibi içerikler öncelikle evdeki çocukların ilgi alanına girecek. Büyükler de severek izlese de, hane halkı tüketimi göz önüne alındığında, Disney+ yanına Netflix aboneliğinin de alınması bekleniyor. Bir ailenin ikisine toplam 20 USD ayırması mantıklı bulunuyor. Öte yandan Apple+, WarnerMedia, HBO NOW gibi platformlar için kabus olabilir. Ayrıca ABD’de kablo TV aboneliklerini, globalde de lokal uydu platformlarının abone bazlarını etkileyebilir.

Tüm bunlar ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir.

Hatta zihinlerde Disney ve medya holdingi kelimeleri yan yana gelmekte zorlanabilir.

“Disney bu kadar büyük bir oyuncu mu?” Evet. Hatta, sandığınızdan çok daha büyük.

İsterseniz biraz daha geniş bir açıdan bakarak, şirketin büyüklüğüne biraz daha detaylı bakalım.

Disney+

Çılgın yatırımların sebebi

Geçtiğimiz yıl Disney ailesindeki markaları sayarken ABC, Pixar, Marvel, ESPN diyorduk. Sonra Disney, Fox ailesini 71,3 milyar dolara bünyesine kattı. Yukarıdaki markaların üzerine FX, National Geographic ve 21st Century Fox gibi markalar eklendi. ABD’nin Puhu’su olan Hulu’da ana hissedar oldu. Hindistan’ın dev streaming platformu Hotstar da aileye katıldı. Kenarda detay gibi gözükse de, Hotstar dünyadaki en büyük platformlardan biri. Netflix’in 149 milyon abonesinin olduğu bir dünyada Hotstar’ın Asya’da 300 milyon abonesi var. (Büyüme hızı: 2018 başında bu rakam sadece 75 milyondu.)

Peki, bütün bu hamlelerden yola çıkarsak, Disney’in stratejisi ne?

Şirket bugüne kadar “nsanların seveceği muhteşem içerik üretmek” olan misyonuna, bu içerik ağını “insanlarla direkt buluşturma” konusunu ekliyor. Direct to Consumer stratejisinin temeli bu.

Bunun için de streaming platformlarına ihtiyacı var. Son birkaç yılda gelen çılgın yatırımların sebebi de bu.
Disney+ bu stratejinin omurgası olacak. Yanında ABD odaklı Hulu, futbolun yayıncısı ESPN+, Hindistan tarafında Hotstar gibi dev bir dijital aileyle yüz milyonlarca insana direkt dokunacak.

Sadece “muhteşem içerik” sizi zafere taşıyamıyor. Kitlelere ulaşmanın formülünde tüm cihazlarda iyi deneyim ve arayüz, kullanıcı dostu mönü ve düşük hızlarda bile yüksek çözünürlüklü görüntü sağlamak var. Bu yüzden iki yılda 2,5 milyar dolar vererek Bamtech’in ana hissedarı oldular (yüzde 65). Video teknolojisinde de önde koşan bir şirket haline geldiler.

Stratejilerini Netflix’ten ayıran önemli bir nokta da, sinema salonlarına bakış açıları. Netflix sinema salonlarını karşısına alırken, Disney güçlü bir iş ortağı olarak görüyor. Sebebi basit: Dünyada sinema salonlarının geliri yılda 41,7 milyar dolar. Bunun yüzde 20’sini Disney filmleri yapıyor.

Tüm bunların yanında, bir de tartışılmaz marka gücü var.

Kitlelere “Netflix nedir?” diye sorduğunuzda cevap alamayabilirsiniz. Oysa binlerce televizyon kanalında Disney içerikleriyle buluşan geniş kitleler var. Sadece çocuklar ve gençler değil, bu içerikle büyümüş nineler/dedeler, anneler/babalar var. Nesiller boyunca yayılmış tutkulu bir paylaşım var. Bu da marka savaşlarına 3-0 önde başlamak demek.

Tetikte bekleyen 50 bin kişi

Peki, platform kasım ayında bizde de açılacak mı?

Yatırımcı sunumunda Amerika, Asya ve Batı Avrupa’da Kasım 2019, Doğu Avrupa için 2021 başı işaret edilmiş. Bize resmi gelişi 1,5 yıl olsa da, o zamana kadar ülkemizden 40-50 bin abone bir kitlenin VPN’ler üzerinden erkenden içeriğe bağlanacağını öngörmek mümkün.

“Daha çok varmış” diyenlerdenseniz, Avengers: End Game en yakın sinema salonunda sizi bekliyor.

“Before they’re done, they have one promise to keep.”

Thanos’un işi bu sefer zor.
İyi seyirler.

Not: #dontspoiltheendgame